Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Also diese Auswahl hier ist nach seinen persönlichen Kriterien eine besonders gute Wahl.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Así que aquí esta elección es una opción especialmente buena, dados sus criterios personales.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Assim esta escolha em particular é uma escolha particularmente boa, tendo em conta os seus critérios pessoais.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.A tento výber je veľmi dobrým výberom, prihliadajúc na jeho osobné kritériá.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Cho nên sự chọn lựa ở đây là một sự lựa chọn tốt với những tiêu chí riêng của cậu ấy.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Dette bestemte valg er et særlig godt valg, ud fra hans personlige kriterier.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Deze specifieke keuze hier is dus een bijzonder goede keuze, volgens zijn persoonlijke criteria.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Ici, ce choix en particulier est un bon choix, d'après ses critères personnels.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.In acest caz particular avem de-a face cu o alegere buna, luata pe criterii personale.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.In questo caso, la scelta è particolarmente buona, dati i suoi criteri personali.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.덕분에 그는 선택의 기로에서 그의 기준에 부합하는 최선의 선택을 할 수 있죠.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Szóval ez a választás egy aránylag jó választás, a személyes feltételeihez mérten.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Tämä kyseinen tuote tässä on erityisen hyvä vaihtoehto ottaen huomioon hänen omat mieltymyksensä.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Tato konkrétní volba je dobrou volbou, vzhledem k jeho osobním kritériím.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Zatem, ten konkretny wybór jest dobrym wyborem, biorąc od uwagę jego osobiste kryteria.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Η συγκεκριμένη επιλογή λοιπόν, είναι μια καλή επιλογή, με βάση τα προσωπικά του κριτήρια.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Итак, этот конкретный выбор оказался особенно удачный с точки зрения его личных критериев.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.Така този конкретен избор тук е особено добър избор, според неговите лични критерии.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.כך שהבחירה המסוימת הזו היא בחירה טובה במיוחד, בהינתן העדפותיו הספציפיות.
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.ليكون هذا الخيار بالتحديد هو إختيار جيد ، حسب طريقته الخاصه
Burada yaptığı tercih mesela onun belirlediği kişisel kriterlere göre iyi bir tercih.正しい選択かどうか教えてくれるのです 皆さんの中でも環境に優しいトイレットペーパーより
Bu sabah ne gördün mesela.Lo que viste en la mañana.
Bu sayede bir Long Beach haritasina gidip zoom in veya zoom out yapabiliyor mesela.Also er kann, z.B., auf die Landkarte von Long Beach zugehen, ein- oder auszoomen, usw.
Bu sayede bir Long Beach haritasina gidip zoom in veya zoom out yapabiliyor mesela.Così può osservare una mappa di Long Beach, zoomare avanti ed indietro, eccetera.
Bu sayede bir Long Beach haritasina gidip zoom in veya zoom out yapabiliyor mesela.예를 들어, 그는 이 곳 롱 비치의 지도를 볼 수 있습니다. 줌 인 또는 줌 아웃 등도 가능하지요.
Bu sayede bir Long Beach haritasina gidip zoom in veya zoom out yapabiliyor mesela.К примеру, он может вызвать карту района Лонг-Бич [место проведения TED], укрупнить, сделать прочие операции.
Bu sayede bir Long Beach haritasina gidip zoom in veya zoom out yapabiliyor mesela.Така например, той може просто да отиде на картата на Лонг Бийч, да я намали, увеличи, и т.н.
Bu sayede bir Long Beach haritasina gidip zoom in veya zoom out yapabiliyor mesela.כך שהוא יכול פשוט לפנות למשל למפה של לונג ביץ', לעשות זום פנימה, החוצה וכו'.
Bu sayede bir Long Beach haritasina gidip zoom in veya zoom out yapabiliyor mesela.فهو على سبيل المثال يمكنه الذهاب إلى خريطة لونق بيتش "الشاطئ الطويل" ليقرب الصورة ويبعدها إلخ
Bu sayede bir Long Beach haritasina gidip zoom in veya zoom out yapabiliyor mesela.ズームイン、ズームアウトなど色々なことができます このシステムは日常的なジェスチャーも認識できます
Bu seçili ise, içerik değiştirildiğinde, dizinler tekrar taranır, mesela yeni bir dosya eklendiğinde.Če je omogočeno, bo ob spremembi vsebine (npr. če se doda datoteka) mapa ponovno pregledana.
