Ama hiç bahsetmediğimiz, ya da çok az bahsettiğimiz mesele insani bağlara, ilişkilere verilen değer ve önem.見落とされていることの一つが 人と人とのつながり 人間関係の価値と重要性です 人と人とのつながり 人間関係の価値と重要性です
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.Ale hlavním cílem červených krvinek je pojmout co nejvíce hemoglobinu.
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.Kłopot z czerwonymi krwinkami polega na tym, że muszą mieć tak dużo hemoglobiny, jak to tylko możliwe.
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.적혈구는 가능한 많은 헤모글로빈을 담아야 하죠
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.Maar de punt met rode bloedcellen is dat het zoveel mogelijk hemoglobine moet bevatten, als mogelijk.
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.O probelma crucial é que as celulas vermelhas do sangue contem tanta hemoglobina como possivel
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.Головна мета еретроцитів - містити в собі якомога більше гемоглобіну.
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.אבל מטרת תאי הדם היא להכיל מה שיותר המוגלובין.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Aber das stimmt nicht.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Ale nie o to chodzi.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Ale to není správně.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Ale to nie je pravda.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Dar asta nu este corect.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.De ez nem igaz.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.하지만 사실이 아니죠.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Maar dat klopt niet.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Mais ce n'est pas tout à fait juste.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Ma questo non è vero.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Mas isso não está certo.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Nhưng điều đó là không đúng.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Pero eso no es correcto.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Tapi itu tidak benar.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Αλλά δεν είναι έτσι.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Але, насправді, це не так.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Но на самом деле это не так.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.Но това не е така.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.אבל זה לא נכון.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.ولكن هذا ليس صحيحًا.
Ama kreş meselesinde bu geçerli değil.人は契約的な制約がなくとも
Ama mesele sorular değildi.אבל העניין איננו השאלות.
Ama mesele sorular değildi.لكن الأمر ليس عن الأسئلة.
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.0 é maior que 15 negativos. Mas tente algo como - tente 16 negativo.
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.하지만 -16 같은 수로 해봅시다.
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.Aber versuchen so etwas wie--versuchen negative 16.
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.Albo weźmy -16.
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.Ale skúste to napríklad s ... skúste -16.
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.Lad os prøve minus 16.
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.Pero intente algo así--16 negativos.
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.Але спробуйте, наприклад, від'ємне 16.
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.Но опитайте нещо като минус 16
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.لكن جربوا شيئ آخر مثل --جربوا -16
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.当てはまりません。
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.A například motorkáři dosahují stejných rychlostí.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Chẳng hạn như những người đi xe máy, họ cũng có tốc độ như vậy.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Co do prędkości, motocykliści mogą jechać równie szybko.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Dar de exemplu, motocicliștii, merg cu aceeşi viteză.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.De például a biciklisták, ugyanazzal a sebességgel rendelkeznek.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.이를테면 오토바이도 비슷한 속도를 냅니다.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Maar motorrijders bijvoorbeeld, die hebben dezelfde snelheid.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Mais par exemple, les motards, ils ont la même vitesse.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Mas, por exemplo, os ciclistas andam à mesma velocidade.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Motorradfahrer zum Beispiel sind genauso schnell.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Napríklad motorkári idú rovnakou rýchlosťou.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Per esempio, i motociclisti, hanno la stessa velocità.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Por ejemplo, los motociclistas llevan esa misma velocidad.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Sebagai contohnya, pengendara sepeda, kecepatannya sama.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Till exempel cyklister, de har samma hastighet.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Για παράδειγμα, οι μοτοσυκλετιστές, αναπτύσσουν την ίδια ταχύτητα.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Вот например, велосипедисты, у них такая же скорость.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Но например, колоездачите, те развиват същата скорост.