O, benim meselemdir.That's my affair.
Katılacak kişisel bir meselem var.I have a personal matter to attend to.
İlgilenecek kişisel bir meselem var.I have a personal matter to take care of.
Görüşecek önemli bir meselemiz var.We have an important matter to discuss.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.O ne, tako pa se ne govori z menoj.
Meseleme "şehrin askerlerinin de tek birinin öldürülmeyeceğine" söz verdi.For him "it owes to the enemies of the people only death."
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."The point about democracy is intrinsic.
Çenemi kapacağım, bir mesaj ya da bir meselemden sonraI'll shut up, except one message or concern I have.
Birkaç şahsi meselem olduğu için, bu arayı fırsat olarak değerlendiriyorum.Due to my own reasons, I intend to rest for a while. Ah, really.
Okullardaki öğle yemekleri ile ilgili meselem bir sosyal adalet problemi.My thing with school lunch is, it's a social justice issue.
Ve ben de "Kırılganlıkla ilgili bir meselem var.And I said, "Well, I have a vulnerability issue.
Onunla halletmem gereken bir meselem var.There's something that I absolutely have to get wrapped up today with that girl.
Evet, artık benim meselem.It is my business
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Or, the next question would be, can we want what we already have?
Melike dedi: "Ey danışmanlarım, bu meselem konusunda bana fikir verin.." Advise me, O nobles," she said "in this matter.
Kalsın, "Başbakan geçtiğimiz hafta söylemişti: "Suriye artık bizim iç meselemiz"."[Erdogan] warned last week that unrest in Syria is part of Turkey's internal affairs.
Tadiç, "Mladiç'i bulmaya çalışacağız, çünkü o bizim ICTY ile işbirliğindeki ana meselemiz."We will try to find Mladic, because he is the main case for our co-operation with the ICTY.
O, benim meselemdir.Das ist meine Sache.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Außerdem: Es geht nicht um diese, also weiche nicht vom Thema ab.
O, benim meselemdir.Eso es mi asunto.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Además, esto no es sobre ellos, así que no cambies de tema.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.E poi non stiamo parlando di loro, quindi non cambiare argomento!
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Além disso, isso aqui não é sobre eles, então não mude de assunto.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Trouwens, dit gaat niet over hen, dus niet afdwalen.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Крім того, мова якраз не про них, отже не відволікайся від теми дискусії.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.(我告訴你,這是我們兩個人的事,不要搬人家出來。
O, benim meselemdir.זה ענייני.
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:아니면, 다음 질문은,
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Następne pytanie, czy możemy pragnąć tego, co już mamy?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Nebo by další otázka mohla znít:
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Oder eine weitere Frage:
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:O, la siguiente pregunta pudiera ser,
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Seuraava kysymys olisi:
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Ali, kar bi bilo naslednje vprašanje, si lahko želimo tega, kar že imamo?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Eller, det næste spørgsmål vil være, kan vi længes efter det vi allerede har?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Eller, följdfrågan blir, kan vi åtrå det vi redan har?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Hoặc, câu hỏi tiếp theo có thể là chúng ta có thể muốn cái mà chúng ta đã có rồi hay không?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Of, the volgende vraag zou zijn; kunnen we verlangen naar wat we al hebben?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Oppure, la prossima domanda potrebbe essere, possiamo volere ciò che già abbiamo?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Ou alors, la prochaine question pourrait être, peut-on vouloir quelque chose qu'on a déjà ?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Ou a próxima pergunta seria: podemos querer o que já temos?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Sau, întrebarea următoare ar putea fi, putem dori ceea ce avem deja?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Vagy, kérdezhetném így is: akarhatjuk-e azt, ami már megvan nekünk?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Або ще одне запитання: чи можемо ми хотіти те, що вже маємо?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Или, би могъл да бъде следващият въпрос, можем ли да искаме това, което вече имаме?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Или следующий вопрос: можем ли мы хотеть то, что уже у нас есть?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Η επόμενη ερώτηση θα έπρεπε να είναι:
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:ואולי השאלה הבאה צריכה להיות,
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:أو، السؤال القادم سيكون،
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:すでに手に入れたものに さらに欲望を感じられるか?
Benim kişisel meselem yüzünden bir kaç dakikalığına dışarı çıkarmısın?Tengo algo privado que comentarle. ¿Podría salir un momento, por favor?
Benim kişisel meselem yüzünden bir kaç dakikalığına dışarı çıkarmısın?Trebuie sa discutam o problema personala. Puteti iesi putin?
Birkaç şahsi meselem olduğu için, bu arayı fırsat olarak değerlendiriyorum.Személyes ügyek elintézése miatt kihasználom az alkalmat a távozásra. Á, igazán.
Birkaç şahsi meselem olduğu için, bu arayı fırsat olarak değerlendiriyorum.Επειδή έχω κάποια προσωπικά ζητήματα να διευθετήσω, παίρνω την ευκαιρία να κάνω ένα διάλειμμα. Αχ, καλά . . .
Birkaç şahsi meselem olduğu için, bu arayı fırsat olarak değerlendiriyorum.بما انه لدي بعض الامور العائلية العالقة, فانا اغتنم الفرصة للحصول على اجازة ...اوه حسنا
Çenemi kapacağım, bir mesaj ya da bir meselemden sonraIk zal er niets over zeggen maar ik maak mij wel zorgen.
Çenemi kapacağım, bir mesaj ya da bir meselemden sonraJe me suis tu, excepté pour une chose... cette conviction que j'avais.
Çenemi kapacağım, bir mesaj ya da bir meselemden sonra한가지만 더 말씀드리고 말을 맺겠습니다. 오히려 제 걱정거리라고 할 수도 있겠네요.
Çenemi kapacağım, bir mesaj ya da bir meselemden sonraKończę już truć, jeszcze tylko jedna uwaga, a raczej obawa.
Çenemi kapacağım, bir mesaj ya da bir meselemden sonraMe callare, excepto por un mensaje... o preocupación que tengo.