Kütahya merkezine ise yaklaşık 1 saatte varılabilmektedir.Kalasadam) in etwa einer Stunde erreichbar.
Yedi dış plakanın tamamının merkezine bir büst resmedilmiştir ki muhtemelen her biri bir tanrıya aittir.Auf jeder der sieben Außenplatten findet sich eine zentral gelegene Büste, die wohl eine Gottheit darstellt.
Tibet’teki aynı isimli Dzogchen Manastırı Nyingma’nın altı ana merkezinden biridir.Das gleichnamige Dzogchen-Kloster in Kham gehört zu den sechs Hauptsitzen der Nyingma.
Bölgenin kendine ait şarapçılık merkezine Ruta del Vino en el Valle de Curicó adı verilir.In der Region gibt es eine eigene Weinstraße, die Ruta del Vino en el Valle de Curicó.
Ayrıca Bad Godesberg'in merkezinde birden fazla sinemayı bünyesinde barındıran Kinopolis bulunmaktadır.Im Zentrum von Bad Godesberg befindet sich das Multiplex-Kino Kinopolis.
Ötüken ve çevresini diğer bir deyişle, yönetim merkezini ve hanedanlığı ele geçirdiler.Sie wollte den Kreissitz und somit auch die Polizeidirektion erhalten bzw. behalten.
Edinburgh'un merkezinde olup Castle Rock'dadır.Die Höhenburg steht im Zentrum von Edinburgh auf dem Castle Rock.
İş Parkı Ras Al Khaimah’ın İş Bölgesinin merkezindedir.Der Business Park liegt im Zentrum von Ra’s al-Chaimas Geschäftsviertel.
Göçle gelenlerin bir kısmı ilçe merkezine yerleşirken büyük bir bölümü köylere yerleşmiştir.Während sich ein Teil der Mitglieder in den Westen absetzte, verblieb der Großteil im Land.
Bağlantılı iki bina, Edinburgh'un merkezindeki Chambers Caddesi'nde bulunmaktadır.Beide Teile des Museums liegen direkt nebeneinander in der Chambers Street in Edinburgh.
29 Nisan 2007, saat 03:05'te, Ivica Račan Zagreb'deki Klinikler Hastanesi Merkezinde öldü.Am 29. April 2007 um 3:05 morgens starb Ivica Račan in der Poliklinik Rebro (Zagreb).
4 örgüt üyesi 21 Eylül 2013'te, Nairobi'deki bir alışveriş merkezine düzenlediği saldırıda 67 kişiyi öldürdü.24. September 2013, abgerufen am 24. September 2013. 39 Tote bei Überfall auf Einkaufszentrum in Nairobi.
Polis Merkezinden 2 çatı katı odası ve 2 asistan istemişti.Im Polizeidepartement wurden ihm zwei Zimmer im Dachgeschoss und zwei Assistenten zur Verfügung gestellt.
Fransa'nın merkezinin güneyinde, Massif Central üzerinde bulunur.In Südfrankreich ist er im Massif Central vertreten.
Fatımiler 972'de Mısır'ı ellerine geçirip idarelerinin merkezini Tunus'tan Mısır'a naklettiler.Diese waren Schiiten, sie verlegten jedoch ihren Reichsschwerpunkt 972 nach Ägypten.
Bunun akabinde Cosmio, Venedik şehrine yerleşir ve Banco Medici’nin merkezini de oraya taşır.Cosimo ließ sich danach in Venedig nieder und verlegte auch den Sitz des Banco Medici dorthin.
Kotayk ülkenin merkezinde yer alır.Kotajk befindet sich im Zentrum des Landes.
Örgüt, 24 Aralık 2013'te Mansure'deki bir polis merkezine bombalı saldırı düzenledi.Anschlag auf die Polizeizentrale in al-Mansura am 24. Dezember 2013.
Askerlik dönüşü evlendi ve şehir merkezine taşındı.Er heiratete und ging wieder zurück in seine Heimatstadt.
Helsinki kent merkezinden 2 km uzakta, Töölö bölgesinde bulunur.Es liegt rund zwei Kilometer vom Stadtzentrum von Helsinki entfernt im Stadtteil Töölö.
P312 Kendinizi iyi hissetmezseniz, ZEHİR MERKEZİNİ veya doktoru/hekimi arayın.P312 Bei Unwohlsein Giftinformationszentrum / Arzt / … anrufen.
Muharebenin ikinci gününde ABD birlikleri şehir merkezindeki Hatra Muhammadia Camii’ne kadar ilerler.Am zweiten Tag der Offensive rückten die Amerikaner bis zum Stadtzentrum an die Hatra Muhammadia-Moschee vor.
Merkezin sloganı Latince Pro bono publico (Halkın yararına için).Pro bono steht für die lateinische Wendung pro bono publico (zum Wohle der Öffentlichkeit).
İlçe Merkezinde (1) hastane vardır.Im 1. Stock gab es eine zentrale Krankenstation.
Bu da gölün merkezinde Ul'kun-Aral-Tyube adındaki bir adadır.Die größte Insel ist Ul'kun-Aral-Tyube in der Mitte des Sees.
Tromsø Köprüsü ise Tromsø şehrinin doğrudan merkezine yol izlemektedir.Die Stadtmitte von Tromsø liegt direkt gegenüber auf der Insel Tromsøya.
Silla hükümdarlarının mezarlarına şehir merkezinde hala rastlanabilir.Die Grabhügel der Silla-Herrscher sind noch heute im Stadtzentrum anzutreffen.
Şehir merkezinde birkaç tane tiyatro bulunmaktadır.In der Stadt gibt es mehrere Theater.
Müziğin merkezinde klavye bulunmaktadır.Im Zentrum des Festivals steht Musik.
Bu şehir merkezinin dışında bulunmaktadır.Dies befindet sich außerhalb des Stadtzentrums.
NGC 6888'in merkezindeki yıldız bir Wolf-Rayet yıldızı olarak sınıflandırılmıştır WR 136 (HD 192163).NGC 6888 wird von einem sogenannten Wolf-Rayet-Stern mit der Bezeichnung WR 136 beleuchtet.
Bu merkezin iki göreve sahiptir.Die Kompanie hatte zwei Aufgabenbereiche.
Önümüzdeki hafta sizle bir rehabilitasyon merkezinin kurulması hakkında konuşabilirim ancak bu olmayacak.Ein Sachverständiger für Psychiatrie kann schon in diesem Stadium beigezogen werden, muss aber nicht.
Merkezin resmi web sayfası 2012.Webauftritt des Unternehmens Annual Report 2012.
Öğrenci köyü Nummi'de Turku şehir merkezine yakın konumlandırılmıştır.Das Student Village befindet sich in Turku, im Stadtteil Nummi und liegt somit nahe der Innenstadt.
2001 yılından beri ilçe merkezinde Leblebi ve Kültür Festivali yapılmaktadır.Seit 2003 existiert mit dem Salzhof ein eigenes Kultur- und Veranstaltungszentrum.
Elazig il merkezine bağlı bir ildir diğer ilcelerde de bu isimle bir koy adi bulunmaktadır.Sie erschienen unter den Namen Küss die Faust und Hör Das (Outro) auf dem Sampler.
Fakat, şehir merkezini ele geçirememişlerdir.Es gelingt ihr jedoch nicht, die nächste Ortschaft zu erreichen.
Alışveriş merkezinde Salaş Burger adlı fast food restoranında çalışır.Er arbeitet in einem Fast Food Restaurant namens „Buzz Burger“.
Gelecek yıllarda bu mevki yakınlarına büyük bir alışveriş merkezinin yapılacağı plani da açıklanmıştır.In den nächsten Jahren ist eine Bebauung der Garbräterstraße mit einem Einkaufszentrum geplant.
Otobüsle şehir merkezine ulaşmak yaklaşık 25 dakika sürer.Eine Fahrt zur Station City Hall dauert etwa 25 Minuten.
Adem-i merkeziyet, "merkezin yokluğu" manasına gelir.Die Spalte Zentrum sortiert ohne „Zentrum“ u. ä.
Evindeki maçlarını Bergamo'nun merkezindeki Stadio Atleti Azzurri d'Italia stadında oynar.Heimspielstätte des Vereins ist das Stadio Atleti Azzurri d’Italia.
Londra Planı'nda Büyük Londra'nın 35 ana merkezinden biri olarak tanımlanır.Es gilt als eines von 35 größeren Zentren im Großraum London und gehörte früher zu Kent.
Sağlık ihtiyaçlarıda yine şehir merkezinden sağlanmaktadır.Ein Krankenhaus sichert die Gesundheitsfürsorge in der Stadt.
Paseo de la Reforma, Meksika'nın başkenti Meksiko'nun merkezinde bulunan cadde.Ihr Sitz befindet sich am Paseo de la Reforma im Zentrum von Mexiko-Stadt.
Toplam yaşamında Teknik eğitim merkezinde 18 ay kadar öğretmenlik yapmıştır.Im Anschluss war sie 18 Monate lang als Lehrerin an einer Technikschule tätig.
Samsun il merkezine 34 km, Çarşamba ilçesine 2 km uzaklıktadır.Anm1 Nach anderen am 4. Oktober im nur 2 km entfernten Körba.
Cebelitarık şehir merkezinden uzaklığı yalnızca 500 metredir.Die Berliner Stadtgrenze ist rund 500 m entfernt.
1978 - 1988 arası NATO merkezinde Türkiye'nin daimi temsilcisi oldu.Zwischen 1978 und 1988 war er der Ständige Vertreter der Türkei bei der NATO.
Merkezın müdürü Roman Zaitsev Luhansk bölgesinde eski SBU çalışandı.Direktor der Organisation ist Roman Sajzew, ehemaliger Mitarbeiter eines SBU-Büros in der Oblast Luhansk.
Fakat bu, devlet merkezinde değildi.Trotzdem blieb sie im Staatseigentum.
İl merkezine 17 km uzaklıkta bulunur ve 1992 yılında kurulmuştur.Die betroffene Leitung war ca. 18 Kilometer lang und wurde im Jahr 1991 gebaut.
Bu yaklaşımın merkezinde, devletin toplumunkinden ayrı çıkarları olduğu düşüncesi yatar.In diesem Schauspiel machte sich die Gesellschaft über die Schwächen des eigenen Staates lustig.
Şehir Budapeşte’den Macaristan’ın ana ulaşım merkezinden bir dereceye kadar kendi başına kalmasına alışık.Dort wird sie als ungarische Hauptstraße bis Budapest weitergeführt.
Sol partilerin yürüttüğü bir kampanya sonrasında kültür merkezine dönüştürüldü.Durch Flurbereinigungen wurde ein Teil der Landschaft später zu Kulturland umgewandelt.
Pinatubo, Filipinler'in Luzon Adası'nın merkezinde aktif bir yanardağdır.Der Pinatubo ist ein aktiver Vulkan auf den Philippinen im Westen der Insel Luzon.
SeSotho kültürünün merkezini köyler oluşturmaktadır.Das traditionelle Zentrum der Sesotho-Kultur ist das Dorf.
Rodez kent merkezine uzaklığı yaklaşık 10 km'dir.Bis zur Departamentohauptstadt Rocha sind es etwa 100 Kilometer.
Bala Hisar, Kuh-e-Sherdarwaza Dağı arkasında modern şehir merkezinin güneyinde yer alır.Sie befindet sich am Ende der Bergkette Kuh-e-Sherdarwaza.