Ana içeriğe geç
Sözlük

mesela ile cümle

mesela kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.Port asta de câte ori trebuie să fac ceva și am emoții, de exemplu, o prezentare TED.
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.Så jag bär den när jag är nervös för något, som typ ett TEDx talk. (Skratt)
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.Siempre lo uso cuando tengo que hacer algo que me pone un tanto nervioso, algo como una charla para TEDx.
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.Takže to nosím kdykoliv musím zvládnout něco, co mě trochu znervózňuje, jako, já nevím, TEDx talk.
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.그래서 저는 이걸 긴장되는 일을 하러 갈 때마다 목에 걸고 나갑니다 예를 들어, 음, TEDx 에 나갈 때처럼 말이죠
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.Έτσι το φοράω όποτε θέλω να κάνω κάτι που με αγχώνει όπως, ας πούμε, μια ομιλία TEDx.
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.Нося го, когато трябва да направя нещо, което малко ме изнервя, като например, презантация на TEDx.
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.אז אני תמיד עונד את זה כשאני צריך לעשות משהו שמעורר בי קצת עצבנות, כמו, לא יודע, הרצאת TEDx, למשל.
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.لذا أحب أن أرتدي هذه عندما يتوجب علي فعل شيءٍ يجعلني متوتراً ، مثل ، لا أدري ، التحّدث في الـ TEDx.
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.例えば このTEDxトークですね 彼と長く離ればなれになる時もつけています
Büyük ölçekte ne zaman bir şey yapsanız, mesela bir şeyi kesseniz, aslında atomik bağları kırıyorsunuzdur. .언제든 거시적 규모로 어떠한 행위를 하면, 예를 들어 어떠한 것을 자르면 근본적으로 그 분자적 결합을 부수는 것과 같습니다.
Büyük ölçekte ne zaman bir şey yapsanız, mesela bir şeyi kesseniz, aslında atomik bağları kırıyorsunuzdur. .ligações atômicas. Assim a força das ligações atômicas realmente dizer sobre é como duro ou forte algo.
Bu yüzden bazı doğal maddelerle, mesela sis, bu ortamı elle tutulur hale getirmeyi planladım.Deci aici am sperat că prin inserarea unor elemente naturale, niște ceață, aș putea să fac spațiul palpabil.
Bu yüzden bazı doğal maddelerle, mesela sis, bu ortamı elle tutulur hale getirmeyi planladım.Doufal jsem, že když přidám nějaké přírodní prvky, jinými slovy -- trochu mlhy -- prostor se stane hmatatelný.
Bu yüzden bazı doğal maddelerle, mesela sis, bu ortamı elle tutulur hale getirmeyi planladım.Dus hier hoopte ik dat door de inbreng van natuurlijke elementen, - wat mist -- de ruimte tastbaar te maken.
Bu yüzden bazı doğal maddelerle, mesela sis, bu ortamı elle tutulur hale getirmeyi planladım.그래서 저는 여기에 자연적인 요소들을 넣음으로써, 말하자면, 안개같은 것들 말이죠, 공간을 실체화시킬 수 있다고 생각했죠.
Bu yüzden bazı doğal maddelerle, mesela sis, bu ortamı elle tutulur hale getirmeyi planladım.Umieszczając naturalny element, w tym przypadku mgłę, miałem nadzieję nadać przestrzeni namacalność.
Bu yüzden bazı doğal maddelerle, mesela sis, bu ortamı elle tutulur hale getirmeyi planladım.קיוויתי שעל ידי הכנסה של כמה אלמנטים טבעיים כמו ערפל, אוכל להפוך את החלל למוחשי
Bu yüzden bazı doğal maddelerle, mesela sis, bu ortamı elle tutulur hale getirmeyi planladım.إذاً فقد كان لدي أمل أنه و بإضافة بعض العناصر الطبيعية، اذا شئتم، بعض الضباب، أقدر على جعل المكان محسوساً.
Bu yüzden bazı doğal maddelerle, mesela sis, bu ortamı elle tutulur hale getirmeyi planladım.その空間を実在化できるという望みをもちました その結果 人々はこの空間内に自分自身を見るようになるのです
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.3 つもあるのは 生殖自体がとても大切だからです それらは 性欲 つまりセックスをしたいという思い
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.De exemplu, avem trei sisteme care stau la baza reproducerii, deoarece e importantă.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Jadi contohnya kita memiliki tiga sistem yang mendasari reproduksi, karena itu sangat penting.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.그래서 예를들어 우리는 재생산에 근거가 되는 세가지 시스템을 가지고 있는데, 이는 매우 중요하기 때문입니다.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Mamy zatem trzy systemy, odpowiedzialne za rozmnażanie - właśnie dlatego, że jest ono priorytetowe.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Por ejemplo, tenemos tres sistemas que soportan la reproducción, pues es muy importante.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Quindi, per esempio, abbiamo tre sistemi che appoggiano la riproduzione, dato che è così importante.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.So unterliegen unserer Reproduktion gleich drei Systeme, weil das so wichtig ist.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Ví dụ như chúng ta có ba hệ thống tạo ra sự sinh sản, vì nó rất quan trọng.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Например, ввиду важности продолжения рода, имеются три системы отвечающие за него.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Таким чином, у нас є три системи, які лежать в основі репродукції, бо вона дуже важлива.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.לדוגמה, יש לנו שלוש מערכות בבסיס הרבייה, כי היא כל כך חשובה.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.لذلك وعلى سبيل المثال لدينا ثلاثة أنظمة أساسية للتكاثر ، لأنه مهم جداً
CA: Kuzey Oxford'dan gelecek füzeler mesela.CA: 어느 순간에 북 옥스포드에서 미사일이 날라올지도 모르겠네요.
