Bu duvarlar zengin mermersi ayrıntıya sahiptir.Cette Mer semble avoir des propriétés mortelles.
Salonun ortasında mermer bir havuz vardı.Une piscine se trouve au milieu du salon.
Topraklarında mermer kaynakları da mevcuttur.Des ressources d'uranium sont également présentes sur le territoire.
Taş ve mermerden yana tercihi olan Han ; "Taş benim favori malzemelerimdendir.Il dit d'ailleurs dans La Serpe d'Or : « Rôti ou à la croque au sel, le sanglier est mon plat préféré ».
Bu kapıların mermer kaplı içleri, ahşap kapıları vardı.Les portes avaient des linteaux de bois.
Sekizgen biçimli kürsüsü bütünüyle mermerden, gövdesi tuğladandır.Ces huit statuettes se détachent presque complètement du fût de la croix.
Adımı taşıyan, çalışmalarımı özetleyen mermer bir anıt dikildi.Vivre ici m’a donne un cercle de références qui sont mon inspiration.
Asıl köşk katında ise duvarlar mermer kaplamaların ardında gizlenmiştir.Les murs en travertin sont dissimulés derrière des plaques de marbre.
Deney mermer yerine tahta bir masada daha iyi yapılıyordu.El experimento parecía funcionar mejor sobre una mesa de madera que sobre una de mármol.
Lathi siyah mermerden yapılmıştır.La deidad está hecha de mármol negro.
Küçük bir mermer kürsüsü vardır.Tiene un bajo punto de fusión.
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.Su piel es blanca como el mármol, casi tan fría como el hielo y brillante como diamantes a la luz del sol.
Romalı bir kadına ait mermer baş.Busto de una mujer romana.
Ayrıca St. Lazarus mermer sunağı da atölyesinde yapılmıştır.Aquí es donde se celebra también el Cross Internacional de Lasarte.
Mermer üstü et.Figari el masón.
Beyaz mermere Işık gölge etkisi kullanılarak oyulmuştur ve New Testament'dan dokuz sahne göstermektedir.Muestra nueve escenas del Nuevo Testamento, en mármol blanco con un efecto de claroscuro.
Mermerita Köy İdaresi Resmi Sitesi - 12 Ekim 2012 tarihinde erişildi.Estatua del Cantero – Se sitúa en la Avenida 12 de Novembro.
Bu garip acayip eserlerin tümü mermer taşından yapılmıştır.Todas estas esculturas están hechas de cemento blanco.
Şehirde eski mermer ocakları bulunamktadır.No. Vos ves a los viejos muertos de miedo en la ciudad.
Mermercilikte bunlara “Paledyen” adı verilmektedir.En este último caso se hacen llamar palmeritas.
Minberi mermerdir.Mina de mármol.
Bu düzenleme için 600ton Marmara mermeri kullanılmıştır.En su acabado, fueron usadas 800 toneladas de mármol.
İlçede faal bir mermer ocağı bulunmaktadır.El exterior tiene una fachada de mármol.
Cephe yontma taş ve mermerdir.Fuente de piedra y mármol.
Şehitliğe girince tam karşıdaki tepede yer alır, mermer merdivenlerle yanına çıkılır.Cuando llega al hangar, sube al Berg y este lo deja cerca de las instalaciones de CRUEL.
Sahınların zemini mermer döşelidir.Las escalinatas exteriores serán de mármol.
Bölgede bulunan mermer cinsi taş sayesinde bütün yapıların cepheleri sütun ve kemerlerle donatılmıştır.65, debido al peso del acero con el que se fabricaron los cajones de mecanismos y demás partes estampadas.
Mermer zeminler güzeldir.I pavimenti di marmo sono belli.
Mermer versiyonunu yıllar sonra yontmuş ve 1863 Salon sergisinde sunmuştur.Rifece più versioni della stessa opera negli anni seguenti, valga ad esempio quella esibita al Salon del 1863.
Bu düzenleme için 600ton Marmara mermeri kullanılmıştır.Per costruirla furono impiegate 800 tonnellate di marmo.
Yalının bahçesinden günümüze sadece mermer bir musluk ve havuz kalmıştır.Oggi del castello sopravvivono solo lacerti e una torre.
Dış duvarları mermer kaplıdır ve iç mekandaki duvarlar sıvalı bir şekildedir.Il forte all'interno delle mura ha una forma a U rovesciata.
Geniş mermer yatakları bulunmaktadır.Il margine delle foglie è intero.
Lathi siyah mermerden yapılmıştır.Manca nel mar Nero.
Pencerelerin alt kısımlarında, mermer madalyonlar içerisinde II. Abdülmamid’in tuğrası bulunmaktadır.Sopra, nella continuità del bugnato, si aprono le finestre del mezzanino.
Ayrıca mermer üretim tesisleri de bulunmaktadır.È presente anche un fabbricato per le merci.
Bu kapıların mermer kaplı içleri, ahşap kapıları vardı.Molto probabilmente era un muro di terra, con porte di legno.
Portalı mermerden yapılmış.Il portale è incorniciato nel marmo.
Sunağın üzerindeki mermer Saint Pierre heykeli 1932 yılında yerleştirilmiştir.La statua di San Francesco, situata sulla collina di San Marco, è stata realizzata nel 1982.
Son yıllarda mermer fabrikaları da çoğalmıştır.Esistono in produzione da decenni anche tegole marsigliesi di dimensioni maggiori.
Halen burada mermer çıkartılmaya devam ediliyor.Добыча мрамора продолжается до сих пор.
Sunağın üzerindeki mermer Saint Pierre heykeli 1932 yılında yerleştirilmiştir.Мраморная статуя святого Петра в верхней части алтаря была помещена туда в 1932 году.
Mermer kedisi ev kedisinden biraz daha büyüktür.Мраморные кошки немного крупнее домашних кошек.
Bu meydanda 3 katlı beyaz mermerden yapılma teraslar yükselir.От этой площади поднимается трёхъярусная терраса из белого мрамора.
1924'te The Marble Faun(Mermer Tanrıça) adlı şiir kitabını basmıştır.Затем в 1924 году вышла его первая книга — сборник стихотворений «Мраморный фавн» («The Marble Faun»).
Çevresi mimar Sör Aston Webb tarafından 2.300 ton beyaz mermerden inşa edilmiştir.Пьедестал, построенный по проекту архитектора Астона Уэбба из белого мрамора, весит 2,300 тонн.
Kazıların devamında mermer iki idol daha bulunmuştur.Затем Мэри обнаружила ещё два скелета.
Sohum steli, mermerden yapılmış bir mezar taşıdır (stel).Гробница Геты (лат. Geta) — гробница, первоначально украшенная мрамором.
Salonun ortasında mermer bir havuz vardı.В центральном зале, вероятно, должен был существовать бассейн.
Mermercilikte bunlara “Paledyen” adı verilmektedir.В простонародье, это блюдо называют Саламур.
Köyde bol miktarda Taş (mermer) ocakları bulunmaktadır.В деревне находится камень Купу (эст.
Anıt inşaatında Türkiye'nin farklı illerinden getirilen mermerler kullanılmıştır.В качестве строительного материала был использован красный песчаник различных оттенков, привезённый из Индии.
Mermer salonun ortasında Edirnekâri mermer bir havuz ve kösede kafes arkasında padisşahın tahtı bulunmaktaydı.В середине мраморного зала располагался бассейн, а за троном падишаха — тайная комната.
Mermer üstü et.Держи марку.
Dağın taş yapısında proterozoyik kayalardan şist, kuvarsit, mermer görülür.Из горных пород на Тайгете добывали мрамор, точильный камень, изумруды.
Şehirde ayrıca mermer, kiremit, manganez ve boraks ocakları vardır.В районе также добывается мрамор, гранит, известняк.
Tepenin üstünde beyaz mermerden bir tapınak yükselir.Над озером на скале возвышается белая статуя Девы Марии.
Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiştir.Храм был построен из мрамора.
Hatay'daki mermer damarlarının rezervi bilinmemektedir.لم يتم معرفة الاحتياطي من الرخام في هاتاي.
İskenderun'daki mermerler siyah renkli, ince beyaz kalsit damarlıdır.يكون أنواع الرخام المتواجد في إسكندرونة، كالسيت أسود اللون ودقيق البياض.