Bu seçili ise, içerik değiştirildiğinde, dizinler tekrar taranır, mesela yeni bir dosya eklendiğinde.Hvis markeret gennemsøges mapper automatisk igen når indholdet ændres, f. eks. når en ny fil tilføjes.
Bu seçili ise, içerik değiştirildiğinde, dizinler tekrar taranır, mesela yeni bir dosya eklendiğinde.선택하면 새로운 파일이 추가되는 등 폴더의 내용이 바뀌면 폴더를 자동으로 다시 검색합니다.
Bu seçili ise, içerik değiştirildiğinde, dizinler tekrar taranır, mesela yeni bir dosya eklendiğinde.Om markerad avsöks kataloger automatiskt igen när innehållet ändras, t ex när en ny fil läggs till.
Bu seçili ise, içerik değiştirildiğinde, dizinler tekrar taranır, mesela yeni bir dosya eklendiğinde.Αν επιλεγεί, όταν το περιεχόμενο των φακέλων αλλάζει (π. χ σε προσθήκη νέου αρχείου) αυτοί θα σαρώνονται ξανά.
Bu seçili ise, içerik değiştirildiğinde, dizinler tekrar taranır, mesela yeni bir dosya eklendiğinde.Отметьте, если требуется, чтобы каталоги были просканированы при добавлении или удалении файлов.
Bu seçili ise, içerik değiştirildiğinde, dizinler tekrar taranır, mesela yeni bir dosya eklendiğinde.אם סומן, התיקיות יסרקו אוטומטית כאשר התוכן בהן ישתנה, כלומר כאשר יתווסף קובץ חדש.
Bu seçili ise, içerik değiştirildiğinde, dizinler tekrar taranır, mesela yeni bir dosya eklendiğinde.إذا انتقيت هذا ، سيتم إعادة مسح المجلّدات آلياً عند تغير محتوياتها ، كعند زيادة ملف جديد عليها مثلاً.
Bu seçili ise, içerik değiştirildiğinde, dizinler tekrar taranır, mesela yeni bir dosya eklendiğinde.有効にすると、フォルダの内容が変更されると自動的に再スキャンします。(例: 新しいファイルが追加されたとき)
Bu sembolleri bir araya getirerek diğer sayıları yazıyorlardı. Mesela,Combinant ces symboles pour écrire d'autres nombres par exemple,
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Ami ebben a sorozatban számomra a legizgalmasabb az az, hogy, nézzétek ezt a kisfiút.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Am meisten fasziniert mich daran dieser kleine Junge.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Ce m-a fascinant pe mine din această serie ... uitaţi-vă la băieţelul de acolo.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Dan hal yang paling luar biasa bagi saya dari rangkaian ini adalah, lihatlah anak kecil di sana.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.E la cosa che più mi ha affascinato di questa serie è proprio, guardate là quel ragazzino.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.En esta serie me pareció fascinante ver a ese niño pequeño de allí.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.E o que mais me fascinou nesta série foi, olhem só para aquele rapaz ali.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Et ce qui me fascine le plus dans cette série, c'est, regardez ce petit garçon là.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.제가 이 시리즈에 대해 가장 감탄하는 부분은 저기 있는 작은 꼬마를 한 번 보세요.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Và điều kinh ngạc nhất của tôi về bộ ảnh này là hãy nhìn vào cậu bé đó đi.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Wat me het meest fascineert bij deze reeks, is -- kijk naar die kleine jongen daar.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Και το πιο συναρπαστικό για μένα σε αυτή την σειρά είναι απλά, κοιτάξτε το μικρό αγόρι εκεί.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Больше всего меня в этой серии захватывает то, что... ну взгляните на этого мальчика.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.Това, което ми хареса най-много в тази серия, е просто, погледнете това малко момче тук.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.У цій серії мене глибоко вразила одна річ. Подивіться на маленького хлопчика на фото.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.ומה שהיה הכי מרתק בשבילי בסדרה הזאת זה פשוט, תביטו בילד הקטן שם.
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.والذي ابهرني من من هذه السلسله هو فقط, انظرو الى هذا الطفل
Bu seride en çok ilgimi çeken mesela buradaki oğlana bir bakın.この男の子を見て下さい ここではネイティブアメリカンですが
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.Mindig hordom, ha valami olyat csinálok, amitől ideges vagyok, mint, nem is tudom, egy TEDx előadás.
Bu taşı ne zaman tedirgin olacağım bir şey yapsam takıyorum mesela, bilmiyorum, bir TEDx konuşması gibi.Noszę go ze sobą zawsze, kiedy mam do zrobienia coś stresującego, na przykład, wystąpienie na TEDx.