Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir- Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.Denn wie kommen wir von Stufe Vier, die toll ist, zu Stufe Fünf?
Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir- Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.Jak przejść z Etapu 4, który jest super, do Etapu 5?
Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir- Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.Perche' come passiamo dal Livello 4, che e' fantastico, al Livello 5?
Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir- Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.Protože jak se dostat z úrovně čtyři která je skvělá, na úroveň pět?
Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir- Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.Want hoe gaan we dan van Niveau Vier, wat goed is, naar Niveau Vijf?
Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir- Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.Πώς θα πάμε από το Στάδιο Τέσσερα -- το οποίο είναι καλό -- στο Στάδιο Πέντε;
Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir- Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.Потому что, как тогда мы перейдем с Уровня Четыре что уже замечательно, к Уровню Пять?
Doğru kişiye rastladığında sana ya da bana değil... ...bu huzuru ve mutluluğu bulma meselesi geride kalacak.Als ze hem vindt, niet jij of ik, dan zal dit gebeuren over rust en geluk vinden overwaaien.
Doğru kişiye rastladığında sana ya da bana değil... ...bu huzuru ve mutluluğu bulma meselesi geride kalacak.Când o va găsi, nu tu sau eu... ... va trece toată treaba asta despre găsitul păcii şi fericirii.
Doğru kişiye rastladığında sana ya da bana değil... ...bu huzuru ve mutluluğu bulma meselesi geride kalacak.حين تجد الشخص المناسب- ليس أنت و لا أنا- موضوع إيحاد السلام و السعادة سيمر هذا ليس الأمر
Dünkü muhabir meselesi üzerine kırılmış olmalısınız.Biztos dühös a sajtókonferencia miatt.
Dünkü muhabir meselesi üzerine kırılmış olmalısınız.Vous devez être contrariée à propos de toutes ces informations sur la conférence de presse.
Dünkü muhabir meselesi üzerine kırılmış olmalısınız.Πρέπει να είστε πληγωμένη, σχετικά με ότι ειπώθηκε από τους ρεπόρτερ χθες.
Dünkü muhabir meselesi üzerine kırılmış olmalısınız.انت حتما مجروحة من كلام الصحفيين البارحة
Ekonomimiz yuvarlanıp gidecek ve bu büyük bir mesele, bürokrasi meselesi.La economía va a desarrollarse, y es un asunto muy grande, tiene mucha burocracia.
Ekonomimiz yuvarlanıp gidecek ve bu büyük bir mesele, bürokrasi meselesi.Экономика будет падать, и это тоже большая проблема, тоже очень много бюрократии.
Elektrik meselesi midir bu?¿Será una cuestión de electricidad?
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.Almeno lì lo cureranno mentre cerchiamo di sistemare la situazione dei soldi.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.Al menos le darán el tratamiento mientras tratamos de resolver la situación del dinero.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.Cel puţin va primi tratament în timp ce noi încercăm să rezolvăm problema cu banii.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.Dort würde er zumindest behandelt werden, während wir versuchen, die finanzielle Situation zu klären.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.Intussen bedenken wij een oplossing.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.Ít nhất, ông ấy được điều trị cho đến khi chúng tôi có tiền.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.돈을 구할 때까지 최소한의 치료라도 받을 수 있도록요.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.le temps qu'on trouve une solution pour l'argent.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.Przynajmniej będą go leczyć, gdy my będziemy szukać pieniędzy.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.По крайней мере он получит лечение, пока мы постараемся решить ситуацию с деньгами.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.Поне ще проведат някакво лечение докато се справим със ситуацията с парите.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.לפחות יטפלו בו בזמן שאנחנו מנסים להסדיר את הנושא הכספי.
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.على الأقل سيحصل على علاج في الوقت الذي نحاول فيه تدبير ما يلزم من المال
En azından bir tedavi görür. biz para meselesini halletmeye çalışırken.お金の相談をしました しかし 救急車は間に合わず
En büyük donanma bölüğü hangisi Somalili korsanlar meselesiyle ilgilenen? Çin Donanma Bölüğü.Đội hải quân lớn nhất đang làm gì để giải quyết vấn đề hải tặc Somali? đội hải quân của trung quốc.
En büyük donanma bölüğü hangisi Somalili korsanlar meselesiyle ilgilenen?¿Cuál es el contingente naval más grande que enfrenta el problema de los piratas Somalíes?
En büyük donanma bölüğü hangisi Somalili korsanlar meselesiyle ilgilenen?Który z morskich kontyngentów, zmagających się z somalijskimi piratami jest największy?
En büyük donanma bölüğü hangisi Somalili korsanlar meselesiyle ilgilenen?Ποιο είναι το μεγαλύτερο ναυτικό σώμα που αντιμετωπίζει το θέμα με τους Σομαλούς πειρατές;
En büyük donanma bölüğü hangisi Somalili korsanlar meselesiyle ilgilenen?Кой е най-големият военноморски контингент, участващ в борбата със Сомалийските пирати?
En büyük donanma bölüğü hangisi Somalili korsanlar meselesiyle ilgilenen?Чей морской контингент был крупнейшим при решении проблем с пиратами Сомали?
En büyük donanma bölüğü hangisi Somalili korsanlar meselesiyle ilgilenen?Який найбільший військово-морський контингент займається вирішенням проблеми сомалійських піратів?
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Euvin a vorbit despre semne indicative.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Euvin đã nói về những dấu hiệu tiên phong.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Euvin hablaba de señales de mejoría económica.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Euvin hat von Indikatoren gesprochen.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Euvin mówiła o znakach.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Euvin nous a parlé du baromètre de pauvreté.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Euvin, prima, ha parlato dei segnali di allarme.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Euvin sprak over voortekenen.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.앞서 유빈 씨께서 징조에 대해 말씀하셨죠.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Ювин говореше за лидери и водачи.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.Ювин говорил о признаках формирования тенденции.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.יובין דיבר על סימנים שמתווים את הדרך.
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.أوفن كان يتحدث عن مؤشرات الرفاهية .
Euvin evin direği meselesinden bahsetti.家庭の経済状況の指標は朝食です
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Il a littéralement dit que c'était une question de vie ou de mort.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Assim mesmo, "uma questão de vida ou morte".
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Dat zei hij letterlijk. Zonder bewijs.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Dokładnie tak powiedział. Sprawa życia i śmierci.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Doslova to řekl, otázka života a smrti.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.El chiar a spus că a fost o chestiune de viaţă şi de moarte.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Er hat das wirklich so gesagt, es ginge um Leben und Tod.
Gerçekten bunu söyledi, ölüm kalım meselesi.Ha detto davvero così, una questione di vita o di morte.