Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.Puisilah yang mengangkat benda biasa atau terabaikan ke dalam dunia yang berseni.
Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.Runous nostaa banaalin ja laiminlyödyn esineen taiteen valtakuntaan.
Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.Thẩm mỹ nâng tầm những vật bình thường và bị bỏ quên đến một chân trời nghệ thuật.
Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.Η ποίηση είναι αυτό που ανυψώνει το μπανάλ αντικείμενο, το παραπεταμένο, στο χώρο της τέχνης.
Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.Поезията е това, което издига баналното и пренебрегваното до сферата на изкуство.
Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.Поезія підіймає банальний та занедбаний об'єкт до мистецьких небес.
Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.Поэзия переносит самый банальный предмет в сферу искусства.
Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.שירה היא שמרוממת את האוביקט הבנאלי והמוזנח לרמת אומנות.
Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.الشعر هو ما يرفع الأشياء المهمشة و المقصاة إلى عالم من الفن
Şiirsellik banal ve boşlanmış konuları sanat mertebesine yüceltiyor.芸術に変える 詩は人々が恐れていたものを
Size göstereceğim ilk denklem grubu, ikinci mertebeden doğrusal diferansiyel denklemler.והקבוצה הראשונה שנראה , והיא כנראה הקבוצה
Size göstereceğim ilk denklem grubu, ikinci mertebeden doğrusal diferansiyel denklemler.في المحاضره الاولى سأريكم-- وهذه المحاضرة
Size göstereceğim ilk denklem grubu, ikinci mertebeden doğrusal diferansiyel denklemler.基礎的な物理学によく使用される
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao:좋아하는 책을 2가지 언어로 읽는 즐거움도 맛볼 수 있어요.
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao:Ahelyett, hogy a jelentés elveszne a fordításban, nagyon is sokat tanulhatunk ebből.
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao: Akarsunun Yolu" gibi.["Droga Chuang Tzu" Thomas Merton] ["Tao Strumienia" Alan Watts]
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao: Akarsunun Yolu" gibi.Em vez de se perder com a tradução, descobri que há muito a ganhar.
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao:leer sus libros favoritos en dos idiomas.
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao:leggere i propri libri preferiti in due lingue. ["La Via Semplice di Chuang Tzu" Thomas Merton] ["Il Tao.
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao:lukea lempikirjasi kahdella eri kielellä. [The Way of Chuang Zhu] [Tao:
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao:לקרוא את הספרים האהובים עליך בשתי שפות.
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao:أن تقرأ كتبك المفضلة بلغتين ["طريق تشوانج تزو" تأليف توماس ميرتون]
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao:咁將原文同譯文一齊讀都極有意思
Thomas Merton'un yazdığı "Chuang Tzu'nun Yolu" ve Alan Watts'ın yazdığı "Tao:[『老子: 流れる水の如し』]
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Anh em hãy tỉnh thức, hãy vững vàng trong đức tin, hãy dốc chí trượng phu và mạnh mẽ.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Anh_em hãy tỉnh thức , hãy vững_vàng trong đức_tin , hãy dốc chí trượng_phu và mạnh_mẽ .
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Bdejte, stojte vo viere, buďte zmužilí, buďte silní.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Bděte, stůjte u víře, zmužile sobě čiňte a buďtež silní.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Čujte, stojte v veri, moški se držite, trdni bodite!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Czujcież, stójcie w wierze, mężnie sobie poczynajcie, zmacniajcie się.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.깨어 믿음에 굳게 서서 남자답게 강건하여라
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vær årvåkne, stå fast i troen, vær mandige, vær sterke!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Våger, står faste i Troen, værer mandige, værer stærke!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vaken, stån fasta i tron, skicken eder såsom män, varen starka.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Valvokaa, pysykää lujina uskossa, olkaa miehuulliset, olkaa väkevät.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vegheaţi, fiţi tari în credinţă, fiţi oameni, întăriţi-vă!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Veillez, demeurez fermes dans la foi, soyez des hommes, fortifiez-vous.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vigiai, estai firmes na fé, portai-vos varonilmente, sede fortes.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vigilad; estad firmes en la fe; sed valientes y esforzaos
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vigilate, state saldi nella fede, comportatevi da uomini, siate forti
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vigyázzatok, álljatok meg a hitben, legyetek férfiak, legyetek erõsek!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Wachet, stehet im Glauben, seid männlich und seid stark!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Wees op uw hoede; blijf trouw aan de Here; gedraag u als mannen en wees sterk.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Αγρυπνειτε, στεκεσθε εν τη πιστει, ανδριζεσθε, ενδυναμουσθε.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Бодрствуйте, стойте в вере, будьте мужественны, тверды.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Пильнуйте, стійте в вірі, мужайтесь і утверджуйтесь.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Поздравът пиша аз, Павел, със собствената си ръка.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.שקדו ועמדו באמונה התאששו והתחזקו׃
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.اسهروا. اثبتوا في الايمان. كونوا رجالا. تقووا.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.你 們 務 要 儆 醒 、 在 真 道 上 站 立 得 穩 、 要 作 大 丈 夫 、 要 剛 強
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.你 們務 要 儆醒 、 在 真 道上 站立 得 穩 、 要 作大 丈夫 、 要 剛強
Ve daha sonra, büyük gruplarla baş etmek için, mesela millet mertebesinde, karşılıklı saldırmazlığı çıkardık.그 후에는 좀 더 큰 조직을 다루기 위해 예를 들면 국가 차원의 조직을 다루기 위해 상호불가침 조약을 맺습니다.
Ve daha sonra, büyük gruplarla baş etmek için, mesela millet mertebesinde, karşılıklı saldırmazlığı çıkardık.ואז, כדי להתמודד עם קבוצות גדולות למשל, ברמת האומה אנו זקוקים לאי-אלימות הדדית,
Ve daha sonra, büyük gruplarla baş etmek için, mesela millet mertebesinde, karşılıklı saldırmazlığı çıkardık.例えば、民族国家の規模で 相互不可侵条約を交わすことになった あるいは、数々の衝突を続けて、やっと
Ve son olarak, mistik ya da "anagojik" mertebe.Dan terakhir, tingkat mistis atau kadang disebut tingkat "anagogis."
Ve son olarak, mistik ya da "anagojik" mertebe.E infine, quello mistico o qualcosa che viene chiamata livello 'anagogico'.
Ve son olarak, mistik ya da "anagojik" mertebe.이는 궁극적으로는 신화적이거나 아니면 신비주의적 단계로 때때로 불리워집니다.
Ve son olarak, mistik ya da "anagojik" mertebe.le niveau politique ou éthique, et, enfin, le niveau mystique parfois appelé le niveau anagogique.
Ve son olarak, mistik ya da "anagojik" mertebe.Ostatecznie na poziomie mistycznym lub czasem nazywanym "anagogicznym".
Ve son olarak, mistik ya da "anagojik" mertebe.Şi în final, nivelul mistic sau uneori numit nivelul "anagogic ".