Ana içeriğe geç
Sözlük

mesela ile cümle

mesela kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mesela biri ısıyı tüketiyor ve bunu bütünüyle bir “iş’e döünüştürüyor.Potom sa všetko v putierke premrvilo a zalialo „zvarnicou“.
Çeşitli teknik korunmalar var, mesela hafıza korunması.Existujú viaceré metódy ochrany pamäte, napríklad segmentácia pamäte a stránkovanie.
Her yüksek derecede bileşik sayı primoriyellerin çarpımıdır (mesela 360 = 2·6·30).Vsako zelo estavljeno število je produkt primoriel (na primer število 360 = 2 · 6 · 30).
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Tukaj so praznovali poroko.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Preizkusila se je tudi tudi kot pevka.
Mesela granit ve gabro gibi.Takšni kamnini sta na primer gabro in granit.
Mesela, A = { 0 , { 0 } } {\displaystyle A=\{0,\{0\}\}} olsun.To lahko zapišemo kot A A T = A T A = I {\displaystyle AA^{T}=A^{T}A=I\,} .
Mesela yılbaşı, Noel, Cadılar Bayramı, Paskalya gibi bayramlar.Tematizira misterije, oz. verske praznike kot so božič, velika noč, vnebovzetje.
Meselâ aşırı cezalandırıcı bir ev veya okul ortamı gibi.Je mogočna, značilno grajena etažna hiša podobna dvorcu.
(Mesela kumve tuz yerine tum ve kuz demek gibi).(Namesto zelja so v tej basni breskve) Albreht
Mesela bak, "Burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!Ta gre takole: "Jaz sem Tinko Polovinko, iz velemesta Mačji dol.
Buradan göç eden muhacirlerin birçoğu Çanakkale Biga civarına (mesela Sinekçi Köyü)yerleşmişlerdir.Večina klopov čaka gostitelja na kakšnem izpostavljenem mestu (npr. na vrhu travne bilke).
Halüsinasyonlar görür mesela bazen bahçe hortumunu yılan sanır.Lepontščina in galatščina se včasih obravnavata kot narečji galščine.
Meselâ Kanlıca semtinin yoğurdu gibi.Predvsem pa so profili venca podobni jonskim.
Mesela bir ülkede mala olan talep esnekse fiyat düşürülür sürümden kazanılır.Pvz.: nuo didesnės automobilio vertės, negu nustatyta valstybės, nustatomas nuošimtis, kurį reikia sumokėti.
Mesela, Z 15 {\displaystyle \mathbb {Z} _{15}} i düşünelim.Jei turime, pavyzdžiui, žiedą Z {\displaystyle \mathbb {Z} } .
Mesela; WWE'nin profesyonel güreşçisi The Rock, face karakterine en iyi örnektir.Šį kartą už Whiskey In The Jar, kaip geriausią sunkaus roko pasirodymą.
Mesela, abim bir parti falan kurdu, ben karışmazdım.Tikėjausi atsilaikyti ilgose partijose, bet to neatsitiko.
Diğer ülkelerde de, mesela İtalya’da da benzer gelişmeler olmuştur.Kitos panašios programos su tokiais pat tikslais veikia Italijoje ir kitose šalyse.
Mesela, uçabilmesi, küpe veya toprağa girebilmesi gibi.Gali kaboti ir apsisukti vietoje, skristi atbulas ar į šoną.
Mesela buradaki animasyonlar, takriben her iki saniyede bir kere salınırlar.Siintoodud animatsioon võngub umbes kord kahe sekundi jooksul.
Bu balık Afrika'da birçok göle aktarıldı, mesela Viktoria ve yapay Nasser Gölü'ne.Niiluse ahven on viidud sisse mitmesse Aafrika järve, sealhulgas Victoria järve ja Nasseri tehisjärve.
Çok sayıda dergide bu hikâyeleri gözüktü, mesela Atlantic Monthly.Raamat ilmus kõigepealt lühendatult ajakirjas The Atlantic Monthly.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Millal leiavad pulmad aset?
Mesela, en eski konfederasyon örneği İsviçre, 1848 tarihine kadar konfederasyon halinde idi.Vana Šveitsi Konföderatsiooni ühendav leping oli Stanser Verkommnis aastast 1481.
Mesela katalog kayıtları verilebilir.Nii saab valmistada näiteks katalüsaatori kandematerjale.
Aristoteles’te çelişkisizlik ilkesinin değerlendirilmesi problematolojik bir tümdengelimdir mesela.Tundub, nagu Aristoteles ei pöörduks nende poole, kes näiteks õigluse väärtuses kahtlevad.
Mesela gönderilen veri 1 olsun. n = 3 tekrar için 111 gönderilir.Trigeri viimiseks olekusse Q = 0 tuleb anda sisendisse R = 1.
Mesela akustik optikten ayırt edilir.Seda nimetatakse akustiliseks eraldamiseks.
Mesela Uranyum-235 nötron bombardımanına tutulur.Näiteks uraan-235 tuumkütusega tuumapommides kasutatakse selleks tavalist lõhkeainet.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Võitluses võidakse kasutada üht või kaht mõõka, mõõka ja kilpi, mõõka ja pistoda või muid kombinatsioone.
Mesela kağıdın yırtılması, fiziki bir olaydır.Näiteks hirmu formaalne objekt on ohtlikkus.
-- 10 gibi mesela --זה יכול להיות 10, או ערך אחר.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız신소재를 2차원 직물로 만들면
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Auf zwei Dimensionen, wenn man z.B. Stoff aus ihnen macht, sind sie 30x stärker als Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Em duas dimensões, se forem usados para criar um tecido, são 30 vezes mais resistentes do que o Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.En deux dimension, si on en fait un tissu, ils sont 30 fois plus résistants que le Kévlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.En dos dimensiones, si por ejemplo haces una tela de el, sería 30 veces más resistente que el Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Ha két dimenzióban szövetként kiterítjük, 30-szor erősebbek mint Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.În doua dimensiuni, dacă le aranjezi ca pe o țesătură, ele sunt de 30 ori mai rezistente decât Kevlar-ul.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.In twee dimensies, als je er zeg maar een stof van maakt dan is het 30 keer sterker dan Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.W dwóch wymiarach, jako tkanina są 30 razy silniejsze niż Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В две измерения, ако направите например тъкан от тях, те са 30 пъти по-здрави от кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В двух измерениях, если например из них сделать ткань, то она будет в 30 раз прочнее, чем кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Якщо створити з них матеріал двомірної\двошарової структури, вони в 30 разів міцніше ніж кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızSe si realizza un tessuto in due dimensioni
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızבשני מימדים, אם יוצרים מהן אריג,
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızو في بعدين , يمكنك ان تصنع , شيء يعمل كاساس لشيء اخر منها ,
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızケプラーの30倍の強度がある
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Dus jij begroet Moses, traditioneel.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?남자: 전통적으로 모세를 맞이하는 거군요.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın? [Moses kendi dilinde konuşur]Donc vous dites bonjour à Moses, de manière traditionnelle.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın? [Moses kendi dilinde konuşur]Du begrüßt Moses also traditionell.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Quindi tu saluti Moses così, diciamo, per tradizione.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Så du hälsar på Moses på traditionellt sätt.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Tak pozdrav Mosese, podle tradice.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Tehát hagyományos módon üdvözlöd Mosest.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Tervehdi Mosesta perinteisesti.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Так ты приветствуешь Мозеса?
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?الرجل: إذًا، فإنك تُحيّين موسى، هكذا، بشكل تقليدي.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod