Ana içeriğe geç
Sözlük

merkezin ile cümle

merkezin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Aber als ich einen Schritt zurück nahm, verspürte ich mich genau in dem kalten Auge eines riesigen Sturms.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ale když jsem se podívala s odstupem, cítila jsem se být v studeném, tvrdém centru dokonalé bouře.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ale keď som sa na to opäť pozrela, cítila som sa ako v mrazivom strede dokonalej búrky.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ám amikor hátrébb léptem, egy igazi vihar kellős közepén találtam magam.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Dar când am făcut un pas înapoi m-am simţit în mijlocul înghețat al unei furtuni perfecte.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Entonces al dar un paso atrás, me sentí en el centro duro y frío de una verdadera tormenta.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.제가 그만둘때 쯤, 저는 제 자신이 아주 춥고, 고난스러운
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ma facendo un passo indietro, mi sono sentita nel cuore di una tempesta perfetta.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mais quand j'ai pris du recul, Je me suis sentie au centre froid, et dur d'une tempête parfaite.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mas quando dei um passo atrás, senti-me no centro frio e duro de uma tempestade perfeita.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Men när jag tog ett steg tillbaka, upplevde jag mig vara i stormens öga i en perfekt storm.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mutta ottaessani etäisyyttä tunsin olevani kylmässä, kovassa pyörremyrskyn ytimessä.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Nhưng khi tôi lùi bước tôi thấy mình ở trung tâm lạnh lẽo và khắc nghiệt của một cơn bão lớn.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Toen ik een stap terugzette, voelde het alsof ik in het koude, harde centrum zat van een perfecte storm.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Αλλά όταν έκανα ένα βήμα πίσω, Βρήκα τον εαυτό μου στο κρύο, σκληρό μάτι του κυκλώνα.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Когда я отошла в сторону, я почувствовала себя в центре идеального шторма, холодного и жестокого.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Коли я ступила крок назад, я відчула, що перебуваю у холодному, гнітючому епіцентрі "ідеального шторму".
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Но когато отстъпих назад, се почувствах в студения, жесток център на една перфектна буря.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.אך כשצעדתי צעד לאחור, הרגשתי את עצמי בקור העז
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.و لكن عندما عدت للوراء، أحسست بنفسي في المركز البارد والقاسي
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.自分自身が 急激な変化の まっただ中にいると 感じたのです
Ama hücrenizin malatların gece depo edildiği büyük bir depolama merkezine sahip olduğunu hayal edebilirsiniz.Buňka má velké zásobní centrum, kde se v noci uchovává malát.
Ama hücrenizin malatların gece depo edildiği büyük bir depolama merkezine sahip olduğunu hayal edebilirsiniz.세포의 모습을 상상해 보았을 때, 세포의 액포라는 큰 저장고에 밤중에 말산이 저장되는 것이죠
Ama hücrenizin malatların gece depo edildiği büyük bir depolama merkezine sahip olduğunu hayal edebilirsiniz.Wyobraźcie sobie, że komórka ma duże magazyny, w których przez noc gromadzi jabłczan.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Aber man würde die meiste Zeit nicht ahnen, dass dies so wesentlich für das religiöse Leben war.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Ale znáte to, častokrát byste ani nepoznali, že toto byl tak ústřední princip náboženského života.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Często trudno zauważyć, że to istota religijności. Często trudno zauważyć, że to istota religijności.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Dar știi că în mare parte a timpului n-ai spune că asta e atât de importantă pentru viața religioasă.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.하지만 당신은 많은 시간을 전혀 몰랐을겁니다. 이게 종교적인 생활에서 그렇게도 중요한 것이라는 것을요.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Maar weet je, je zou het nooit de hele tijd beseffen, dat dit zo centraal staat in de religieuze wereld.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Ma il più delle volte non si è a conoscenza del fattto che ciò sia stato così importante nella vita religiosa.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Nhưng bạn đâu biết rằng đã rất nhiều lần, Đó là mấu chốt trong đời sống tôn giáo.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Pero bueno, la mayor parte del tiempo no sabrías que esto ha sido tan central en la vida religiosa.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Tapi mungkin saja Anda baru tahu bahwa hukum ini sangat penting dalam kehidupan yang religius.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Αλλά ξέρετε ότι δεν το γνωρίζετε τις περισσότερες φορές ότι αυτό είναι το καίριο σημείο στη θρησκευτική ζωή.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Проте ви напевно ніколи не замислювалися, наскільки це поняття важливе у релігійному житті.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.Скажу вам, что сегодня с трудом верится, что это правило лежало в основе религиозной жизни.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.אבל אתה יודע שלא תוכל לדעת אותה למשך זמן רב, שהיא היתה חלק מרכזי מאד בחיים הדתיים.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.لكن تعرف أنك لا تعلم هذا في كثير من الأوقات، أن ذلك كان مركزياً في الحياة الدينية.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.これこそが信仰的な生き方の核心でした 素晴らしい例外は少しあるのですが
Amerika, dünyanın dört bir yanındaki güçlü ittifakların merkezinde olmaya devam edecek.Estados Unidos seguirá teniendo fuertes alianzas en todos los rincones del globo.
Amerika, dünyanın dört bir yanındaki güçlü ittifakların merkezinde olmaya devam edecek.미합중국은 모든 대륙의 국가들과 강력한 연합을 이어나갈 것입니다.
Amerika, dünyanın dört bir yanındaki güçlü ittifakların merkezinde olmaya devam edecek.海外での危機管理能力を高めるように 体制を一新します
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.A mester jaws vannak a körvonalának közepéhez igazítják.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.As garras do mestres estão no centro do seu curso.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Die master Kiefer sind in der Mitte von ihrem Schlaganfall.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Hàm bậc thầy là trung tâm của đột quỵ của họ.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Hlavní čelisti jsou jádrem jejich tahu.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Las mordazas principales están en el centro de su carrera.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Le ganasce del maestro sono al centro della loro corsa.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Les mâchoires du maîtres sont au centre de leur course.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Maestru fălcile sunt la centrul de accident vascular cerebral lor.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Master kæberne er i centrum for deres slagtilfælde.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Master leuat ovat keskellä niiden tahti.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Mistrz szczęki są w centrum ich skok.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır. Şimdi biz bu çene kesmek için hazır마스터 턱 그들의 선의 센터에 있습니다. 이제 우리는 이러한 턱을 잘라 준비
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır. Şimdi biz bu çene kesmek için hazırيتم الفك المفترس الرئيسي في مركز السكتة الدماغية. نحن الآن مستعدون قطع الفكاك هذه
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Το κύριο σαγόνια είναι στο κέντρο του εγκεφαλικού επεισοδίου τους.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Капитанът челюстите са в центъра на техните инсулт.
Ana çene kendi kontur merkezinde bulunmaktadır.Мастер челюсти находятся в центре их инсульта.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod