Kürt meselesi ve Kürt halkının sorunlarıyla yakından ilgilendi.Vrlo su dobro bili poznati njegovi stavovi i polemike o vučjoj populaciji.
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Peniaze mali odísť na súkromné účty osôb zo Slovenska v švajčiarskych bankách.
Bu bir zaman meselesi," dedi.Je to vec, ktorá sa stáva."
Kürt meselesi.Lieta vlnkovite.
"Bir kez daha 'Kürt Meselesi'"."Še en (kratek) zapisek o Valjavcu."
"Kudüs meselesi".Jurgio bažnyčia“.
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Pagrindinis straipsnis – Šveicarijos istorija.
Ruh ve Beden Meselesi .Keha ja embus.
"Bir kez daha 'Kürt Meselesi'"."Jälle häda mõistuse pärast".
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.Arutelu metaani teemal pole siiski lõppenud.
Elbruz'un Avrupa veya Asya içinde konuşlandırılması, Avrupa'nın en yüksek dağı meselesiyle de bağlantılıdır.Kui Elbrus arvata Euroopa ja Aasia piirile, siis ei ole Mont Blanc Euroopa kõrgeim tipp.
Tartışılan diğer bir konu "kamulaştırma" meselesi idi.Oldekopi väitekiri oli aurumise teemal.
24 saat içinde meydana gelen olaylar Macit Bey meselesi üzerinde/etrafında gelişmektedir.Järgmise 24 tunni jooksul tekib kujuneva platsenta ja areneva loote vahele sidekude.
Heidegger ise Varlık meselesi üzerine odaklanmıştır.Haeckel vaevas pead ka pärilikkuse teema üle.
11. En büyük donanma bölüğü hangisi Somalili korsanlar meselesiyle ilgilenen?Melyik a legnagyobb tengeri kontingens, amelyik a szomáliai kalózok ellen küzd?
Acilen o telefona ihtiyacım var, bu bir ölüm kalım meselesi.Necesito ese teléfono, es muy urgente, es un asunto de vida o muerte.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.A kérdés az:
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.내일을 위해 나무를 남겨두자는 말은 생각할 가치도 없습니다.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.la questione non è: "Teniamo l'albero per domani.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.la question n'est pas de savoir s'il faut laisser cet arbre pour demain mais
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.Nu e o chestiune de "Hai să păstrăm copacul pentru mîine."
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir."Чи не залишити це дерево на завтра?"
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.אין פה שאלה של -- בואו נשאיר את העץ למחר.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.أيست كذلك المسألة -- دعونا نرك الشجرة للغد.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.今日食べる物さえ無い状態
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.우리가 생각하는 첫번째로 주요한 것은 AIDS는 정책적인 문제라는 것입니다.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Also, wir denken überwiegend, dass AIDS ein strategisches Problem ist.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Aşadar putem spune în primul rând că SIDA este o problemă politică.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Así que creemos, en primer lugar, que el SIDA es una cuestión de política.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Jadi yang pertama dan paling kita pikirkan, AIDS adalah masalah kebijakan.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Myślimy, że AIDS jest kwestią zasad
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Quindi, prima di tutto, noi pensiamo che l'AIDS sia una questione politica.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Tehát úgy véljük, hogy az AIDS elsősorban politika kérdése.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Tout d'abord, nous pensons que le SIDA est un problème de politique.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.We denken dat aids vooral een beleidsissue is.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Затова преди всичко ние мислим, че СПИН е политически проблем.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Итак, мы считаем, что СПИД — это, в первую очередь, вопрос проводимой политики.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.אם כך, נדמה לנו שבראש ובראשונה איידס הוא נושא פוליטי.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.لذلك نحن نعتقد و قبل أي شيء أن الإيدز مشكلة سياسية
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.きっとこの部屋のみなさんもそう思っているでしょう
Ama cidden, Afganistan meselesini öncelikle, en az geriye dönük 10-20 yıllık perspektifte düşünmek gerek.Ashraf Ghani:
Ama cidden, Afganistan meselesini öncelikle, en az geriye dönük 10-20 yıllık perspektifte düşünmek gerek.Hệ thống giáo dục hiện nay của chúng tôi là thừa kế nền giáo dục của thể kỉ 19.
Ama cidden, Afganistan meselesini öncelikle, en az geriye dönük 10-20 yıllık perspektifte düşünmek gerek.Nasze systemy edukacji zostały ukształtowane w XIX wieku.
Ama cidden, Afganistan meselesini öncelikle, en az geriye dönük 10-20 yıllık perspektifte düşünmek gerek.Τα εκπαιδευτικά μας συστήματα αποτελούν κληρονομιά του 19ου αιώνα.
Ama cidden, Afganistan meselesini öncelikle, en az geriye dönük 10-20 yıllık perspektifte düşünmek gerek.Въпросът с Афганистан за начало трябва да бъде разглеждан в... поне... 10-20 годишна перспектива.
Ama cidden, Afganistan meselesini öncelikle, en az geriye dönük 10-20 yıllık perspektifte düşünmek gerek.Наші системи освіти успадковані з 19 століття.
Ama cidden, Afganistan meselesini öncelikle, en az geriye dönük 10-20 yıllık perspektifte düşünmek gerek.Нет.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Aber das stimmt nicht.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Ale nie o to chodzi.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Ale to není správně.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Ale to nie je pravda.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Dar asta nu este corect.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.De ez nem igaz.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.하지만 사실이 아니죠.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Maar dat klopt niet.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Mais ce n'est pas tout à fait juste.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Ma questo non è vero.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Mas isso não está certo.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Nhưng điều đó là không đúng.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Pero eso no es correcto.