mesel ile cümle

mesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dağları meşeliktir.大山祇命を祀る。
‘Bir Kadın Bir Erkek’ mesela.例「俺は男だ。
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.また、封戸からの封物の送付や荘園からの年貢の送付の責任者も綱丁と称した。
Hayır lan işte, bu defa mesele hepimizin ölecek olması değil, dört ayımın kalmış olması."誰も恨みはしない」と述べ、その4か月後に死去した。
Meselâ aşırı cezalandırıcı bir ev veya okul ortamı gibi.教会、あるいは学校のような巨大な屋敷になる。
Cihadiye Köyü; Kındıra, Meşelan, Manastır, Madul,Elmalan ve Biçincik(Biçimlik) adlı 7 mahalleden oluşmaktadır.仍孫(じょうそん、great5-grandchild)は直系7親等で昆孫の子、来孫の孫、玄孫の曽孫、曽孫の玄孫、孫の来孫、子の昆孫、孫の孫の孫の子である。
Mesela EtherType 0x0800 bu paketin ipv4 datagramı içerdiğini işaret eder.例えば、EtherType値0x0800は、フレームにIPv4データグラムが含まれていることを示す。
Mesela, bir işlemci ana bellekten bir yükleme işlemini gerçekleştirdiği sürede yüzlerce buyruğu işleyebilir.たとえばプロセッサはメモリからロードしようとしている間に何百という命令を実行できるかもしれない。
72 mesele konu edilmiştir.^ アニメ72話。
Mesela Itachi'nin yüzüğü sağ elin yüzük parmağındadır.イザベラの右手人差し指には、指輪がはめられている。
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.あれは全て嘘だったし、私は非常に申し訳なく思っている。
Bu bir zaman meselesi," dedi.でも、それも時代という事なんだ」と語っている。
Lorentz, temel hidrodinamik denklemlerinden yola çıkarak meseleyi hesap yoluyla çözmeyi önerdi.ローレンツは流体力学の基本的方程式を出発点として、問題を数値的に解くことを提案した。
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.至る所に「あ」がつく物だらけの「あ空間」。
Meseldir, gülşen-i âlemde bir gülle bahar olmaz.〜絶対に笑ってはいけない冬休み!
Faraday, zaman zaman bu mesele üzerinde çalıştı.ハットンはここで時間について着目した。
Mesela Yörükler hoşgörülü insanlardır.実験生物は大腸菌。
Kendi ifadesiyle “mesele para değil, bir mesaj vermektir”.このキャンペーンでは「お金ではなく、あなたの声をください。
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.ただし、体育館はこの時点では未完成。
Meşeleri bol olan bir mahalledir.かなりの封土を持つ大領主。
Model, karmaşık sistemlerde bilgi temsili, bilgi akışı ve karar verme ile ilgili temel meseleleri temsil eder.そのモデルは、複雑システムの知識表現、情報フロー、及び意思決定における基本の課題を表現する。
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.生命倫理の問題にもとりくむ。
Ruh ve Beden Meselesi .身体と霊魂の相関関係。
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.遺産は彼の父親からではなく、妻であるまゆみ本人からのものだった。
Uzmanlara göre kesinlikle yeterli değil mesela Konsantre Güneş Enerjisi.ちなみに潮力発電は太陽光とは無関係。
Kitabı yazarken bu arada Gezi olayları oldu mesela ve orada kırmızılı kadın vardı.だから地図を見るとトンネルがあるのに赤い×印が打ってあったりそこだけ細線になったりしているものがあった。
Mesela Değiştirilir?変えた?
1890'dan sonra ise sosyopolitik meseleler ve sosyal ekonomi üzerine yoğunlaşmıştır.1890年から社会政治学、社会経済学に興味を持ち始めた。
Mesela çok bariz hatalarla, yanlış anlaşılmalarla insanları güldürür, şakalar yapar.話題の中に明らかな間違いや勘違いなどを織り込んで笑いを誘う所作を行ったり、冗談などを主に言う。
Itachi ile olan meselesi de bundan farklı değildir.その容姿は藤崎と全く似ていない。
Mono no aware (Japonca: 物の哀れ), meselelerin acısı anlamına gelen bir Japonca terimidir.MONO NO AWARE(モノ ノ アワレ)は、日本のロックバンド。
Bir başka mesele için orada olmalıdır.もう一つにも到達するおそれがある。
Mesela bak, "Burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!スーパーモード時の決め台詞は、「君の勇気がこの胸に、熱く響いてイイ感じ!
