Ana içeriğe geç
Sözlük

mesai ile cümle

mesai kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kimse fazla mesai yapmak istemez mi?Nobody wants to do the overtime, right?
-o zaman fazla mesai kesinlikle gereklidir- then overtime is obviously necessary
Devlet ve Tiran'daki siyasi yapılar işleri yetiştirmek için fazla mesai yapıyorlar.State and political structures in Tirana are working overtime to catch up.
MSK, her şeyi hazırlamak için fazla mesai yaptığını açıkladı.The CEC says it is working extended hours to get everything ready.
Dışarda çalışanların mesai saatleri, 07:00-11:00 ve 18:00-20:00 şeklinde yeniden düzenlendi.Those working outdoors have had their working hours reduced to 7am to 11am and 6pm to 8pm.
Çoğu işveren fazla mesaileri ödemiyor.Many employers do not have the funds for overtime payments.
Volkwagen, Eyüpoviç'in deyimiyle 9-5 mesaisi yapılan bir yer.At Volkswagen, Ejupovic found herself in what she called a "normal, 9-to-5 job".
Kanun, fazla mesai için prim ödemesi sağlar.The law provides for premium pay for overtime.
İş çıkışı. Mesai bitimiFeierabend.
Yeni mesai arkadaşı bana selam vermiyor.Die neue Kollegin grüßt mich nie.
Ancak görevini mesai sonuna kadar yapmak ister.Sie beschwört ihn, seine Pflicht bis zum Endsieg zu erfüllen.
Aynı kadın, gecenin geç bir saatinde işlerini yeni bitirerek, mesaiden çıkmış bir çalışan da olabilir.Oder es könnte spät in der Nacht, nachdem die Frau eine Schicht bei der Arbeit abgeschlossen hat.
Lenin ile birlikte yoğun mesai yapar.Er arbeitet eng mit Linderman zusammen.
Andy'nin annesi Karen, bir gün akşam mesaisine kalır.Die Eltern von Anne verreisen für einen Tag.
Tom fazla mesai yaptı.Tom a fait des heures supplémentaires.
Ancak görevini mesai sonuna kadar yapmak ister.On attend cependant d'eux qu'ils fassent leur devoir jusqu'au bout.
Ayşe (Maryam Zaree) ise, işe yeni başlamış mesai arkadaşıdır.Puis une nouvelle va ravir la famille : Fred est enceinte.
23:25 İşçi mesai zamanında yememeli Deut.Cap XLI: A qué horas deben comer los monjes.
Kıdem olarak diğerlerinin üstünde olmasına rağmen bunu mesai arkadaşlarına pek hissettirmez.Aunque podría no parecerlo, tiene grandes dotes para su trabajo.
Tom mesai kartını deldi.Том перфорировал свою хронокарту.
Ancak görevini mesai sonuna kadar yapmak ister.Он собирался довести работу до конца.
Ancak görevini mesai sonuna kadar yapmak ister.حتما ستبقيه معك إلى نهاية المهمة.
Mesai saatleri dışında da fahişelik yapmayı sürdürür.Poza pracą zawodową zajmował się numizmatyką.
Angieyle ikinci iş günlerinde ikili fazla mesai yapmaktadır.Idag har Daniel närmare bestämt två jobb.
Bölüm Buffy'nin mesaisiyle başlar.Új fejezet kezdődik a Porsche történetében.
Lenin ile birlikte yoğun mesai yapar.Ο Λένιν λειτουργούσε πολύ προσεκτικά.
Yenişehir Şemaki Evi Müzesi Pazartesi dışında her gün mesai saatlerinde ziyarete açıktır.Masjid Schwetzingen dapat dikunjungi oleh para pengunjung setiap hari kecuali hari Senin.
Cumartesi pazar dışında mesai saatlerinde açıktır.休業日の日曜日以外に立ち入るべきではない。
Fazla Mesai Tiyatro Grubu resmi internet sayfası Tiyatro Dünyası sayfası Blog sayfasıInternet Broadway Databeseの作品ページ Music Theatre Internationalの作品ページ
23:25 İşçi mesai zamanında yememeli Deut.07:25班次於學校假期不設服務。
Ayşe (Maryam Zaree) ise, işe yeni başlamış mesai arkadaşıdır.用以诞敷先人,昭示后代,在礼然也。
Mesaiden sonraki periyotlarda ve hafta sonlarında, operatörler olmadığından makine diğer işlemlere geçerdi.在週末和下班期間,沒有操作者的情況下,機器只會簡單地轉移到下一個工作。
Kıdem olarak diğerlerinin üstünde olmasına rağmen bunu mesai arkadaşlarına pek hissettirmez.Međutim, ostatak društva besprijekorno ju voli unatoč njezinim manama.
