merkezleri ile cümle
merkezleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Humana'nın çağrı merkezleri, Cincinnati, Ohio ve diğer bölgelerde bulunmaktadır.A sede da Convergys continua sendo em Cincinnati, Ohio.
Tayland'ın en önemli kültürel merkezlerinden biri olan şehir, Chiang Mai Eyaleti'nin başkentidir.É a capital cultural do norte da Tailândia e capital da província de Chiang Mai.
Merkezleri ise Viyana, Stockholm ve Cebelitarık'ta yer almaktadır.Os centros de competência do Grupo estão localizados em Viena, Estocolmo e Gibraltar.
Gölün kıyısındaki en önemli yerleşim merkezleri Agbodrafo ve Togoville'dir.Steden aan de oevers zijn Agbodrafo en Togoville.
Pekin, Çin Demiryolu Sistemi'nin merkezlerinden biridir.Peking is een van de grootste knooppunten van de Chinese spoorwegen.
19. yüzyılda, Slovak ulusal hareketinin merkezlerinden biriydi.In de negentiende eeuw werd de stad een van de centra van de Slowaakse nationale beweging.
Kamuya ait sağlık merkezleri ile hastaneler ücretsiz hizmet sunmaktadır.In ziekenhuizen van de overheid is de zorg gratis.
İlçenin merkezleri Manchester ve Nashua şehirleridir.De grootste steden zijn Manchester en Nashua.
Kasaba her iki vilayet merkezlerinin arasında bulunmaktadır.De Oder zelf ligt tussen beide stadsdelen in.
Tur Abdin Süryani Ortodoks Hristiyanlar için önemli bir bölge olup dini ve kültürel merkezleridir.Tur Abdin is cultureel en religieus zeer belangrijk voor Syrisch-orthodoxe christenen.
Ülkenin en büyük şirketlerinin bazılarının merkezleri Fort Worth'dedır.Het Education Office bevindt zich op een andere plek in Fort Worth.
Popüler turizm merkezlerindendir.Het behoort tot de groep der toermalijnen.
Omsk'ta birçok yüksek eğitim veren üniversiteler ve araştırma merkezleri vardır.In Stuttgart bevinden zich talrijke onderzoekscentra en instellingen voor hoger onderwijs.
Merkezleri Benning, Georgia'dadır.Het hoofdkwartier bevindt zich in Fort Benning in de staat Georgia.
Şehir kısa zamanda Ligurya sahillerinin en yoğun ticaret merkezlerinden biri haline geldi.Al snel werd het een van de drukste handelsplaatsen aan de Ligurische kust.
Yerleşim merkezleri daha yükseklere kurulmuş ve kaleler görülmeye başlanmıştır.Er is een hoofdkwartier gebouwd en de overslag neemt toe.
Atakpamé, Alman sömürge düzeninde kurulan Togoland'ın önemli idari merkezlerinden biri konumundaydı.Atakpamé werd tot administratief centrum van de Duitse kolonie Togoland ontwikkeld.
Ayrıca günlük ihtiyaç merkezleri, okullar ve bir Lutheran kilisesi bulunmaktadır.Ook krijgt de plaats een Lutherse kerk en een school.
Ayrıca uzmanlık enstitüleri, çalışma merkezleri ve uluslararası eğitim merkezleri bulunmaktadır.Vervolgens zijn er ook nog de onderzoeksinstituten en onderzoekscentra.
Kışın ise basınç merkezlerinin durumu değişir.Tijdens de overwintering kan de soort van winterverblijf veranderen.
Avrupa'nın en önemli havacılık merkezlerinden olmuştur.Dit is de grootste luchthaventerminal van Europa.
Günümüzde sörf merkezlerinden biri haline gelmiştir.Tegenwoordig is de plaats geliefd bij surfers.
Amerika'nın üç büyük televizyon kanalı olan ABC, CBS ve NBC'nin merkezleri New York'ta yer alır.De vier grote Amerikaanse zenders ABC, CBS, FOX en NBC hebben allemaal hun hoofdkantoor in New York.
Şehir merkezlerinde ise silahlı Policia Armada birlikleri görev yapmaktaydı.Tot slot hadden de infanteristen op het fort hun eigen wapens.
Onlar ayrıca tarım aktivite merkezleriydi.Mogły być także ośrodkami gospodarstw rolnych.
Merkezleri Kâs şehri idi.Pniewy były już dużym miastem.
Ukrayna'nın en büyük metalurji merkezlerinden biridir.Jedno z największych przedsiębiorstw branży metalurgicznej na Ukrainie.
Dans etmeyi ve arkadaşlarıyla alışveriş merkezlerini gezmeyi çok sever.Lubi tańczyć i spędzać czas z przyjaciółmi.
Merkezleri ise Viyana, Stockholm ve Cebelitarık'ta yer almaktadır.Swoje centra posiada w Wiedniu, Sztokholmie i na Gibraltarze.
İkisinin genel merkezleri Podgorica'da bulunmaktadır.Biuro Krajowe mieści się w Podgoricy.
O doinemlerde de şehir civarı İtalya'nın önemli tarım ve tarım mamülleri ticaret merkezlerinden biri idi.Okolice tego miasta były centrum produkcji wełny owczej całej Italii.
SPD'nin eğitim merkezlerinde Ekonomi ve Marksizm öğretmeye başladı.Podczas nauki na uniwersytetach rozwinęły się jego zainteresowania marksizmem i socjalizmem.
Kasaba her iki vilayet merkezlerinin arasında bulunmaktadır.Przedmieścia mieszkalne leżały między dwoma ośrodkami.
Opera salonu, Lizbon'un tarihi merkezlerinden "Chiado" bölgesindedir.Teatr mieści się w zabytkowym, historycznym centrum Lizbony, w okolicach Chiado.
Aynı zamanda Antik İpek Yolu'nun vaha merkezlerinden biriydi.Była także jedną z dróg tranzytowych kraju.
Manastır Ortaçağ'da Ermenistan'ın en önemli dinî merkezlerinin biriydi.Był jednym z najważniejszych klasztorów Aragonii w średniowieczu.
Müzik dünyasının gerçek merkezleri Berlin ve Viyana idi.W tym czasie centrum życia muzycznego przeniosło się z Wiednia do Berlina.
Her şeyden önce kentlerin yönetim merkezleri durumundaydılar.Siedzibą władz gminy były Ktery.
19. yüzyılda, Slovak ulusal hareketinin merkezlerinden biriydi.W XIX wieku miasto było jednym z ośrodków narodowego słowackiego życia gospodarczego.
Şu anda tüm kayak merkezlerinde Snowboard için eğitilmiş hocalar bulunmaktadır.Nagle przylatują na smokach wszyscy członkowie smoczego szkolenia.
İlçenin merkezleri Biloxi ve Gulfport şehirleridir.Pas ten zawiera m.in. miasta Long Beach i Gulfport.
Bugün Güney Rusya'nın önemli endüstri ve ulaşım merkezlerinden birisidir.Miasto obecnie jest jednym z najważniejszych ośrodków przemysłowo-handlowych oraz turystycznych w Rumunii.
19. yüzyılda Liège Avrupa'nın en önemli çelik imalâtı merkezlerinden biriydi.W przeszłości Liège było jednym z najważniejszych centrów produkcji stali w Europie.
Özdilek Alışveriş Merkezleri ve Tekstil San.Ośrodek hutnictwa i przemysłu włókienniczego.
Bu zaviye Bektaşilerin önemli merkezlerinden biri olmuştur.Jest to spełnieniem jednego z głównych postulatów protestujących.
Şehir kısa zamanda Ligurya sahillerinin en yoğun ticaret merkezlerinden biri haline geldi.W niedługim czasie fabryka stała się jednym z większych pracodawców na terenie Wałbrzycha.
Cumaovası ve Menemen istasyonları akslar arasındaki aktarma merkezleridir.Przestrzenny układ korytarzy i schodów ma ułatwiać odpoczynek między aktami sztuk.
Şehre yeni okullar, yeni kültür merkezleri kuruldu.Powstawały szkoły i ośrodki kultury.
Bunlar aynı zamanda araştırma merkezleriydi.Jednocześnie prowadził prace badawcze.
Ames Research Center (ARC), NASA'nın araştırma merkezlerinden birisi.NASA Ames Research Center (ARC) är ett av NASA:s största forskningscenter.
Birçok gazete, radyo istasyonu, televizyon kanalı ve telefon şirketinin merkezleri burada bulunmaktadır.Flera tidningar, radiostationer, tv-stationer och telefonbolag har sitt huvudkontor i staden.
İlçenin merkezleri Berryville ve Eureka Springs şehirleridir.De administrativa huvudorterna (county seat) är Berryville och Eureka Springs.
HQ'nun Adison, Teksas'taki eski merkezleri Regus'un merkezlerine dönüştü.Företagets tidigare huvudkontor i Addison, Texas blev ett av Regus huvudkontor.
Ayrıca yetişkinlere eğitim veren halk eğitim merkezleri de vardır.Även vuxenundervisning fanns tillgänglig.
İlçenin merkezleri Fort Madison ve Keokuk şehirleridir.De administrativa huvudorterna (county seat) är Fort Madison och Keokuk.
Ülkenin en önemli turizm merkezlerinden biridir.Det är ett av landets största turistområden.
Şehir, son yıllarda Karayip turizm merkezlerinde biri haline gelmiştir.Staden har på senare år blivit en turistattraktion.
İsviçre ve Hong Kong'da üretim merkezleri, Almanya da ise tali şirketi bulunmaktadır.På hemmamarknaderna i Schweiz, Tyskland och Frankrike har Calida även egna butiker.
Birçok yerde gelişkin kış turizmi alanları, kayak merkezleri vardır.Under vintern åker många turister dit för att åka skidor.
Yeni alışveriş merkezleri ve parklar yapılmıştır.Här skapades butiker och lägenheter.
İlgili Sayfalar