Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?[モーゼス(母国語)]
Afrika'da mesela.Afrika?
Afrika'da mesela. Afrika'daki liderle konuştum.아프리카죠. 지도자들과 이야기한 적 있습니다.
Afrika'da mesela. Afrika'daki liderle konuştum.טוב, אפריקה. שוחחתי עם מנהיגים באפריקה.
Afrika'da mesela. Afrika'daki liderle konuştum.حسنا ، وأفريقيا. لقد تحدثت مع القادة في أفريقيا.
Afrika'da mesela. Afrika'daki liderle konuştum.彼らの多くは 特区という概念がルールとして
Afrika'da mesela.Afrika.
Afrika'da mesela.Afrika givetvis.
Afrika'da mesela.Afrika.
Afrika'da mesela.Eh bien, en Afrique.
Afrika'da mesela.Ei bine, în Africa.
Afrika'da mesela.En África.
Afrika'da mesela.In Africa.
Afrika'da mesela.In Afrika.
Afrika'da mesela.No v Africe.
Afrika'da mesela.W Afryce.
Afrika'da mesela.Στην Αφρική.
Afrika'da mesela.Е, в Африка.
Afrika'da mesela.Например, Африка.
Afrika'da mesela.Ну, наприклад, в Африці.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Als we kijken naar heel Afrika, kunnen we zeker veel meer tribale grenzen herkennen, enzovoort.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Dacă ne uităm la întreaga Africa am putea în mod sigur recunoaște mult mai multe diviziuni tribale, etc.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Ha egész Afrikát nézzük, biztosan sokkal többet fogadhatnánk el, törzsi felosztásokat és így tovább.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Jeśli przyjrzymy się Afryce, na pewno dostrzeżemy o wiele więcej podziałów plemiennych itp.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.아프리카 전역을 보면 부족간 분쟁이 훨씬 더 만연하다는 것을 알 수 있습니다.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Se osservassimo l'Africa per intero, troveremmo un quadro molto più ricco, con divisioni tribali e altro.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Si mirásemos todas en África sin duda reconoceríamos bastantes más divisiones tribales, etc.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Si nous regardions toute l'Afrique nous pourrions certainement reconnaître bien plus de divisions tribal, etc.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.אם באמת היינו מסתכלים על אפריקה, כמעט בוודאות היינו מזהים עוד הרבה חלוקות שבטיות וכדומה.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.لو نظرنا إلي أفريقيا نستطيع أن نتأكد و نعرف أكثر , الإنقساملت القبلية و هكذا .
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.間違いなく もっと多くの 部族間の境界があるはずです ここではアフリカ第2の大国スーダンを見てみましょう
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad bijvoorbeeld - die niet alleen graag een bom zouden bouwen, maar ook testen.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad, par exemple -- qui voudrait, non seulement construire une bombe, mais aussi la tester.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad por ejemplo -- a quien no sólo le gustaría construir una bomba, sino también probar una bomba.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad spre exemplu -- cărora le-ar plăcea nu numai să construiască o bombă, dar să testeze o bombă.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinežád - kteří by chtěli nejen sestavit bombu, ale také ji vyzkoušet.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.예를 들면 아마디 네자드가 있는데, 이들은 폭탄 제작 뿐 아니라 폭탄을 실험해보는 것도 원합니다.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ахмадинеджад, например - които биха искали не само да изградят бомба, а и да тестват бомба.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ахмадинежад, например, которые хотели бы не только построить бомбу, но протестировать ее.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.כמו אחמדינג'אד, לדוגמא, שהיו רוצים לא רק לבנות פצצה, אלא גם לנסות אותה.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.أحمدي نجاد كمثال -- الذي ليس فقط يود أن يبني قنبلة نووية , لكن يختبرها .
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.核爆弾の製造に加え 核実験をしたがっています この勢力は完全に消滅するでしょう
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Adică, Bruce Willis în "Al şaselea simţ", corect?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Bruce Wills trong "Giác Quan Thứ Sáu," đúng không?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Ich meine, Bruce Willis in "The Sixth Sense", richtig?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Ik bedoel, Bruce Willis in 'The Sixth Sense'?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Jag menar, Bruce Willis i "Sjätte sinnet", eller hur?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?뭐나면, "식스 센스"에서의 브루스 윌리스, 맞죠?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Ott van például Bruce Willis a "Hatodik érzékben", ugye?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Prenez Bruce Willis dans "Le Sixième Sens".
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Quiero decir, Bruce Willis en "El Sexto Sentido", ¿cierto?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Voglio dire, Bruce Willis nel "Sesto Senso", giusto?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Weźmy Bruce'a Willisa w "Szóstym zmyśle".
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Ας πούμε, ο Μπρους Γουίλις στην "Έκτη Αίσθηση."
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Имам предвид, Брус Уилис в "Шесто чувство", нали?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?Как Брюс Уиллис в "Шестом чувстве"...
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?אני מתכוון, ברוס וויליס בסרט "החוש השישי," נכון?
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?أعني، بروس ويليس في فلم " الحاسة السادسة،" أليس كذلك؟
"Altıncı His"te Bruce Willis mesela, di mi?ずっと 死人が見える子を助けていたけど
Ama anıtların bilincindesin değil mi? Mesela Vietnam Anıtı.하지만 이런 종류의 형태로 된