Ana içeriğe geç
Sözlük

meseleye ile cümle

meseleye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O meseleye karıştırılmak istemiyorum.I don't want to be involved in that matter.
Meseleye açığız.We're open for business.
Meseleye daha yakından bir göz atalım.Let's take a closer look at the matter.
Sami bu meseleye aylar önce son verdi.Sami has ended this affair months ago.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Thus the argument also involved the issue of the proper relationship between church and state.
Bu meseleye gelince, Ekselansları, gerçekten onunla çalışmanız gerekiyor.With that problem, Your Highness, please try to understand.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.You've got to shrink it down and be about one issue."
Asıl meseleye gel, Nelson!Get to the point, Nelson!
Hala asıl meseleye gelemedin, Nelson!Still not getting to the point, Nelson!
Kendilerini meseleye adarlar.They commit to the cause.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.My micro story became a macro issue when I was prosecuted.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.And so we looked into this a little more carefully, and I'm going to show you data now.
Çözülmemiş meseleye ne deriz?What do we call an unsolved case?
Bizim tarafımızda, meseleye tamamen samimi bir yaklaşım benimsedik," dedi.As far as we are concerned, we approached the entire matter with sincerity," Musliu said.
Başbakan, Belgrad'ın AB sürecini doğrudan bu meseleye bağladı.She directly tied Belgrade's EU prospects to the issue.
Neticede bu meseleye bağlayıcı problemi adı verildi.This question has been called the binding problem.
Meseleye derhâl bakmamız gerekiyor.Nous devons examiner la question immédiatement.
Dolaysıyla burada konu 3 meseleye değinecek.Toute droite passe par au moins 3 points.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.De esta manera el argumento también implicó el tema de la relación adecuada entre la iglesia y el estado.
Dolaysıyla burada konu 3 meseleye değinecek.Ne estrapolerò i seguenti tre punti.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Premesse ai rapporti tra Chiesa e Stato.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Ademais, se preocupará com a sincera colaboração entre a Igreja e o Estado.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Daarnaast voorzag de grondwet in goede relaties tussen kerk en staat.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Podczas spotkania mówiono o znaczeniu dobrych relacji między Kościołem a państwem.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.En viktig del behandlade förhållandet mellan kyrka och stat.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Визначає відносини між церквою і державою.
Dolaysıyla burada konu 3 meseleye değinecek.To vyžaduje tři věci.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Han havde særlig interesse for ordningen af forholdet mellem kirke og stat.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.От този момент нататък участва в разговорите с властите, свързани с отношенията между държавата и Църквата.
Çeşitli araştırmacılar, dolaylı olarak meseleye değinmişler ve görüşler ileri sürmüşlerdir.Ukázalo sa však, že otázok, ktoré čakajú na odpoveď je príliš veľa a názory sa rozchádzali.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.A minha micro-história tornou-se um macroproblema quando fui processada.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Cerita kecil saya berubah menjadi isu besar ketika saya dituntut.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Kicsi kis történetem hatalmas problémává lett, amikor bepereltek.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.제가 기소되었을 때, 저의 개인적인 이야기는 하나의 사회적인 논쟁거리가 되었죠.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.La mia piccola storia divenne un problema enorme quando ci fu il processo.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Ma micro histoire est devenu un macro problème quand j'étais poursuivie.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Meine winzige Geschichte wurde zu einer riesigen Angelegenheit, denn ich wurde strafrechtlich verfolgt.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Mijn microverhaal werd een macrokwestie toen ik werd vervolgd.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Mi micro cuento se convirtió en algo macro cuando fui procesada.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Mini-povestea mea a devenit o problemă majoră atunci când am fost dată în judecată.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Min lilla historia fick ett stort genomslag då jag blev åtalad.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Moja mikropowieść stała się makrosprawą, kiedy mnie sądzono.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Nhưng câu chuyện nhỏ của tôi trở thành vấn đề lớn khi tôi bị truy tố.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Z mého mikropříběhu se stal makroproblém, když mě soudně stíhali.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Η μικροσκοπικής κλίμακας ιστορία μου έγινε θέμα μακροσκοπικής κλίμακας όταν διώχτηκα.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Маленькая история првевратилась в большой скандал, когда мне предъявили судебный иск.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Моя мікро-історія стала макро-проблемою під час розгляду справи.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.Моята микро история се превърна в макро проблем, когато бях съдена.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.הסיפור הקטן הפך לעניין גדול כאשר הועמדתי לדין.
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.أصبحت قصتي الصغيرة قضية كبيرة. عندما تمت مقاضاتي
Ama hakkımda dava açılınca benim mikro hikayem bir makro meseleye dönüştü.二つの国民の対立を書き 賛否両論が寄せられましたが
Asıl meseleye gel, Nelson!Arriva al punto, Nelson!
Asıl meseleye gel, Nelson!Va droit au but Nelson!
Asıl meseleye gel, Nelson!Zum tatsache, Nelson.
Asıl meseleye gel, Nelson!Μπες στο θέμα, Νέλσον!
Asıl meseleye gel, Nelson!Давай ближе к делу, Нельсон!
Asıl meseleye gel, Nelson!とにかく、役作りのためにね
Başka bir meseleye atlıyorum:Сейчас мы просто перепрыгнули на этот случай.
Başka bir meseleye atlıyorum:Тепер ми переходимо до цього малюнка, де ми бачимо коробку, яка рухається вниз по схилу зі швидкістю 5 м/с.
Başka bir meseleye atlıyorum:ועכשיו אנו קופצים לתמונה הזאת,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod