Ana içeriğe geç
Sözlük

merkezin ile cümle

merkezin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Şehir merkezine gitmek istiyorum.I want to go downtown.
Güneş, bizim güneş sistemimizin merkezindedir.The sun is at the center of our solar system.
Ağırlık her zaman yerin merkezine doğru yönelmiş bir güçtür.Weight is a force that is always directed toward the center of the earth.
Bir şehir merkezinde değil, bir yerleşim alanında yaşamayı tercih ederim.I would prefer to live in a residential area, not downtown.
Şehir merkezinde bir yangın var.There's a fire downtown.
Tom gereçler almak için şehir merkezine gitti.Tom went downtown to buy supplies.
Şehir merkezinde birçok yüksek binalar vardır.At the city center, there are many tall buildings.
Kasabanın merkezinde güzel bir park var.There is a beautiful park in the center of the town.
Otobüs sizi şehir merkezine götürür.The bus takes you down town.
Tom alışveriş merkezinde biraz alışveriş yaptı.Tom did some shopping at the mall.
Şehir merkezine gitmeyi bıraktım.I've stopped going downtown.
Alışveriş merkezinde tekrar ona rastladım.I ran into her again at the shopping mall.
Leyla ziyaret ettiği her alışveriş merkezinden kozmetik ürünleri satın aldı.Layla bought cosmetics at every shopping mall she visited.
Bu öğleden sonra şehir merkezine gittim.I went downtown this afternoon.
Şehir merkezinde yaşıyorum.I live downtown.
Fadıl, Sadık tıp merkezine kabul edildi.Fadil was admitted to Sadiq medical center.
Fadıl, Sadık tıp merkezine yatırıldı.Fadil was admitted to Sadiq medical center.
Fadıl alışveriş merkezine gitti.Fadil went to the mall.
Tom arkadaşlarıyla alışveriş merkezine gitti.Tom went to the mall with his friends.
Tom ve Mary şehir merkezine gitti.Tom and Mary have gone downtown.
Tom'la birlikte arabayla alışveriş merkezine gittim.I drove to the mall with Tom.
Tom alışveriş merkezine geri gitmek için metroya bindi.Tom took the subway back to the mall.
Leyla ve Sami bir alışveriş merkezinde bir araya geldiler.Layla and Sami met at a shopping mall.
Leyla ve Sami bir alışveriş merkezinde buluştular.Layla and Sami met at a shopping mall.
Leyla, Sami'yi alışveriş merkezine götürdü.Layla drove Sami to the shopping mall.
Leyla alışveriş merkezine gitti.Layla went to the mall.
Leyla ve Sami alışveriş merkezine gidecekler.Layla and Sami are going to the mall.
Leyla alışveriş merkezine doğru gitmiyordu.Layla wasn't heading toward the mall.
Boston şehir merkezinde kendinizi güvende hissediyor musunuz?Do you feel safe in downtown Boston?
Sen şehir merkezinde çalışmıyor musun?Don't you work downtown?
Tom, Mary ile alışveriş merkezine gitti.Tom went to the mall with Mary.
Leyla şehir merkezindeki bir bankaya araçla yirmi dakikada gitti.Layla drove twenty minutes to a bank downtown.
Şehir merkezine yürüdüm.I walked downtown.
Tom Mary'yi alışveriş merkezine götürdü.Tom drove Mary to the mall.
Tom alışveriş merkezine geri gitti.Tom went back to the mall.
Tom ve Mary alışveriş merkezine gidiyorlar.Tom and Mary are going to the mall.
Şehir merkezini atlayacağız.We'll bypass the city centre.
Ofisim şehir merkezinde.My office is in the city centre.
Hafta sonu şehir merkezinde her zaman çok fazla trafik var.There's always a lot of traffic in the city centre at the weekend.
Tom ve ben alışveriş merkezine gidiyoruz.Tom and I are going to the mall.
Dün şehir merkezine gittim.I went downtown yesterday.
Dün şehir merkezindeydim.I was downtown yesterday.
Sami İslam merkezinde bir Müslüman'la tanıştı.Sami met a Muslim at the Islamic center.
Buradan şehir merkezine gitmek için en iyi yol nedir?What's the best way to get downtown from here?
Yakınlarda şehir merkezinde bulundunuz mu?Have you been downtown recently?
Sami İslam merkezinden bazı kitaplar alıp hepsini okudu.Sami grabbed some books from the Islamic center and read them all.
Bu tramvay, şehir merkezini tren istasyonuna bağlar.This tramway connects the city centre with the railway station.
Tom Mary ile alışveriş merkezine gitti.Tom went to the shopping mall with Mary.
Tom şehir merkezinde yaşamaktan hoşlanmadığını söyledi.Tom said he didn't like living downtown.
Tom şehir merkezinde yaşamaktan hoşlanmıyor.Tom doesn't like living downtown.
Tom şehir merkezine gidiyor.Tom is going downtown.
Bir alış veriş merkezindeyim.I'm at the mall.
Şehir merkezinde yeni bir otel inşa ediyorlar.They're building a new hotel downtown.
Şehir merkezinde yaşamayı sevmem.I don't like living downtown.
Sami bir alışveriş merkezinden arama yaptı.Sami made a call from a shopping mall.
Sami ve Leyla şerit tipi bir alışveriş merkezinde buluşma ayarladılar.Sami and Layla arranged to meet at a strip mall.
Şehir merkezinde birçok büyüleyici eski bina var.There are many charming old buildings in the city center.
Alışveriş merkezine biz olmadan gitme.Don't go to the mall without us.
Bu öğleden sonra şehir merkezine gidiyor musun?Are you going downtown this afternoon?
Sami alışveriş merkezindeydi.Sami was at the mall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod