Altyapı çok büyük bir mesele.The infrastructure is a huge deal.
Şakaları elden çıkarmak mesele değil, her şey malın kalitesine bağlı.Moving jokes is a lot to do, it all depends on the quality of the product.
11 Eylül sonrası Birleşik Devletler kendi iç meselelerinde yeterince problem yaşadı.Post-9/11, [the] United States has had a lot of trouble to deal with, their own internal issues.
Mesele şu, dünyada pek çok sorun var.Bottom line is, there is a lot of problems out there in the world.
Aslında sorulması gereken soru şudur, size göre dünyadaki en büyük meseleler nelerdir?The obvious question would be to ask, what do you think are the biggest things?
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.The point is, of course, if you want to know about malaria, you ask a malaria expert.
Yani burada asıl mesele, en başa dönüp doğru önceliklerin ne olduğu üzerine düşünmek.So the real issue here is to get ourselves back and think about what are the right priorities.
Birden, meselenin özünü fark ederiz.And it reveals to us, suddenly, the crux of the matter.
Böylece bu meselelerle ilgilenmeye ve diğer hayvanlarda bunun üzerinde çalışmaya başladım.So I started getting interested in those issues and studying that in other animals.
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz.We think it's a matter of race.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.So it's really not even about urban versus rural.
Bu bir þaka meselesi deðil.It's no joking matter.
Acil bir mesele varIt's something urgent
Bu senin meselen değil.This is none of your business
Hem, bu senin meselen değil ki.It's none of your business anyway
Evet, artık benim meselem.It is my business
Mesele nedir?What's the matter?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Or, the next question would be, can we want what we already have?
Para ve mevki farkı yoktur kalbinden gelen bir mesele varsa.Money and position make no difference when it comes to matters of the heart.
Monsenyör, mesele bu deđil.Se precisar, irei até o Vaticano!
Meseleyi halletmişken çeneni tutmalıydın.If we decided we were even, that should be it.
Meseleyi hallettiyseniz, öyle devam etmeliydiniz!Huh? If you agreed to let it go, you should have.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.I don't want to miss out because I'm a girl, not because of my skills.
Bunu yeterince ileri götürecek olursanız da deli diye etiketlenmeniz an meselesidir.And if you go too far on that, that's just simply labeled as madness.
Ve bu sadece gözalıcı bir biçimde zemininizi temizleme meselesi değil.And it's not just a matter of glamorizing cleaning your floor.
Ama mesele sorular değildi.But it's not about questions.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.The Institute of Medicine tried to look at the masking question.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.You have to tone down the Jesus stuff a little bit, but keep the enthusiasm.
Çok benzer görünecek, ama mesele şu ki küçük ama önemli bir farklılık var.I'll do it in a different color to show that it's different.
O Bilderberg meselenin aslı o zaman buralarda olmak oldu.In 1984, he says, he flew twice from Florida to Costa Rica and back.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!I have an urgent matter to take care of. Guys, excuse me.
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.Premise I
Bu, meseleyi tüm yönleriyle halletmek için esastýr.Would you fight back?
Bunun sadece sayıların bir meselesi olmadığını ortaya koymak istiyorum.Bunun sadece sayıların bir meselesi olmadığını ortaya koymak istiyorum.
Evet. Tamamiyle bir feminist mesele.Absolutely a feminist issue.
Melike dedi: "Ey danışmanlarım, bu meselem konusunda bana fikir verin.." Advise me, O nobles," she said "in this matter.
İşte hakkında sabırsızlık gösterdiğin meselelerin içyüzü bunlardan ibarettir.” [47,13; 43,31]This is the explanation of things you could not bear with patience."
“Değerli danışmanlarım, bu mesele hakkında görüşlerinizi istiyorum.." Advise me, O nobles," she said "in this matter.
Pek iyi bildiğiniz gibi, sizi çağırmadan, size danışmadan hiç bir meseleyi hükme bağlamam.”I do not decide any thing until you concur."
Süleyman'a bu meselenin hükmünü bildirmiştik; her birine hüküm ve ilim verdik.and We made Solomon to understand it, and unto each gave We judgment and knowledge.
Hakkında ihtilaf ettikleri her meselede kulların arasında Sen elbette hükmedeceksin.All-Knower of the Ghaib (unseen) and the seen.
Ancak Allah’ın doğru yola erdirdiği kimseler için mesele teşkil etmez.It is indeed difficult, except for those whom God has guided.
O’nun nezdindeki melekler O’na ibadeti, ne gurur meselesi yapar, ne de ibadetten yorulurlar. [4,172]Those near Him are not too proud to worship Him, nor do they waver.
Yine de bunun sadece bir işlem meselesi olduğunu düşündüm.I thought, however, that this merely was a matter of process.
Mesele kesinlikle Çin'i sinirlendirmiş gibi görünüyordu.The matter certainly seems to have touched a nerve in China.
Müzisyenlere yapılan zulüm Kenya’nın da ötesine geçen bir mesele.Persecution of musicians is an issue that goes beyond Kenya.
Sırbistan, iş yerinde taciz meselesine el koyuyorSerbia takes aim at workplace abuse
İkili Karadeniz bölgesindeki güvenlik meselelerini görüştü.They discussed security issues in the Black Sea region.
Geçen hafta yaptığı konuşmada Erdoğan, "Suriye meselesini bir dış mesele olarak görmüyoruz."We do not see the Syria issue as an external one.
Yorgo Vulgarakis: Bence meseleleri etkin bir şekilde ele aldığımız ortada.George Voulgarakis: I think it is apparent that we are dealing with things very effectively.
Meseleyi mümkün olan en kısa zamanda çözüme ulaştıracağız," dedi.We will resolve the issue as soon as possible," YSK chairman Tufan Algan told reporters on Tuesday.
SETimes'a konuşan Yusufsipahiç, "Ulusal meseleyle ilgili mücadeleyi anlıyor ve kabul ediyorum."That struggle for the national question I understand and accept.
SFOR Komutanı: NATO'ya Geçiş ve Karadziç'in Yakalanması Kilit Önemde MeselelerSFOR Commander: NATO Transition, Capture of Karadzic Are Key Concerns
Gruevski, Makedon azınlık meselesinde NATO ve AGİT'ten yardım istediGruevski seeks NATO, OSCE help on Macedonian minority issue
Barroso'ya göre, azınlık meseleleri üye ülkelerin başlıca sorumluluğu.According to Barroso, the minority issues are the primary responsibility of the member states.
Downer Perşembe günü yaptığı açıklamada, her ikisinin de büyük meseleler olduğunu söyledi.Both are big issues, Downer said on Thursday.
Nano ile Buckovski, İkili İlişkiler ve Bölgesel Meseleler Üzerinde GörüştülerNano and Buckovski Discuss Bilateral Relations, Regional Issues
AB, BH Mahkemesi ve Savcılığı meselesi için diyalog çağrısı yaptıEU calls for dialogue on BiH Court and Prosecutor's Office issue
İklim değişimleri bir çevre meselesi olmasına karşın pek çok ülke bunu küçümsüyor.Though climate changes are an environmental concern, many countries downplay it.
Lavrov, siyasi meselelerin yanı sıra ekonomik işbirliği hakkında görüşmek için de bölgede bulunuyor.In addition to political issues, Lavrov is in the region to discuss economic co-operation.