Ana içeriğe geç
Sözlük

merkezde ile cümle

merkezde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Merkezde bir Çin kulesi bulunur, kuledeki bir köprü labirentten çıkışı sağlar.Inclui uma torre chinesa no centro e uma ponte partindo da torre provem a saída do labirinto.
Düşman süvarisi birçok Bulgarın öldürüldüğü merkezde piyadeye saldırdı.A cavalaria inimiga atacou a infantaria no centro, matando muitos búlgaros.
Adada yerleşim sadece Edinburgh of the Seven Seas denilen merkezdedir.A única área plana contém a vila de Edimburgo dos Sete Mares (ing.
Hizmet sadece merkezde değil diğer bölgelerde de bulunmaktadır.As políticas de segurança também se aplicam somente ao domínio, e não a outros domínios.
Eğitimini Mstislav Rostropovich ile bu merkezde tamamladı.Concluiu os seus estudos com Mstislav Rostropovich.
De Gaulle tarafından desteklenen, merkezde yer alan Cumhuriyetçi Halk Hareketi meclise girdi.O governo provisório, presidido por De Gaulle, lá se instalou imediatamente.
Merkezde ise Hitler, Moskova konusunda ısrarlıydı.Hitler Desafiado em Moskovo.
Daha önce toprak sahiplerince seçilen yerel yöneticilerin, merkezden atanması ilkesi getirildi.O voto através do chefe de família era já o sistema utilizado na Primeira República.
Boğaz geçişleri bu merkezden yönlendirilmektedir.Os arcos da passagem são centrados.
Pike Place Market - Merkezde bulunan alışveriş merkezi.CONTAINER VILLAGE - Shopping Rua.
Merkezden geçen kiriş, çaptır.Manifesto do Grupo O Passo.
Merkezde Santa Clara’daki ordu birliklerinin başında Binbaşı Juan Almeida vardı.O major Juan Almeida Bosque comandava as forças no centro do país, baseado em Santa Clara.
Tarihi merkezdeki eski binalar yerel idare tarafından korunma altına alınmıştır.Leis foram promulgadas para proteger os edifícios históricos do centro da cidade.
Merkezden 8 km güneydoğuda yerleşmektedir.Localiza-se a 8 km ao sul do centro.
Merkezde bir güneş tasviri bulunmalıdır.In het midden is een beeldlogo afgebeeld.
Bu nedenle tıp eğitimi, akademik olarak merkezde bulunuyordu.Daarbinnen wordt de leerstof thematisch aangeboden.
Adına Tekirdağ merkezde heykel yaptırılmış, bir ilkokula da ismi verilmiştir.Bij De Haar staat een bediend sein, aangekondigd met een voorsein.
Çerezin orijinal tasarımı çerezin kenarında bir çelenk ve merkezdeki "OREO" ismini kullandı.Het originele ontwerp van het koekje had een krans om zijn rand en de naam "OREO" in het midden.
Hristiyan Birlik (ChristianUnion - CU) ise daha merkezde yer alan tutumuyla öne çıkmaktadır.Binnen de ChristenUnie zou De Boer later ook een centrale positie innemen.
Park, meydan merkezde kalacak biçimde tasarlamış.Park zachował się w szczątkowej formie.
Merkezde bir güneş tasviri bulunmalıdır.W centrum znajduje się kazalnica.
Merkezden mahalleye dolmuş hattı bulunmaktadır.W centrum dzielnicy znajduje się przystanek Łąkowa.
Ayrıca merkezden taşradaki bir adliyenin denetlenebilmesi mümkün hale gelmiştir.Mógł go jedynie przejrzeć pod nadzorem urzędnika sądowego.
Merkezde ‘’Barış’’ 250 kişi çalışoyo.Pół miliarda za zarządzanie. „Władza to znaczy służba.
İlçeye bağlı 27 köy, merkezde ise 3 mahalle mevcuttur.Na terenie powiatu mieści się 27 parafii prawosławnych, w samej siedzibie powiatu mieszczą się 3.
Merkezdeki büyük gökada, kocaman bir eliptik olan NGC 3268'dir.W jej centrum znajduje się duża, masywna galaktyka eliptyczna NGC 3268.
Merkezde de nüfusları yoğundur.Silne zagęszczenie ludności w Śródmieściu.
Dalız merkezde olmak üzere; önünde salyangoz, arkasında yarım daire kanalları yerleşir.Do przodu przedsionek łączy się ze ślimakiem, a do tyłu przechodzi w kanały półkoliste.
Bu sıkıca bağlı moleküller genelde aktif merkezde bulunur ve katalizle ilişkilidir.Dessa hårt bundna molekyler återfinns just oftast i det aktiva centrumet och deltar i katalysen.
Sarıçam'ın 68 mahallesinin 20'si merkezde bulunmaktadır.Herren står vid hjärtats dörr 68.
Adına Tekirdağ merkezde heykel yaptırılmış, bir ilkokula da ismi verilmiştir.Ett attribut läggs till i starttaggen och har ett namn och ett värde.
İspanyolların fethinde merkezde yaklaşık 3000 kişilik bir nüfus bulunmaktaydı.Man kan anta att befolkningen, när spanjorerna anlände, uppgick till åtminstone 300 000.
Bu nedenle tıp eğitimi, akademik olarak merkezde bulunuyordu.Stadskonduktören var som regel akademiskt utbildad.
Altındağ'ın 38 mahallesinin 30'u merkezde bulunmaktadır.Tre byggnader finns fortfarande kvar vid Slättgårdsvägen 80.
Mahallenin büyük bir kısmı Kayseri merkezde ikamet etmektedir.En stor del av stadsdelen upptas av Kärringmossens avfallsbehandlingscentral.
Şehir Shannon nehri üzerine kuruludur ve merkezde üç adet geçiş yeri vardır.Staden ligger vid Shannonfloden, som kan korsas på tre ställen på kort avstånd från stadskärnan.
Adada yerleşim sadece Edinburgh of the Seven Seas denilen merkezdedir.Єдиний острів із постійним населенням, що мешкає в єдиному населеному пункті архіпелагу Единбург семи морів.
Dalız merkezde olmak üzere; önünde salyangoz, arkasında yarım daire kanalları yerleşir.Він лежить позаду завитки, і попереду від півколових каналів.
Merkezden geçen kiriş, çaptır.Draht через посередництво пол. drot.
Yekpare, çok parçalı veya merkezden dışarıya parmaklıklı yapıda olabilir.Точка входу може бути головною, проміжною або віддаленою базовою станцією.
Merkezde bir güneş tasviri bulunmalıdır.У центрі є площа трапецієвидної форми.
Açılışın temel amacı Fransız savunmasında olduğu gibi 2...d5 ile merkezde mücadele etmektir.Svým prvním tahem připravuje černý stejně jako ve francouzské obraně tah 2… d5.
İsrail’deki elmas endüstrisi dünyadaki elmas kesme ve parlatma konusundaki birkaç merkezden biridir.Diamantový průmysl v Izraeli je významným světovým producentem surových a opracovaných diamantů.
Siyah 4...Ve7 ile merkezde gücü elinden bırakmamaya çalışabilir ya da 4...Af6 ile karşıakın başlatabilir.Se2 Černý tu může zkusit variantu bez a6 se snahou protihru v centru, nejčastěji se ale 6... a6 vyskytuje.
Reissne-Nordström çözümü: Bu çözümde, merkezdeki nesnenin bir elektrik yükü vardır.Soluția Reissner-Nordström, în care obiectul central are o sarcină electrică.
Bu deliklerin merkezde olmayanları da mevcuttur.Se pune intrebarea unde sunt acele suprafețe lipsă?
Merkezdeki altın sarısı güneşi temsil eder.Cercul portocaliu din centru reprezintă soarele.
Aynı merkezde Han Yeri ismi günümüze kadar gelmiştir.Locul unde au trăit se numește până azi Doibănița.
Merkezdeki ve kuzeydeki koro şapelleri Barok tarzında yenilendi.Capelele atașate altarului central și celui nordic au fost reamenajate în stil baroc.
Bahçelerin orijinal dizaynı sarayın arkasındaki bir amfitiyatro merkezi üzerinde merkezde toplandı.Proiectul original al grădinilor centrate pe amfiteatru, în spatele la corps de logis ale palatului.
İlçeye bağlı merkezde 3 mahalle ve bağlı 14 köy vardır.În zona umedă se găsesc încă 3 zone-nucleu de importanță națională și 4 de importanță locală.
İki ince ana kol, merkezden dışarıya doğru uzanır.Două rampe înclinate duc până la un portic central.
Merkezde ise komuta Eythin'dedir.Centrul era comandat oficial de Eythin.
Türkiye’ye döndüğünde, merkezde görev verilmedi.Cînd ne-am întors în raion nu ne primeau.
Bununla birlikte, Türk ordusunun merkezdeki birlikleri hâlâ mücadeleye girmemişti.Surprinzător, trupele japoneze nu erau acolo.
Hizmet sadece merkezde değil diğer bölgelerde de bulunmaktadır.Nemzetiek nemcsak a fővárosban, hanem más városokban is vannak.
Basınç, merkezde 7Mbar(700GPa), sıcaklık ise 5400K civarındadır.Itt a nyomás eléri a 700 GPa-t, a hőmérséklet pedig az 5400 kelvint.
Mimar mekanı merkezde Musalar Salonu ve iki yanında büyük daireler olmak üzere üç bölüme ayırdı.Külön épületben helyezték el a három szobás szaktanítói lakást a hozzá tartozó melléképületekkel együtt.
Tüm hizmetler bu merkezden sağlanmaktadır.Minden bázis részhalmaza ennek a bázisnak.
976 yılında II. Otto bu eyaleti merkezden ayırdı ve Babenberger ailesinden gelen Liupold'a (I. Leopold) verdi.976-ban Ausztria vezetését II. Ottó a Babenberg-házból származó I. Lipótra bízta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod