Uzmanlaşmış bir merkeze git.إذهب إلى مركز متخصص .
Uzmanlaşmış bir merkeze git.完治することはないし、
Ve bu yüzden burada püf nokta iletki kullanmaktır. İletkiyi merkeze koyacaksınızMeriate uhly presne tak isto akoby ste používali vlastný hmotný uhlomer.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.A l'intérieur, la lumière du jour -- chacune est optique et apporte la lumière dans le centre.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.All'interno, la luce naturale -- ogni capello è una fibra ottica e attira la luce verso il centro.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.A vnútri, denné svetlo -- každý z nich je optický a privádza svetlo do stredu.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.A w środku, światło dzienne -- każdy włos jest okiem i wprowadza światło do samego środka.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.Còn bên trong, lúc ban ngày -- mỗi thanh thủy tinh có chức năng hứng sáng đưa vào trung tâm.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.Dan di dalam, cahaya matahari -- masing-masing adalah optik yang membawa cahaya ke pusat.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.És bent, a nappali fény -- mindegyik egy-egy optika ami fényt hoz a középpontba.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.Iar înăuntru, lumina zilei -- fiecare este un dispozitiv optic și aduce lumină în centru.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.Und innen, das Tageslicht - jedes einzelne ist eine Optik und bringt Licht ins Zentrum.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.Και στο εσωτερικό, το φως της ημέρας-- κάθε μία είναι μια οπτική ίνα και φέρνει φως στο κέντρο.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.А внутри, при дневном свете — каждое оптическое волокно несет свет в центр.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.А всередині, при денному світлі - кожне оптичне волокно несе світло в центр.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.А вътре, дневната светлина -- всеки един елемент е оптически и фокусира светлина в центъра.
Yani, belki gerçekten de bizi merkeze koyabiliriz.Also eigentlich sollte ich uns in die Mitte zeichnen.
Yani, belki gerçekten de bizi merkeze koyabiliriz.Así que de hecho, deberíamos ponernos nosotros en el centro.
Yani, belki gerçekten de bizi merkeze koyabiliriz.Então, na verdade, talvez devêssemos nos colocar no centro.
Yani, belki gerçekten de bizi merkeze koyabiliriz.Și doar ce a sosit la noi.
Yani, belki gerçekten de bizi merkeze koyabiliriz.Tak, więc lepiej jeżeli narysujemy to na środku.
Yani, belki gerçekten de bizi merkeze koyabiliriz.Takže možná bychom se mohli umístit do středu.
Yani, belki gerçekten de bizi merkeze koyabiliriz.Vậy, thực ra, có lẽ ta nên đưa mình vào trung tâm
Yani, belki gerçekten de bizi merkeze koyabiliriz.Έτσι, ίσως θα έπρεπε να βάλουμε εμάς στο κέντρο.
Yani, belki gerçekten de bizi merkeze koyabiliriz.Тож, власне кажучи, можливо, ми маємо бути в центрі.
Yani bu oksijen, bunu merkeze yerleştirelimAlso dieser Sauerstoff, Sie setzte es in der Mitte.
Yani bu oksijen, bunu merkeze yerleştirelimAsí que este oxígeno, lo pones en el centro.
Yani bu oksijen, bunu merkeze yerleştirelimAssim, o oxigênio, você colocá-lo no centro.
Yani bu oksijen, bunu merkeze yerleştirelim그래서 이 산소 원자는, 여러분이 그것을 중심에 놓고
Yani bu oksijen, bunu merkeze yerleştirelimSå denne ilt, den putter du i midten.
Yani bu oksijen, bunu merkeze yerleştirelimTakže tento kyslík dáme do středu.
Yani bu oksijen, bunu merkeze yerleştirelimTen atom tlenu zapiszę tu, w środku.
Yani bu oksijen, bunu merkeze yerleştirelimТож кисень. Розмістимо цого в центрі.
Yani merkeze çok yakın. -1、2です。 これは中心です。
Yani merkeze çok yakın. -Quindi è abbastanza vicino al centro. Forse dovrei farlo a (1, 2).
Yani merkeze çok yakın. -Така че, това е доста близо до центъра. Може би трябва да я направя в 1,2.
Yani merkeze çok yakın. -وهذا قريب من المركز ربما علي القيام بهذا على 1، 2
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Diu kan boka en tid genom att ringa hjälptelefonen i förväg eller besöka centret.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Puede reservar cita con antelación llamando al teléfono de ayuda o puede acudir en persona directamente.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Voit varata ajan etukäteen soittamalla auttavaan puhelimeen tai tulla paikan päälle.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Vous pouvez prendre rendez-vous à l’avance par téléphone ou venir sur place.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Вы можете записаться на приём заранее, позвонив по телефону экстренной помощи, или же прийти в центр.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.بإمكانك أن تحجز موعداً مسبقاً بالاتصال بالهاتف المساعد أو أن تحضر إلى المكان.
Yine A'yı merkeze ve AC'yi açıölçerin sıfır derece kenarına koyuyoruz.다시 한번 A를 중심에 놓고 선 AC를 각도기의 0에 맞춥니다
Yine A'yı merkeze ve AC'yi açıölçerin sıfır derece kenarına koyuyoruz.ومرة اخرى سأضع A على المركز، ومن ثم سأضع AC على طول زاوية درجة الصفر
Yine A'yı merkeze ve AC'yi açıölçerin sıfır derece kenarına koyuyoruz.次に AB を描くと
Yıllardır, Avustralya iltica etmek üzere botlarla gelen mültecileri merkeze göndermekteydi.Depuis des années, l'Australie envoyait dans ce centre les candidats-réfugiés arrivés par bateau.
Yıllardır, Avustralya iltica etmek üzere botlarla gelen mültecileri merkeze göndermekteydi.Durante anos, a Austrália enviou refugiados em potencial, que chegavam de barco ao centro.
Yıllardır, Avustralya iltica etmek üzere botlarla gelen mültecileri merkeze göndermekteydi.Durante años, Australia ha enviado al centro a los potenciales refugiados que llegaban en bote.
Yıllardır, Avustralya iltica etmek üzere botlarla gelen mültecileri merkeze göndermekteydi.Австралия в течение многих лет отправляла добравшихся по воде беженцев на этот остров.
Yoksa bu, merkeze terfi için büyük fırsatın mı?Du vil vist forfremmes, hvad?
Yoksa bu, merkeze terfi için büyük fırsatın mı?O è la tua grande opportunità di essere promosso a Central?
Yoksa bu, merkeze terfi için büyük fırsatın mı?Ou é a tua oportunidade de seres promovido para a Central?
Yoksa bu, merkeze terfi için büyük fırsatın mı?¿Quizá sea tu oportunidad de que te promocionen a Central?
Yoksa bu, merkeze terfi için büyük fırsatın mı?To twoja wielka szansa na awans do Central?
Yoksa bu, merkeze terfi için büyük fırsatın mı?Vill du bli befordrad, eller?
Yoksa bu, merkeze terfi için büyük fırsatın mı?Ylennetäänkö sinut Centraliin?
Yoksa bu, merkeze terfi için büyük fırsatın mı?Μήπως είναι η ευκαιρία σου για προαγωγή στο Σέντραλ;
Yoksa bu, merkeze terfi için büyük fırsatın mı?А может, это твой шанс дослужиться до Централа?
Yön bilgileri gözetlemeden merkeze, oradan da bana geliyor.Der er en forhindring. Når tidsanvisningerne videregives fra overvågningen til JOC os så til mig.