Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Sardiania 사람들은 계단으로 이루어진 수직적인 구조의 마을에 살고있습니다.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Sardiňané žijí v patrových domech a chodí po schodech.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Sardinerne bor i lodrette huse, de render op og ned ad trapperne.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Sardinienii locuiesc in case verticale, sus si jos pe scari.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Sardyńczycy żyją w wielopiętrowych domach, chodzą więc po schodach.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Οι Σαρδίνιοι ζούν σε κάθετα σπίτια, ανεβοκατεβαίνουν τις σκάλες.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Сардинците живеят във вертикални къщи, изкачвайки стълби нагоре и надолу.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Сардинці живуть у вертикальних будиночках, весь час спускаючись і піднімаючись сходами.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Сардинцы живут в вертикальных домах и то спускаются, то поднимаются по лестнице.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.הסרדיניינים גרים בבתים אנכיים, עולים ויורדים במדרגות.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.السردينيون يقطنون منازل رأسيه , سلالم صعودا وهبوطا .
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.店に行ったり、教会に行ったり、
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -Esta é a minha parede amarela.
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -Et puis adossée à ce mur jaune et le au sol, j'ai une échelle.
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -Y apoyándose sobre esa pared amarilla y el suelo, tengo una escalera.
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -ועל הקיר הצהוב שלי, נשען על הרצפה יש לי סולם.
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -ثم انه يرتكز على الجدار الاصفر و الساحة، سلماً
Sarı duvar burada. Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -E poi appoggiata a questo muro giallo e al terreno ho una scala.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Celá otřesená jsem nechala knihy na schodech a spěchala domů a tam se to stalo znovu.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Erschüttert ließ ich meine Bücher auf der Treppe und rannte nach Hause, und da war es wieder.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Geschokt liet ik mijn boeken achter en spoedde me naar huis. En daar was het weer:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Jag såg mig omkring, och det fanns ingen där, men kommentarens tydlighet och beslutsamhet var omisskännlig.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Järkyttyneenä jätin kirjani portaille ja kiiruhdin kotiin. Siinä se oli taas:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.저는 벌벌 떨면서 책을 계단에 둔 채로 집으로 서둘러 돌아왔어요. 그리고 나서 다시 그 목소리가 들렸어요.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Megrendülten, könyveimet a lépcsőn hagyva, hazarohantam, és akkor megint:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Run rẩy, tôi để lại sách trên bậc thang và vội về nhà, và nó lại xuất hiện.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Rystet efterlod jeg mine bøger på trapperne og skyndte mig hjem, og der var den igen:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Scossa, lasciai i libri sulle scale e corsi a casa, ed eccola di nuovo.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Secouée, j'ai abandonné mes livres sur l'escalier, et je me suis précipité chez moi, et elle est revenue.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Speriată, mi-am lăsat cărțile pe scări și m-am grăbit acasă, unde am auzit-o din nou.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Trémula, deixei os meus livros na escada e segui rapidamente para casa, e lá estava ela novamente.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Trzęsąc się, zostawiłam książki i popędziłam do domu i ponownie go usłyszałam.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Ταραγμένη, παράτησα τα βιβλία μου στις σκάλες κι έτρεξα σπίτι, και να σου πάλι.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Разтърсена, оставих книгите на стълбите и забързах към вкъщи, и тогава се повтори. "Тя отваря вратата."
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Это меня потрясло. Я бросила книги на лестнице и побежала домой. Там голос зазвучал снова:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.מזועזעת, השארתי את ספריי על המדרגות ומיהרתי הביתה, ושם זה הופיע שוב.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.مرتعشةً، تركت كتبي على السلالم وأسرعت إلى المنزل، وهناك تكرّر الأمر مجدّدا.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.すると又 「彼女はドアを開けている」 と聞こえたのです
Servis merdiveni asla tamamlanmadı.As escadas de serviço nunca foram trocadas.
Servis merdiveni asla tamamlanmadı.Резервните стълби никога не са били завършени.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Звукът отекваше в целия стълбището.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Ääni kaikui koko porrashuoneen.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.A hang visszhangzott az egész lépcsőház.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Der Ton hallte durch die ganze Treppenhaus.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Dźwięk echem w całej klatce schodowej.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.El sonido resonó en toda la escalera.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Het geluid weerklonk in het hele trappenhuis.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Il suono echeggiò in tutto l'intero vano scale.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.소리가 전체 계단을 통해 감동을주고 있습니다.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Le son fait l'écho pendant toute la cage d'escalier.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Ljudet ekade i hela trapphuset.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Lyden gav genlyd i hele opgangen.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Những âm thanh lặp lại trong suốt toàn bộ cầu thang.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.O som ecoou por toda a escada inteira.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Suara menggema di seluruh tangga keseluruhan.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Sunetul a reiterat pe întreaga casă a scărilor.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Zvok je odmevalo v celotnem stopnišču.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Zvuk sa odrážal v celom schodisku.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Zvuk se odrážel v celém schodišti.
Ses tüm merdiven boşluğu boyunca yankılandı.Ο ήχος αντανακλάται σε όλο το κλιμακοστάσιο.