"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.أضاعت الاستراتيجية.
"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.人間性を失い
Nedir bu düşünceler? Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.제 생각에 그건 바로 이념적 문제들입니다
Nedir bu düşünceler? Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.מהם הרעיונות הללו? הראשון הוא אני חושב עניינים אידיאולוגיים
Nedir bu düşünceler? Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.ما هي هذه الأفكار؟ أولا أعتقد أنها قضايانا الأيديولوجية
Nedir bu düşünceler? Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.インドの歴史的背景を考えた時 カースト制度のために
Offline meselelerini de temizlememiz lazım.Azt hiszem, tisztáznunk kell a nem neteset is.
Offline meselelerini de temizlememiz lazım.Je crois qu'on va devoir nettoyer ton passé en dehors d'internet.
Offline meselelerini de temizlememiz lazım.Πρέπει να ξεκαθαρίσουμε και τα offline επίσης.
Offline meselelerini de temizlememiz lazım.حتى في خارج النت علينا اعادت تنظيم الامور
Öğrencilerin cinsiyeti ile ilişki ve kullanılan eğitim metodolojisinin uygunluğu gibi meseleler de ele alınır.Na Eslovénia, os questionários dirigidos aos estudantes aquando da avaliação interna têm a ver, em geral, com
Öğrencilerin cinsiyeti ile ilişki ve kullanılan eğitim metodolojisinin uygunluğu gibi meseleler de ele alınır.Obravnavajo tudi zadeve, kot so pomen spola študentov in ustreznost metodologije poučevanja.
Öğrencilerin cinsiyeti ile ilişki ve kullanılan eğitim metodolojisinin uygunluğu gibi meseleler de ele alınır.Sunt avute în vedere şi elemente cum ar fi sexul studenţilor şi justeţea metodologiei de predare utilizate.
Önemli olan bu meselelerin hepsinde tercih miktarı snırlı.Av alla saker som är viktiga, minskas möjligheten att välja
Önemli olan bu meselelerin hepsinde tercih miktarı snırlı.Semua ini adalah hal yang penting, dikurangi dalam jumlah pilihan
Önemli olan bu meselelerin hepsinde tercih miktarı snırlı.Sie sind alle wichtig aber man hat nur wenig Auswahl.
Önemli olan bu meselelerin hepsinde tercih miktarı snırlı.Todas las que son importantes, reducidas en cuanto a elección.
Önemli olan bu meselelerin hepsinde tercih miktarı snırlı.Toutes ces choses qui sont importantes, réduites en choix
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Az egyik kihívás az, hogy annál tovább élünk minél gazdagabbak vagyunk.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Een van de uitdagingen is dat hoe rijker wij zijn hoe langer wij leven.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Eine der Herausforderungen lautet: Je reicher wir sind, umso länger leben wir.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.En av utmaningarna är att ju rikare vi är, desto längre lever vi.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Jedna z výzev je, že čím jsme bohatší, tím déle žijeme.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Jedna z výziev je, že čím bohatší sme, tým dlhšie žijeme.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Jednym z wyzwań jest to, że im jesteśmy bogatsi, tym dłużej żyjemy.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.심각한 문제들중 하나는 우리가 부유해 질수록 더 오래 살게 된다는 것입니다.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.L'un des défis est que plus nous sommes riches, plus nous vivons longtemps.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Một trong những thử thách là chúng ta càng giàu có thì càng sống lâu
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Una delle sfide è che aumentando la ricchezza, si allunga la vita.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Una dintre provocări este că speranţa de viaţă creşte pe măsură ce devenim mai bogaţi.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Uno de los retos es que mientras más ricos seamos más viviremos.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Yksi haasteista on se, että mitä rikkaampia olemme, sitä pidempään elämme.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Μια από τις προκλήσεις είναι ότι όσο πιο πλούσιοι είμαστε, τόσο περισσότερο ζούμε.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Едно от предизвикателствата е, че колкото сме по-богати, толкова по-дълго живеем.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.Одна из проблем - чем мы богаче, тем дольше мы живем.
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.אחד מהאתגרים הוא שככל שאנחנו עשירים יותר, אנו חיים יותר
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.من إحدى التحديات التي نواجهها هي أننا كلما ازددنا غنى كلما عشنا فترة أطول
Önümüzdeki meselelerden biri,ne kadar zenginsek o kadar uzun yaşadığımız.寿命が延びれば 加齢と共に
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Átlagos állampolgárokat gyakran választottak esküdtbíróságba, hogy a nap fontos ügyeiben döntést hozzanak.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Cetăţeni obişnuiţi erau des aleşi în jurii pentru a decide asupra problemelor critice ale zilei.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Gewone burgers werden vaak gekozen voor burgerjury's om te beslissen over cruciale zaken van het moment.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.평범한 시민들은 자주 중요한 문제를 결정하는데 시민 배심원으로 선택되었습니다.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Los ciudadanos promedio a menudo fueron elegidos como jurados para decidir sobre asuntos críticos del momento.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Normale Bürger wurden oft für Bürgerforen ausgewählt, um über wichtige Tagesprobleme zu entscheiden.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Obywatele byli kiedyś ławnikami. Decydowali o ważnych sprawach dnia.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Priemerní občania boli často vyberaní ako občianski sudcovia, aby rozhodli o dôležitých záležitostiach.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Rakyat biasa dipilih untuk menjadi juri rakyat untuk menentukan masalah sehari-hari yang penting.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Vanliga invånare valdes ofta till medborgarjuryn för att ta beslut om viktiga saker för dagen.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Απλοί πολίτες συχνά επιλέγονταν ως ένορκοι για ν' αποφασίσουν για τα κρίσιμα καθημερινά ζητήματα.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.В городской совет часто выбирали обычных граждан, чтобы решать самые насущные вопросы.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Присяжні часто обиралися з-поміж звичайних громадян, які вирішували нагальні питання.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.האזרחים הממוצעים לרוב נבחרו לשמש כחבר מושבעים אזרחי שיחליט על נושאים חשובים על סדר היום.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.غالباً ما يتم إختيار مواطنين عاديون لهيئات المحلفين ليقرروا المسائل الحرجة لليوم
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.当時 重要だった問題について 判断を下していました 科学や演劇 学術研究や哲学といった
Öyle değil mi? Erkeklerin çoğu "kadın meseleleri" terimini duymuştur.그렇죠? 많은 남자들은 "여성 문제"라는 말을 들으면
Öyle değil mi? Erkeklerin çoğu "kadın meseleleri" terimini duymuştur.נכון? הרבה גברים שומעים את המונח "בעיות של נשים"
Öyle değil mi? Erkeklerin çoğu "kadın meseleleri" terimini duymuştur.أليس كذلك؟ الكثير من الرجال يسمع مصطلح "قضايا المرأة"
Öyle değil mi? Erkeklerin çoğu "kadın meseleleri" terimini duymuştur.それを頭から追い払う
Seol'u üzdüğünü bile bile meseleleri hep kendi yolunla halletmene rağmen... ...onu incitmezsin sandım....حتى ولو كنت تقوم بالامور على طريقتك, لكن بالنظر الى الطريقة التي تقلق فيها على سول
Şimdi, bunlar elbette kadınların da meseleleri,물론 당연히 여성들의 문제이기도 하지요.