Ana içeriğe geç
Sözlük

meseleler ile cümle

meseleler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Але ця сила має свої наукові проблеми.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Но эта сила имеет ряд научных проблем.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.אבל הכוח הזה בא עם הבעיות הפיסיקליות שלו.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.لكن هذه الطاقة تأتي مع حاضنها الخاص في الامور العلمية
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.飛べたとしよう
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.그러나 자세히 들여다 보면, 이들이 글로벌 지하드를 수행하고 있는 것이 아닙니다. 훨씬 더 현실적인 문제를 가지고 싸우고 있는 것입니다.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Maar als je nader kijkt, zie je dat ze geen mondiale jihad strijden. Ze strijden voor veel kleinere zaken.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Но ако разгледате внимателно, те не се бият за глобален джихад. Те воюват за много по-малки цели.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Но если присмотреться, они не ведут глобальный джихад. Они сражаются из-за намного более узких конфликтов.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.אבל אם תסתכלו בקפידה, הן לא עוסקות בג'יהאד עולמי. אלא נלחמות על נושאים הרבה יותר מצומצמים.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.و لكن إذا نظرنا عن قرب، إنهم لا يحاربون في جهاد عالمي إنهم يحاربون في معارك لأجل قضايا أضيق.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.彼らは国際ジハードを 闘っていないことに気付きます 彼らは より狭義的な問題に挑んでいます 民族や人種あるいは 宗派についての問題や
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Budu naopak argumentovat, že je to v první řadě problém mužů.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.De fapt, voi susține că în primul rând sunt problemele bărbaților.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.De hecho, voy a argumentar que se trata de asuntos de hombres, primero y ante todo.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.En réalité, je vais vous montrer que ce sont des problèmes d'hommes, en premier lieu.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Infatti, dimostrerò che questi sono, innanzitutto e soprattutto, problemi degli uomini.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.사실, 이러한 문제들은 그 무엇보다도남성의 문제라고 주장하고 싶습니다.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Sőt, amellett hozok fel mindjárt érveket, hogy ez elsősorban és leginkább a férfiak ügye.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Tatsächlich werde ich erörtern, dass sie in erster Linie Männerprobleme sind.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Thực ra, tôi sẽ phản đối đó là những vấn đề của đàn ông, đầu tiên và quan trọng nhất.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Twierdzę, że to przede wszystkim problemy mężczyzn.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Για την ακρίβεια, θα υποστηρίξω πως αυτά είναι αντρικά θέματα, καταρχήν και κυρίως.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Вообще, я собираюсь доказать, что это проблемы мужчин, прежде всего.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.למעשה, אני טוען שאלה בעיות של גברים, בראש ובראשונה.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.في الواقع، سوف أجادل بأن هذه قضايا الرجال، أولاً وقبل كل شيء.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.男性の方なのです (拍手)
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?A pergunta óbvia seria: Quais é que acham que são os maiores problemas?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Câu hỏi rõ ràng là, bạn nghĩ đâu là vấn đề lớn nhất?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Det indlysende spørgsmål ville være at spørge, hvad tror I, er de største ting?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?De voor de hand liggende vraag zou zijn om te vragen, wat denken jullie dat het grootste probleem is?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Die offensichtliche Frage wäre nun was denken Sie sind die größten Sachen?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Egy nyilvánvaló kérdés: Mit gondolsz, melyek a legnagyobbak?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Întrebarea evidentă care se pune, care credeţi că sunt cele mai importante lucruri?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?여기서 꼭 던져야 할 질문이 여러분이 생각하는 가장 큰 문제는 어떤 것인가 하는 겁니다.
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?La domanda ovvia da porre sarebbe, quali credete che siano i problemi più gravi ?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?La pregunta obvia sería, ¿cuáles cree usted, son los puntos más importantes?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?La question évidente à poser serait, lesquelles pensez-vous être les plus importantes ?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Oczywiste pytanie, które się nasuwa, to jak sądzicie, które z tych problemów są najważniejsze?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Pertanyaan yang jelas harus ditanyakan, adalah apa yang anda pikir sebagai masalah yang paling besar?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Samozřejmá otázka by byla, jaké problémy považujete za nejdůležitější?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Очевидним питанням було б - які, на вашу думку, найсерйозніші з них?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Очевидният въпрос би бил да запитаме: какви според вас са най-големите неща?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?Очевидный вопрос в том, какие из них вы считаете главными?
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?השאלה המייידית עבורכם היא אלו בעיות יש ברשימה שלכם,
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?والسؤال الواضح هنا هو ماهي أهم المشكلات فيما سبق ؟
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?最重要な問題は何だと思いますか? どこから これらの問題解決にあたればよいでしょうか?
Avrupa'dan gelen meslektaşlarımın çözmeye çalıştığı meselelerin de özüydü.제기한 난제의 핵심입니다.
Avrupa'dan gelen meslektaşlarımın çözmeye çalıştığı meselelerin de özüydü.Las cuales estaban en el corazón del desafío enfrentado por mis colegas Europeos.
Avrupa'dan gelen meslektaşlarımın çözmeye çalıştığı meselelerin de özüydü.Voilà ce qui était au cœur du défi posé par mes confrères européens et qui leur était proposé.
Avrupa'dan gelen meslektaşlarımın çözmeye çalıştığı meselelerin de özüydü.[מחיאות כפיים] -- האתגר שהוצב בפני ועל-ידי עמיתי האירופיים.
Avrupa'dan gelen meslektaşlarımın çözmeye çalıştığı meselelerin de özüydü.التحدي الذي استعرضه زملائي الأوروبين
Avrupa'dan gelen meslektaşlarımın çözmeye çalıştığı meselelerin de özüydü.提示した課題の核心でした 高等教育機関の現実と
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Alguns temas são recorrentes: justiça, lealdade, violência, morte, questões políticas e sociais, liberdade.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Anumite teme se repeta: dreptate, devotament, violență, moarte, probleme politice și sociale, libertate.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Certi temi si ripetono: giustizia, lealtà, violenza, morte, problemi politici e sociali, libertà.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Ciertas temáticas se repiten: justicia, lealtad, violencia, muerte, asuntos políticos y sociales, libertad.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.또 어떤 주제들은 항상 떠오릅니다. 정의, 충성심, 폭력, 죽음, 정치적, 사회적인 이슈들, 자유.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Některá témata se opakují: spravedlnost, věrnost, násilí, smrt, politické a sociální problémy, svoboda.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Vissa teman återkommer ofta: rättvisa, lojalitet, våld, död, politiska och social problem, frihet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod