Biri merdiven hapşırdı.Quelqu'un éternue dans l'escalier.
Biri merdiven hapşırdı.Seseorang bersin di tangga.
Biri merdiven hapşırdı.Someone stranutat pe scara.
Biri merdiven hapşırdı.Someone φτερνίστηκε στη σκάλα.
Biri merdiven hapşırdı.Valaki tüsszentett a lépcsőházban.
Biri merdiven hapşırdı.Кто-то чихнул на лестнице.
Biri merdiven hapşırdı.Някой кихна по стълбището.
Biri merdiven hapşırdı.Хтось чхнув на сходах.
Biri merdiven hapşırdı.عطس شخص على الدرج.
Biri merdiven hapşırdı.ホールは、6つのステップの後ろに続く、彼は彼女のくしゃみを聞いたと思った。
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Kiedyś - wiele lat temu - widziałem jak Ted Kennedy i Dan Quayle spotkali się w budynku Senatu.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Odată -- cu mulţi ani în urmă -- i-am văzut pe Ted Kennedy şi pe Dan Quayle întâlnindu-se la Senat.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Ooit - jaren geleden - zag ik Ted Kennedy en Dan Quayle elkaar ontmoeten in de senaat.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Před mnoha lety jsem viděl, jak v Senátu Ted Kennedy potkal Dana Quayla.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Raz som -- to bolo pred rokmi -- videl ako sa v Senáte stretli Ted Kennedy a Dan Quayle .
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Uma vez - isto foi há anos - vi o Ted Kennedy e o Dan Quayle a encontrarem-se no poço do Senado.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Una vez, esto fue hace años, vi a Ted Kennedy y Dan Quayle reunidos en el podio del Senado.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Una volta -- anni fa -- vidi incontrare Ted Kennedy e Dan Quayle in Senato.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Une fois - c'était il y a des années -- j'ai vu TEd Kennedy et Dan Quayle se rencontrer au Sénat.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Μια φορά -εδώ και χρόνια- είδα τον Τεντ Κένεντι και τον Νταν Κουέιλ να συναντιούνται στη Γερουσία.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Веднъж -- това беше преди една година -- видях как Тед Кенеди и Дан Куейл се срещнаха в Сената.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Однажды - это было очень давно - я видел, как Тэд Кеннеди и Дэн Куэйл встретились в Сенате,
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Одного разу - багато років тому - я бачив зустріч Теда Кенеді і Дена Квейла в Сенаті.
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:A buscar una escalera, por la que el amor hay que subir un nido de pájaros pronto, cuando es de noche:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Aby pobrać drabinie, przez które miłość musi wspiąć się na ptasie gniazdo tylko gdy jest ciemno:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:A fetch egy létrán, a mely a szeretet kell mászni egy madár fészket hamarosan, amikor sötét van:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:At hente en stige, ved hvilket din kærlighed Skal klatre en fuglerede snart når det er mørkt:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Để lấy một cái thang, mà tình yêu của bạn phải leo lên một tổ chim sớm khi trời tối:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:För att hämta en stege, genom vilken din kärlek måste klättra ett fågelbo snart när det är mörkt:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Hakemaan tikkaat, joita jossa rakkautesi täytyy kiivetä linnunpesän pian kun se on tumma:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:사다리를 가져오기 위해하는 당신의 사랑이 곧 그것이 어두울 때 새가 둥지를 등반해야합니다
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Para buscar uma escada, pela qual seu amor deve subir um ninho de pássaros logo quando está escuro:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Per recuperare una scala, da cui l'amore deve salire nido di un uccello presto quando è buio:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Pour chercher une échelle, par l'amour, qui doit monter un nid d'oiseau dès lors qu'elle est sombre:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Te halen een ladder, door het die uw liefde moet beklimmen een vogelnest al snel als het donker is:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Um holen eine Leiter, durch den die Ihre Liebe muss ein Vogelnest schnell, wenn es dunkel wird steigen:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Untuk mengambil tangga, oleh yang mengasihi Anda Harus memanjat sarang burung segera bila gelap:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Vyzdvihnúť rebrík, na ktorom vaša vzájomná láska musí vyliezť vtáčie hniezdo skoro, keď je tma:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Vyzvednout žebřík, na kterém vaše vzájemná láska musí vylézt ptačí hnízdo brzy, když je tma:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Za puščati lestev, s katero mora vaš ljubezen vzpon ptičje gnezdo kmalu, ko je temno:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Да донесе стълба, от която любовта ви трябва да се изкачи птиче гнездо скоро, когато е тъмно:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:Чтобы принести лестницу, по которой ваша любовь должна подняться птичье гнездо вскоре, когда темно:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:כדי להביא סולם, על ידי אשר האהבה שלך חייב לטפס קן של ציפור מיד כאשר הוא כהה:
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:لجلب سلم ، من الذي يجب أن حبك تسلق عش الطيور قريبا عندما يحل الظلام :
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:私はこつこつです、そしてあなたの喜びで苦労して歩く、しかし、あなたは、夜にすぐに負担を負担しなければならない。
Bir sabah metroya gidiyordum. İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53.En morgon när jag åkte tunnelbana bytte jag vid stationen vid 53e gatan
Bir sabah metroya gidiyordum. İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53.Op een ochtend in de metro moest ik een overstap maken bij de halte '53e Straat'.
Bir sürü çocuk görüyorum. Merdivenlerden inip çıkıyorlar.Están subiendo y bajando escaleras.
Bir sürü çocuk görüyorum. Merdivenlerden inip çıkıyorlar.많은 아이들이 보입니다. 계단을 오르내립니다.
Bir sürü çocuk görüyorum. Merdivenlerden inip çıkıyorlar.Wiele dzieci, chodzą po schodach.
Bir sürü çocuk görüyorum. Merdivenlerden inip çıkıyorlar."أرى الكثير من الأطفال ،يصعدون و يهبطون السلالم"
Bir sürü çocuk görüyorum. Merdivenlerden inip çıkıyorlar.バラ色や青の明るい服を着ている
"Biz hiçbir şey yapmadan, zaman, bir yürüyen merdiven gibi ilerliyor.""Pe planeta Tatooine este cu siguranţă cald"
"Biz hiçbir şey yapmadan, zaman, bir yürüyen merdiven gibi ilerliyor."«Sin que tengamos que hacer nada en absoluto, el tiempo continúa como una escalera mecánica».
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Así que fíjense como el "yo" mezquino y moralista de Bradley simplemente muere al subir esas escaleras.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Bemerken Sie wie Bradleys engstirniges, moralistisches Selbst auf dem Weg die Treppe hinauf einfach vergeht.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Figyeljék meg, hogy Bradley kicsinyes, ítélkező énje egyszerűen meghal a lépcsőn felfelé!
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.보잘것 없고 윤리적인척하는 자아가 어떻게 계단위에서 소멸하는지를 생각해보세요.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Merk op hoe Bradleys bekrompen, moralistische zelf sterft terwijl hij de trap beklimt.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Observaţi deci cum sinele mărginit, moralist al lui Bradley pur şi simplu, se topeşte urcând scara.