Mesela futbol aşkı birçok olaylara neden olmuştur.主にサッカーの試合が多い。
Mesela m0 sabit kütle, m ise göreli kütledir.よって、特に A / m は体であるので m は極大イデアルである。
Mesela personellerin tutulduğu bir tablomuz olsun.例えば、人物を象徴的に描いた図像のような物である。
Mesela kadın çok heyecanlı olabilir.特に女性にとってはアクが強すぎたかもしれない。
Mesela, abim bir parti falan kurdu, ben karışmazdım.こころとはクラスメイトだが、関わらないようにしていた。
Doğu, ince mesele (Восток — дело тонкое); Doğu hakkında bahsederken kullanılmaktadır.東部夏時間(とうぶなつじかん、Eastern Daylight Time:略称EDT)は、東部標準時(EST)の夏時間のことである。
Mesela yılbaşı, Noel, Cadılar Bayramı, Paskalya gibi bayramlar.元旦祭、例祭、春祭、秋祭、初午祭。
Aynı şekilde Ukrayna meselesindeki yetersizliklerinden dolayı hükümeti suçladı.合意は同様にウクライナ政府も関与している。
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.こうして結婚式が執り行われた。
Cami yakılır mesela."高松焼ともいう。
Onlara umumi şeyleri öğret, ince meseleleri açma.つまらぬ事をたいそうらしく心得て、こせこせしてはならない。
Mesela: Jesús (yalın) elskar þig.イエスをなくしてしまおう、ということです。
Meselâ: “Muhammed” kelimesi 92′dir.^ 第92話の祥平の台詞「この間の」より。
Mesela Saddam Hüseyin’in 2002 referandumunun %100 katılıma ulaştığı iddia edilmişti.萨达姆·侯赛因在2002年的公投中,聲稱參與度達百分之百。
Asıl mesele ise, artık yıl 2004 değil.现在都2004年了,不应景了。
İslam felsefesinde (Kelam) bu konu hüsün-kubuh meselesi olarak tartışılmıştır.統計誤用是指統計學的爭論被斷言為謬誤。
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.從征陳理,分兵柵四門,于江中連舟為長寨,絕其出入,理降。
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.體育場也許可舉辦結婚典禮。
1890'dan sonra ise sosyopolitik meseleler ve sosyal ekonomi üzerine yoğunlaşmıştır.自1890年以后,他开始倾向于研究社会政治学和社会经济学问题。
Hava yolculuğunun doğasından dolayı havacılık hukuku, genel olarak uluslararası hukuk meselesi olarak görülür.并且由于航空旅行的性质,在很多情况下还与国际法有关。
Mesela futbol aşkı birçok olaylara neden olmuştur.足球流氓造成了许多足球场上的惨案。
Mesela EtherType 0x0800 bu paketin ipv4 datagramı içerdiğini işaret eder.例如,一个0x0800的以太类型说明这个帧包含的是IPv4数据报。
Ruh ve Beden Meselesi .心所法與心。
Mesela rico; zengin, varlıklı anlamına gelmektedir.利:即「富」,指富有。
Bu dönemde Avrupa liberalizmi ivme kazanmış; ekonomik, sosyal ve politik meseleler gündeme getirilmiştir.在这段时间内,欧洲自由主义的发展势头增长;其议程包括经济、社会和政治的议题。
Ben bir gitaristim ve birden mesela bir parçada hiç gitar kullanılmıyordur, veya davul yoktur.我是一名吉他手,但突然之間,這首歌不需要吉他或鼓。
Dil bir sınıf meselesi olmaktan ziyade, halka aitti.有了文学的国语,我们的国语才可算得真正国语。

İlgili Sayfalar