Ancak görevini mesai sonuna kadar yapmak ister.Naloge mu ne uspe izpeljati do konca.
Künyeleri olarak da Ümmü Gülsüm ve Ümmü’l Mesaib’i zikretmişlerdir.Naj kot svoj drugi singl izdam SMILE ali PUSH??".
Akşam mesaiden sonra Erich tekrar pencereye gidiyor.Después de trabajar, Honecker vuelve a la ventana y dice:
Akşam mesaiden sonra Erich tekrar pencereye gidiyor.După lucru, seara, Erich îl salută iar:
Akşam mesaiden sonra Erich tekrar pencereye gidiyor. "İyi akşamlar sevgili güneş".Après le travail, Honecker retourne à la fenêtre et dit:
Akşam mesaiden sonra Erich tekrar pencereye gidiyor. "İyi akşamlar sevgili güneş".Munka után Honecker hazamegy, odamegy az ablakhoz, mondja:
Akşam mesaiden sonra Erich tekrar pencereye gidiyor. "İyi akşamlar sevgili güneş".אחרי העבודה הונקר חוזר אל החלון ".ואומר: "ערב טוב, שמש יקרה
Akşam mesaiden sonra Erich tekrar pencereye gidiyor.Na het werk gaat Honecker weer naar het venster en zegt:
Akşam mesaiden sonra Erich tekrar pencereye gidiyor.После работы подходит он снова к окну и говорит:
Bazen işveren çalışandan mesai yapmasını isteyebilir.A veces, el patrono puede pedir al trabajador que haga horas extraordinarias.
Bazen işveren çalışandan mesai yapmasını isteyebilir.Ibland kan arbetsgivaren be arbetstagaren arbeta övertid.
Bazen işveren çalışandan mesai yapmasını isteyebilir.Joskus työnantaja voi pyytää työntekijää tekemään ylitöitä.
Bazen işveren çalışandan mesai yapmasını isteyebilir.Parfois, l'employeur peut demander à l'employé de faire des heures supplémentaires.
Bazen işveren çalışandan mesai yapmasını isteyebilir.Иногда работодатель может попросить работника выполнить сверхурочную работу.
Bazen işveren çalışandan mesai yapmasını isteyebilir.بإمكان رب العمل أن يطلب أحياناً من العامل أن يقوم بعمل إضافي.
Bu durum önümüzdeki yıllarda tüm eğitim aktörlerinin ek bir çalışma ve mesai yapmasını gerektirmektedir.Je tu zahrnutý aj prehľad hlavných diskusií a reforiem o tejto problematike.
Daha az paraya daha uzun mesailer. Hak yok, fazla mesai ücreti yok.Dengan bayaran yang lebih kecil, dan jam kerja yang lebih lama, Jaminan yang sudah dikurangi
Daha az paraya daha uzun mesailer. Hak yok, fazla mesai ücreti yok.年金が貰えなくなっても文句を言わない
Eğer bütün gece çalışacaksak, fazla mesai almalıyız.Als we het nachtje door werken, krijgen we overuren betaald.
Eğer bütün gece çalışacaksak, fazla mesai almalıyız.Dacă lucrăm peste noapte, ar trebui să fim plătiți pentru orele suplimentare.
Eğer bütün gece çalışacaksak, fazla mesai almalıyız.일을 밤새 하면 잔업수당을 받아야죠.
Eğer bütün gece çalışacaksak, fazla mesai almalıyız. Neden? Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Za pracę w nocy żądalibyśmy nadgodzin, bo jest męcząca i nas wyczerpuje.
Eğer bütün gece çalışacaksak, fazla mesai almalıyız.Nếu chúng ta làm việc cả đêm, chúng ta phải được trả thêm giờ.
Eğer bütün gece çalışacaksak, fazla mesai almalıyız.Podemos brincar a noite inteira.
Eğer bütün gece çalışacaksak, fazla mesai almalıyız.Se lavorassimo tutta la notte, dovrebbero pagarci gli straordinari.
Eğer bütün gece çalışacaksak, fazla mesai almalıyız.Si on travail toute la nuit, on doit toucher des heures supplémentaires.
Eğer bütün gece çalışacaksak, fazla mesai almalıyız.Si trabajamos de noche, tienen que pagarnos horas extras.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod