Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.( 41 : 22 ) Nó làm cho vực sâu sôi như một cái nồi ; Khiến biển trở_thành như hũ dầu xức ,
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.(41:22) Nó làm cho vực sâu sôi như một cái nồi; Khiến biển trở thành như hũ dầu xức,
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.41:23 Er macht, daß der tiefe See siedet wie ein Topf, und rührt ihn ineinander, wie man eine Salbe mengt.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.(41:23) Он кипятит пучину, как котел, и море претворяет в кипящую мазь;
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.As profundezas faz ferver, como uma panela; torna o mar como uma vasilha de ungüento.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Face să clocotească fundul mării ca un cazan, şi -l clatină ca pe un vas plin cu mir.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Felkavarja a mély vizet, mint a fazekat, a tengert olyanná teszi, mint a festékedény.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Hace hervir el abismo como caldera y convierte el mar en una olla de ungüentos
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.깊은 물로 솥의 물이 끓음 같게 하며 바다로 젖는 향기름 같게 하고
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Laut dikocoknya sehingga menyerupai air mendidih; seperti panci pemasak minyak yang berbuih-buih
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Napravlja, da vre v globočini kakor v loncu, da je morje kakor kotel z vročim mazilom.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Καμνει την αβυσσον ως λεβητα να κοχλαζη καθιστα την θαλασσαν ως σκευος μυρεψου.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Прави бездната да ври като котел; Прави морето като варилница за миро.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.ירתיח כסיר מצולה ים ישים כמרקחה׃
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.يجعل العمق يغلي كالقدر ويجعل البحر كقدر عطارة.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.他 使 深 淵 開 滾 如 鍋 、 使 洋 海 如 鍋 中 的 膏 油
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.他 使 深淵開滾 如鍋 、 使 洋 海 如 鍋 中 的 膏油
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Bác sĩ sẽ không biết được chỗ nào cần bôi thuốc hay quấn băng vì họ không thể tiếp cận được vết thương.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Doctorul n-ar ști unde să pună unguent sau bandaje pentru că nu-ţi vede rana.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.El médico no sabría dónde aplicar pomadas o vendajes porque no hay forma de acceder a la lesión.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Il dottore non saprebbe dove applicare unguenti o bendaggi perché non potrebbe aver accesso alla ferita.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.의사들은 상처를 볼 수 없기 때문에 어디에 연고나 반창고를 붙여야 할지 모를 겁니다.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Lekarz nie wiedziałby, gdzie nałożyć maści czy bandaże, bo obrażeń nie byłoby widać.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Nevedel by, kde má aplikovať masti a obväzy, pretože by nemal pristup k vášmu zraneniu.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.O médico não veria onde aplicar pomadas ou pensos porque não teria acesso aos ferimentos.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Saj ne bo vedel, kje namazati in obvezati, ker ne vidi vaše poškodbe.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Він не буде знати, куди втирати мазі чи накладати бинти, адже не побачить вашу рану.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Врачи не будут знать, где применять мази или повязки, потому что они не смогут получить доступ к вашей травме.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.הרופא לא ידע היכן למרוח את המשחה או לחבוש מפני שהם לא יכולים לראות את הפצע שלכם.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.لن يعرف الطبيب أين عليه أن يضع المرهم أو الضمادة لأنه لا يستطيع تحديد موقع إصابتك والوصول إليه
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.どこに薬を塗ったり 包帯を巻いたりすればいいか わかりっこない きみにも見えないしね
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Ali ni nič balzama v Gileadu? ali ni nobenega zdravnika tam? Zakaj torej ni ozdravela hči ljudstva mojega?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Či nieto balzamu v Gileáde? Či nieto tam lekára? Lebo prečo potom nie je zahojená rana dcéry môjho ľudu?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Což není žádného lékařství v Galád? Což není žádného lékaře tam? Proč tedy není zhojena dcera lidu mého?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Er der ikke Balsam i Gilead, ingen Læge der? Hvorfor heles da ikke mit Folks Datters Sår?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Is er nergens een medicijn in Gilead? Is er geen dokter? Waarom is de wond van mijn volk niet genezen?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Ist denn keine Salbe in Gilead, oder ist kein Arzt da? Warum ist denn die Tochter meines Volks nicht geheilt?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Izali niemasz balsamu w Galaad? Izali tam niemasz lekarza? Czemuż tedy nie jest uleczona córka ludu mojego?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?길르앗에는 유향이 있지 아니한가 그곳에는 의사가 있지 아니한가 딸 내 백성이 치료를 받지 못함은 어찜인고
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Nincsen-é balzsamolaj Gileádban? Nincsen-é ott orvos? Miért nem gyógyíttatott meg az én népem leánya?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Разве нет бальзама в Галааде? разве нет там врача? Отчего же нетисцеления дщери народа моего?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?הצרי אין בגלעד אם רפא אין שם כי מדוע לא עלתה ארכת בת עמי׃
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?أليس بلسان في جلعاد أم ليس هناك طبيب. فلماذا لم تعصب بنت شعبي
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?在 基 列 豈 沒 有 乳 香 呢 . 在 那 裡 豈 沒 有 醫 生 呢 . 我 百 姓 為 何 不 得 痊 愈 呢
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?在 基列 豈沒 有 乳香 呢 . 在 那 裡豈沒 有 醫生 呢 . 我 百姓 為 何 不 得 痊愈 呢