Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.És a célja, a zenei előadás alapvető természete, hogy kiváló zenét produkáljon.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Iar scopul, natura esentiala, a cantatului este de a produce muzica excelenta.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.따라서 연주 행위의 핵심과 본질은 탁월한 음악을 창조하는 것입니다.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.La nature essentielle d'une interprétation musicale est de produire une excellente musique.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Og pointen med, den essentielle natur af musisk præstation er at producere fremragende musik.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Und der Sinn, der eigentliche Charakter, einer musikalischen Darbietung ist es exzellente Musik zu spielen.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Và mục đích chính, căn bản của biểu diễn âm nhạc là tạo ra âm nhạc xuất sắc.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Και ο στόχος, η θεμελιώδης φύση της μουσικής ερμηνείας είναι να παράγει εξαίρετη μουσική.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.А весь смысл, самая сущность исполнения музыки - это сыграть великолепную музыку.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.А смисълът, съществената природа на музикалното изпълнение е да се получава отлична музика.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.והנקודה, המהות הטבעית, של ביצוע מוסיקלי, הוא לייצר מוסיקה משובחת.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.وفي الفكرة، الطبيعة الأساسية، للعرض الموسيقي هو أن تقدم موسيقى ممتازة.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.演奏の本質とは 良い音楽を創造することであり 我々が それから恩恵を得るとしても
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Agak sedikit teknis untuk dijelaskan disini, tapi hanya itu.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar. CA:Es un poco técnico para explicarlo aquí, pero es eso.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.C'est un petit peu compliqué à expliquer ici, mais simplement ça.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Có chút ít kỹ thuật phải giải thích tại đây, nhưng chỉ thế thôi
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.E cam tehnic ca să pot explica aici, dar așa am făcut.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Es ist etwas technisch, um es hier zu erklären, aber so etwa war es.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.É um pouco técnico para explicar aqui. CA:
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.È un po' tecnico da spiegare, ma si tratta di quello.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Ez túl technikai, hogy itt elmagyarázzam, de csak ennyi volt.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Het is wat technisch om hier uit te leggen, maar slechts dat.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Je to trochu složité detailně to zde vysvětlovat.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.여기서 설명하기는 좀 기술적인데 그것만 했습니다.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Musiałbym więcej wyjaśnić, ale na tym to polegało.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Se on hieman teknistä kuvailla tässä.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Είναι λίγο τεχνικό το θέμα για να το εξηγήσω εδώ, αλλά μόνο αυτό.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Няма да навлизам в техническите детайли.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.Это немного техническое пояснение, но примерно так.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.זה קצת טכני מדי בשביל להסביר כאן.
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.本当に興味深く重要なアイデアです
Burada açıklamak için fazlasıyla teknik bir mesele, ama sadece bu kadar.要花啲時間去解釋,不過就係咁嘞
Bu rekabet meselesi.C'est une question pré-compétitive.
Bu rekabet meselesi.E o problemă pre-competitivă.
Bu rekabet meselesi.Es ist ein vorwettbewerbliches Problem.
Bu rekabet meselesi.Es una cuestión anterior a la competencia.
Bu rekabet meselesi.É um assunto pré-competitivo.
Bu rekabet meselesi.E' un problemma pre-competitivo.
Bu rekabet meselesi.Het is een vooropgezette zaak.
Bu rekabet meselesi.Je to předkonkurenčí záležitost.
Bu rekabet meselesi.상품경쟁 이전에 해결된 문제이므로
Bu rekabet meselesi.Nó là một vấn đề tiền cạnh tranh.
Bu rekabet meselesi.To kwestia prac rozwojowych.
Bu rekabet meselesi.Това е предконкурентен въпрос.
Bu rekabet meselesi.Это предконкурентная стратегия.
Bu rekabet meselesi.זהו נושא שמעל לתחרות.
Bu rekabet meselesi.هذه قضية قبل المنافسة (قبل وصول المنتج للمستهلك).
Bu rekabet meselesi.中国に輸出されるヤシ油が 良い製品になる
Bu sadece bir görüş meselesi.Bueno, es sólo una cuestión de mentalidad.
Bu sadece bir görüş meselesi.Dat is simpelweg een kwestie van houding.
Bu sadece bir görüş meselesi.Det är bara en fråga om inställning.
Bu sadece bir görüş meselesi.E doar o problemă de mentalitate.
Bu sadece bir görüş meselesi.É uma questão de mentalidade.
Bu sadece bir görüş meselesi.Ez csupán hozzáállás kérdése.
Bu sadece bir görüş meselesi.Itu hanya masalah cara pikir saja.
Bu sadece bir görüş meselesi.Je to o našem způsobu myšlení.
Bu sadece bir görüş meselesi.그것은 단지 마음가짐의 문제입니다.
Bu sadece bir görüş meselesi.Nun ja, das ist nur eine Frage der Einstellung.
Bu sadece bir görüş meselesi.Nuž, je to otázka postoja.