Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Alguns temas são recorrentes: justiça, lealdade, violência, morte, questões políticas e sociais, liberdade.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Anumite teme se repeta: dreptate, devotament, violență, moarte, probleme politice și sociale, libertate.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Certi temi si ripetono: giustizia, lealtà, violenza, morte, problemi politici e sociali, libertà.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Ciertas temáticas se repiten: justicia, lealtad, violencia, muerte, asuntos políticos y sociales, libertad.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.또 어떤 주제들은 항상 떠오릅니다. 정의, 충성심, 폭력, 죽음, 정치적, 사회적인 이슈들, 자유.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Některá témata se opakují: spravedlnost, věrnost, násilí, smrt, politické a sociální problémy, svoboda.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Vissa teman återkommer ofta: rättvisa, lojalitet, våld, död, politiska och social problem, frihet.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Вечными темами остаются правосудие, законность, насилие, смерть, политические и социальные темы, свобода.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.נושאים מסוימים חוזרים ועולים: צדק, נאמנות, אלימות, מוות, סוגיות פוליטיות וחברתיות, חופש.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.بعض المحاور تستمر في الظهور العدالة، الوفاء، العنف، الموت، المواضيع السياسية والاجتماعية الحرية.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.正義 忠実 暴力 死 政治問題 社会問題 自由
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Aku ada masalah penting untuk diselesaikan. Permisi
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Am de rezolvat o problema urgenta. Iertati-ma.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Ho una questione importante da risolvere.<br />Ragazze, permesso.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Ich habe eine dringende Angelegenheit zu klären. Leute, entschuldigt mich!
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!J'ai une affraire urgente à régler. Les filles, excusez-moi.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Mam ważną sprawę do załatwienia. Przepuście mnie, dziewczyny.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Έχω ένα επείγον ζήτημα. Παιδία, με συγχωρείτε.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!У меня срочное дело ребята, простите
Ben bir sürü eyalet ekonomisi kalkınma ajansı idarecileriyle bu meseleleri görüştüm, bir sürü idareciyle.Ik heb met veel hoge ambtenaren en politici gesproken over deze zaken.
Ben bir sürü eyalet ekonomisi kalkınma ajansı idarecileriyle bu meseleleri görüştüm, bir sürü idareciyle.저는 이런 수많은 문제를 다루는 주 경제 개발 위원회 위원들과 또 수많은 의회 의원들과 이 문제에 대해 얘기를 나눴습니다.
Ben bir sürü eyalet ekonomisi kalkınma ajansı idarecileriyle bu meseleleri görüştüm, bir sürü idareciyle.Rozmawiałem z wieloma prezesami agencji rozwoju gospodarek stanowych, a także z wieloma ustawodawcami.
Ben bir sürü eyalet ekonomisi kalkınma ajansı idarecileriyle bu meseleleri görüştüm, bir sürü idareciyle.Говорил съм с много директори на агенции за икономическо развитие по тези въпроси, с много законодатели.
Ben bir sürü eyalet ekonomisi kalkınma ajansı idarecileriyle bu meseleleri görüştüm, bir sürü idareciyle.דיברתי עם הרבה מנהלים של סוכנויות לפיתוח כלכלי של המדינה על הנושאים האלה, עם הרבה מחוקקים בנושאים האלה.
Ben bir sürü eyalet ekonomisi kalkınma ajansı idarecileriyle bu meseleleri görüştüm, bir sürü idareciyle.多くの議員達に これらの議題について話をしました 経済発展について考える時
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Acho toda esta questão da pureza muito estranha.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.A me tutta questa storia della purezza sembra... strana.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Creo que la pureza es algo... extraño.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Hela renhetsgrejen är skum.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Ich finde die ganze Sache mit der Reinheit wirklich... seltsam.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Je trouve toute cette histoire de pureté... étrange.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Minusta koko puhtausjuttu on tosi kummallinen.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Myslím si, že celá ta věc pravosti je skutečně... zvláštní.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Sincer să fiu toată chestia asta cu puritatea mi se pare tare ciudată.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Szerintem ez az egész tisztaság-izé gáz.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Tapi gembar-gembor kesucian itu terasa... janggal.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Tôi thấy mọi thứ về trinh tiết rất... lạ.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.To trochę dziwne z tą czystością.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.- Интересно, что такое чистота на самом деле?
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Намирам цялата тази идея за непорочността доста... странна.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.力で奪わないラーヴァナを褒めないとか
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.Annak szokták tulajdonítani, de nem hiszem, hogy valóban azon múlna.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.Creo que lo atribuimos a nuestra biología pero no creo que realmente sea eso.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.Je pense que nous l'avons attribué à notre biologie, mais je ne pense pas vraiment que ça se trouve là.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.글쎄요, 저는 그렇게 생각하지 않습니다. 분명 이유는 다른 곳에 있습니다.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.l'abbiamo attribuito alla nostra biologia, ma non penso che gli appartenga.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.Penso que o atribuímos à nossa biologia, mas não penso que esteja nela.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.Przypisujemy to jej, ale nie sądzę, że naprawdę o to chodzi.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.Мисля, че го приписвахме на нашата биология, но не мисля, че наистина е в нея.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.Мы списываем всё на биологию, но я думаю, что дело не в этом.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.אני חושבת שאנחנו הסברנו זאת דרך ביולוגיה, אבל אני לא ממש חושבת שזה שם.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.أعتقد أننا قمنا بزرعه في تركيبنا الحيوي، ولكني لا أعتقد انه كان موجودا أصلا.
Bence biz, onu biyolojimize atfettik, ama aslında mesele orada değil.そうではないと思います では いよいよボノボを
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Chodzi o bycie obywatelem świata oraz dostrzeżenie naszej odpowiedzialności za innych.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Ja, dat is wereldburgerschap, onze verantwoordelijkheid naar anderen erkennen.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.그것은 다른 사람들에 대한 책임감을 인정하는 것이지요.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Pienso que se trata de ciudadanía mundial. Se trata de reconocer nuestras responsabilidades hacia otros.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Tôi nghĩ đó là vấn đề về bổn phận công dân toàn cầu và nhìn nhận trách nhiệm của mình với những người khác.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Trata de cidadania global, de reconhecer a nossa responsabilidade para com os outros.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Става дума за това да признаем отговорностите си към другите.