CA: Kuzey Oxford'dan gelecek füzeler mesela.CA: tên lửa phóng đến từ North Oxford bất cứ lúc nào.
CA: Kuzey Oxford'dan gelecek füzeler mesela.Sudah siap untuk kritik pedas dari North Oxford (ateis garis keras) di setiap saat?
CA: Kuzey Oxford'dan gelecek füzeler mesela.כ.א.: חדירת טילים מצפון אוקספורד בכל רגע.
CA: Kuzey Oxford'dan gelecek füzeler mesela.كريس : صواريخ قادمة من شمال اكسفورد في اي لحظة
CA: Kuzey Oxford'dan gelecek füzeler mesela.来るか知れませんね (ボトン: まったく)
CA: Peki bu evde bir ışığı mı çalıştırdı? Kaç ışığı mesela?C: 그럼 그걸로 집에 있는 전구를 켰겠군요? 몇 개 켰나요?
CA: Peki bu evde bir ışığı mı çalıştırdı? Kaç ışığı mesela?WK:電球が4つとラジオがふたつです
CA: Peki bu evde bir ışığı mı çalıştırdı? Kaç ışığı mesela?¿Y eso ilumina las luces de la casa?, ¿cuántas luces?
CA: Peki bu evde bir ışığı mı çalıştırdı? Kaç ışığı mesela?כ.א: אז, זה הדליק נורה עבור הבית? כמה נורות?
CA: Peki bu evde bir ışığı mı çalıştırdı? Kaç ışığı mesela?ك.أ.: إذا، هذا أنار المنزل كله؟ كم لمبة؟
Çoğu şey bu şekilde belli olacak, mesela senaryo; daha fazla gelir, daha fazla özen ve detay.Cela dictera, par exemple, le type de script; plus de dons se traduira par un script plus fouillé.
Çoğu şey bu şekilde belli olacak, mesela senaryo; daha fazla gelir, daha fazla özen ve detay.Ciò deciderà il tipo di sceneggiatura; più fondi, più elaborazione.
Çoğu şey bu şekilde belli olacak, mesela senaryo; daha fazla gelir, daha fazla özen ve detay.Dat zal bepalend zijn voor het verhaaltype; hoe groter het budget, hoe uitgebreider het verhaal.
Çoğu şey bu şekilde belli olacak, mesela senaryo; daha fazla gelir, daha fazla özen ve detay.Eso indicará, por ejemplo, el tipo de guión; cuantos más fondos haya, habrá mas elaboración.
Çoğu şey bu şekilde belli olacak, mesela senaryo; daha fazla gelir, daha fazla özen ve detay.Tästä riippuu esimerkiksi käsikirjoituksen tyyppi: mitä enemmän rahoitusta, sitä täsmällisempi käsittely.
Çoğu şey bu şekilde belli olacak, mesela senaryo; daha fazla gelir, daha fazla özen ve detay.Това ще определя, да кажем, типа на сценария; при повече средства той ще е по-качествен.
Çoğu şey bu şekilde belli olacak, mesela senaryo; daha fazla gelir, daha fazla özen ve detay.Тогда придется выбрать, скажем, типа сценария; Чем больше средств, тем совершенне фильм.
Çok genel ifadeler için yapacağım mesela diyelim ki a artı b'nin karesini alalım. . .공식을 도출하기 위해서 문자 식인 (a+b)^2 표현해볼게요
Çok genel ifadeler için yapacağım mesela diyelim ki a artı b'nin karesini alalım. . .Digamos que tenemos un más b al cuadrado.
Çok genel ifadeler için yapacağım mesela diyelim ki a artı b'nin karesini alalım. . .Lo farò in modo generico. Diciamo di avere a più b al quadrato. ,
Çok genel ifadeler için yapacağım mesela diyelim ki a artı b'nin karesini alalım. . .Napíšu to co nejvíce obecně. Řekněme, že máme (a plus b) na 2.
Çok genel ifadeler için yapacağım mesela diyelim ki a artı b'nin karesini alalım. . .Vi gør det meget generelt, så lad os sige, at vi har plus b i anden. . a plus b i anden.
Çok genel ifadeler için yapacağım mesela diyelim ki a artı b'nin karesini alalım. . .Ще го обясня чрез по-общ пример. Нека кажем, че имаме a плюс b на квадрат. a плюс b на квадрат.
Çok genel ifadeler için yapacağım mesela diyelim ki a artı b'nin karesini alalım. . .Я зроблю це в узагальненому вигляді. Припустимо, в нас є (а+b) в квадраті. (а+b) в квадраті.
Çok genel ifadeler için yapacağım mesela diyelim ki a artı b'nin karesini alalım. . .سوف استخدم عبارات عامة-- لنفترض ان لدينا (a + b)^2 (a + b)^2
Çok iyi bildiğim bir şey -- mesela kurallar,제가 잘 알고 있는 것은 이런 원칙이죠. 예를 들면,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod