Ana içeriğe geç
Sözlük

merkezin ile cümle

merkezin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Şehir merkezindeki şu yeni restoranı denemeliyiz.We should try that new restaurant downtown.
Tom kaldırımda yürümenin daha emniyetli olduğunu biliyordu ama yolun merkezinde yürüdü.Tom knew it was safer to walk on the sidewalk, but he walked down the center of the road.
"Berlin'in merkezindeki bu büyük kule nedir?" "O, Fernsehturm'dur!""What's this big tower in the center of Berlin?" "It's the Fernsehturm!"
Alexanderplatz Berlin'in merkezindedir.Alexanderplatz is in the center of Berlin.
Galaksimizin merkezinde bir kara delik var.There's a black hole at the center of our galaxy.
Boston şehir merkezinde kurulmuş bir ofisimiz var.We have an office located in downtown Boston.
Boston şehir merkezinde bir ev satın almak istedim ama göze alamadım.I wanted to buy a house in downtown Boston, but I couldn't afford it.
Tom'un dairesi şehir merkezine yürüme mesafesinde bulunmaktadır.Tom's apartment is located within walking distance of the city center.
Tom bana seni alışveriş merkezinde gördüğünü söyledi.Tom told me he saw you at the mall.
Alışverişimizi yapmak için şehir merkezine gidelim.Let's go downtown to do our shopping.
Protestocular tıp merkezini kapanmaktan kurtarmak için son bir gayretle yürüdüler.Protestors rallied in a last-ditch effort to save the medical centre from closing down.
Gerçekten kent merkezine gitmek için vaktim yok.I don't really have time to go downtown.
Tom alışveriş merkezine gitti.Tom has gone to the mall.
Arkadaşlarımla alışveriş merkezine gittim.I went to the mall with my friends.
Tom alışveriş merkezine gitmeyi seviyor.Tom loves going to the mall.
Bana alışveriş merkezinin akşam 9.00'da kapandığını söyleyen kişi hatalıydı.The person that told me the mall closes at 9:00 p.m. was wrong.
Kendi merkezinizden mi geliyorsun?Do you come from your hub?
Tom'la buluşmak için şehir merkezine gittim.I drove downtown to meet Tom.
Köyün merkezinde bir kaynak var.There's a spring in the center of the village.
Onlar alışveriş merkezine gittiler, orada yemek yediler ve bir film izlediler.They went to the mall, where they ate and watched a movie.
Alışveriş merkezine Tom'la gitmeliydim.I should've gone to the mall with Tom.
Bizimle alışveriş merkezine geliyorsunuz sandım.I thought you were coming to the mall with us.
Bizimle alışveriş merkezine gitmek ister misin?Do you want to go to the mall with us?
Bir alışveriş merkezinde küçük bir kitapçı işletirdim.I used to run a small bookstore in a shopping centre.
Tom biraz alışveriş yapmak için şehir merkezine gitmek zorunda kaldı.Tom had to go downtown to do some shopping.
Alışveriş merkezinde Tom'la karşılaştım.I ran into Tom at the mall.
Şehir merkezinde mi çalışıyorsun?Do you work downtown?
Neden şehir merkezine gitmiyoruz?Why don't we go downstairs?
Onlarla buluşmak için şehir merkezine gittim.I drove downtown to meet them.
Onunla buluşmak için şehir merkezine gittim.I drove downtown to meet him.
Polis Dan'ı alışveriş merkezine kadar izledi.The police followed Dan into a shopping mall.
Güneş sistemimiz galaksi merkezinden 26.000 ışık yılı uzaklıktadır.Our solar system is 26,000 light-years from the center of the Galaxy.
Lütfen yönetim merkezine gelin.Please come to the main office.
Kent merkezine gitmek için en hızlı yol nedir?What's the fastest way to get downtown?
Tom bu öğleden sonra kent merkezine gitti.Tom went downtown this afternoon.
Ana mağazalar şehir merkezinde bulunmaktadır.The main shops are in the city centre.
Uçak kendini fırtınanın merkezinde buldu.The airplane found itself in the eye of the storm.
Ben bugün annemle alışveriş merkezine gittim.Today I went to the shopping centre with my mother.
Çağrı merkezinin yüksek bir cirosu var.The call center has a high turnover.
Ofisim şehir merkezinde yer alır.My office is located downtown.
Biz bügün öğlen 3'te alışveriş merkezinde toplanacağız.We are going to gather at the mall at 3 pm today.
Tom arkadaşları ile birlikte kent merkezine gitti.Tom went downtown with his friends.
Şehir merkezindeki Boston'u seviyorum.I love downtown Boston.
Ben nadiren alışveriş merkezine giderim ama dün gittim.I rarely go to the mall, but I went yesterday.
Tom araçla alışveriş merkezine gitti.Tom drove to the mall.
Ondoy ve arkadaşı kent merkezine gidiyorlar.Ondoy and his companion go downtown.
Tom halk eğitim merkezine gitti.Tom went to community college.
Boston'un şehir merkezinde bir ofis kiralamak pahalı.It's expensive to rent an office in downtown Boston.
Alışveriş merkezinden ayrıldığımda araba onu bıraktığım yerde değildi.When I left the shopping center, the car wasn't where I had left it.
Alışveriş merkezinde yeni bir şapka aldım.I bought a new hat at the department store.
Şehir merkezine doğru mu gidiyoruz?Are we going towards the city centre?
Şehir merkezine gideceğim.I'm going to drive downtown.
Tom şehir merkezinde yaşıyor.Tom lives downtown.
Galaksimizin merkezinde kütleli bir kara delik var.There's a supermassive black hole at the center of our galaxy.
Biz şehir merkezine gidiyoruz.We're going downtown.
Şehir merkezine gitme modumda değilim.I'm not in the mood to go downtown.
Ben kasaba merkezinde yaşıyorum.I live in the town centre.
Ben alışveriş merkezine gidiyorum.I am going to the mall.
Köyün merkezinde bir bayrak var.In the center of the village there is a flag.
Çocuk şehir merkezine yürümeyi seviyor.The boy likes to walk to town.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod