Otis Elevator Company veya Otis dünyadaki en büyük asansör ve yürüyen merdiven üreticisidir.Днес Otis Elevator Company е най-големият производител на асансьори в света.
2010 yılındaki etkinlikte tüm maçlarda masa, merdiven ve sandalye kullanımı serbest olmuştur.През 2010, всеки мач включваше маси, стълби и столове.
Bartolo merdiveni kaldirip götürmüştşr.Към пантеона води каменно стълбище.
Maçtan sonra Strowman, Reigns'e çelik merdivenlere doğru saldırmaya devam etmişti.След мача, Строуман атакува Рейнс със стоманените стъпала.
Ertesi hafta sahne arkasında Gallows ve Anderson, Cesaro ve Sheamus'a bir merdivenle saldırdı.Зад кулисите на следващия епизод, Галоус и Андерсън атакуват Сезаро и Шеймъс със стълба.
Avludan merdivenlerle çıkılır.До етажа се стига по стълби.
Avlusundaki merdivenle çan kulesine ulaşılır.От емпорията по стълба се стига до камбанарията.
Minareye merdivenlerden çıkmak mümkündür.До него се стига по стълбите на минарето.
NXT Arrival şovunda Neville, Dallas'ı merdiven maçında yendi ve yeni NXT Şampiyonu oldu.На Пристигане, Невил спечели Титлата на NXT от Далас в мач със стълби.
Bazı durumlarda nesneye ulaşmanın maçı bitirmesi açısında merdiven maçına yakındır.В някои случаи мача е подобен на мача със стълби, в който получаването на предмета свършва мача.
Caminin girişi merdivenlidir.Към входната врата води каменно стълбище.
Merdiven 135 basamaktan oluşmaktadır.До механизма се достига по 132 стръмни каменни стъпала.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.Дворецът съдържа 1100 стаи, 100 стълбища и 5 км коридори.
İp merdiven sinir sistemi gelişmiştir.Živčani sustav je ljestvičast.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.U palači se nalazi preko 1,100 soba, 100 stubišta i 4,8 km hodnika na četiri kata.
Kıbleye göre batı kapısı merdivenlidir.Sa zapadne strane je stubište.
Tek girişi yüksek bir merdivenin sonundadır ve hemen üstünde küçük bir pencere ve balkon vardır.Jedini ulaz je bio na vrhu stubišta iznad kojeg se nalazio maleni prozor s balkonom.
Giriş merdivenlerle yükseltilmiş.Razine su spojene stepenicama.
Üç kapılı avludan camiye merdivenle çıkılır.U zasjedu su ušla 3 kamiona ustaša iz pravca Donje Stubice.
Kiliseye 116 metre merdiven çıkarak ulaşılır.Do crkve se dolazi preko 29 stepenica.
Taş merdivenlidir.Stubište je od kamena.
Erkekler merdiveni üzerinde yedi yatakhane bulunur.Provela je sedam tjednana na ljestvici.
148 basamaklı merdivenle geçilir.1 na tamošnjim glazbenim ljestvicama.
Kızların merdivenlerinin üzerinde bir büyü vardır.Imao je skroman uspjeh na ljestvicama.
İçinde bulunan bir spiral merdiven sayesinde ziyaretçiler sütunun tepesine çıkabiliyordu.Stubište unutar tornja omogućuje posjetiteljima da se penju prema vrhu.
Çan kulesi 1977'de kurulmuş ve sonra kapalı bir merdivenle bağlanmıştır.V roku 1977 bola pri kostole postavená zvonica a neskôr bola s kostolom spojená prekrytým schodiskom.
Rüyasında yerden göğe uzanan bir merdiven gördü.Počas spánku mal sen, že kráča po rebríku do neba.
İp merdiven sinir sistemi gelişmiştir.Nervová sústava je rebríčková.
5 kemer büyük merdivene erişimi sağlar.5 dôvodov, prečo je Horná Dolná hit .
Özellikle Piazza di Spagna'ya inen İspanyol Merdivenleri üzerinde yer almasıyla bilinmektedir.Nachádza sa na Piazza di Spagna pod Španielskymi schodmi.
Şimdi merdivenleri çıkamıyorum..Nie je možné preskakovať kamene.
Merdiven maçlarında kazanmak için merdivene tırmanıp ringin üstündeki eşyayı almak gerekmektedir.V ňom sa stáva víťazom ten, kto vylezie po rebríku a získa odmenu visiacu nad ringom.
Burada ayrıca Roma dönemi Nekropolü ve taşlar oyularak yapılmış yol ve merdivenler bulunmaktadır.Tu sa očakáva spoločné krásne starnutie stien a strechy.
Burada yapılmış merdivenleri olan tarihi bir yer vardır.Zvláštne je umiestnené schodisko.
Bartolo merdiveni kaldirip götürmüştşr.Markízu spasila Horná Dolná.
Bu özelliğiyle merdivenlerde dahi düşük hızlarda ilerleyebiliyor.V rebríčkoch tiež pomaly postupuje dopredu.
Her şerefeye ayrı merdivenden çıkılır.Do sobášnej siene sa vychádza samostatným nekrytým schodiskom.
Bu piramit diğer piramitlere göre olan farkı merdivenli olmasıdır.Nie je vylúčené, že sa vyskytovali podobné pyramídy aj inde.
Bu sırada Pam merdivenlerde onu bekliyordur.Vtem spet zagleda Evico na stopnišču.
Girişin ortasında bir hol ve merdivenler ile köşelerde 4 adet oda yer almaktadır.Sredi hodnika je platforma s štirimi vhodi.
Şirket asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen bant sunmaktadır.Kone proizvaja stavbna dvigala, tekoče stopnice, avtomatska vrata in drugo.
Kilisenin güneybatı köşesinde bir merdivenin kalıntıları göze çarpmaktadır.Prie bažnyčios pietryčių kampo prišlieta aukšta varpinė.
Merdiven 135 basamaktan oluşmaktadır.Į piramidės viršūnę veda 365 laiptai.
Sahne basit bir merdiven ve iki adet platformdan oluşuyordu.Pati pasirodymų aikštelė buvo tik iš laiptų bei dviejų platformų, kur buvo Spears grupė.
Medya Jacob merdivenleriyle ilgilidir .Petro bazilikos laiptus.
Çan kulesi 1977'de kurulmuş ve sonra kapalı bir merdivenle bağlanmıştır.Küla kaotati 1977, mil see liideti Jaluse ja Järlepa külaga.
Koridorun sonundan soldan ahşap U şeklindeki merdivenden camiye çıkılır.Auto sõitis täiskiirusel vasakkurvis teelt välja vastu puud.
İçinde bulunan bir spiral merdiven sayesinde ziyaretçiler sütunun tepesine çıkabiliyordu.Elevandi ühes jalas asuvat treppi mööda pidid külastajad jõudma kuju seljal asuvale vaateplatvormile.
100 değeri, merdiven uzunluğundan geldiği için, hiç değişmeyecektir. - -Este valor de 100 nunca cambiará porque francamente, el largo de la escalera nunca cambiará.
100 değeri, merdiven uzunluğundan geldiği için, hiç değişmeyecektir. - - Öyle değil mi?Bom, este valor 100 nunca muda, porque, francamente, o tamanho da escada nunca vai mudar.
100 değeri, merdiven uzunluğundan geldiği için, hiç değişmeyecektir. -טוב, ה- 100 לעולם לא ישתנה, כי האורך של הסולם
100 değeri, merdiven uzunluğundan geldiği için, hiç değişmeyecektir. -حسناً، قيمة الـ 100 هذه لا تتغير ابداً، لأنه بصراحة ان طول السلم لا
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.A jak tak stoupám po schodech, vidím starého černocha, který u toho soudu uklízí.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.És ahogy felfelé lépkedtem a lépcsőn, ott állt egy idős fekete férfi, takarító a bíróságon.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.Iba subiendo las escaleras cuando me encontré con un hombre negro mayor; era el conserje del juzgado.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.그런데 제가 법정앞의 계단을 올라가는데 나이가 든 관리부 아저씨가
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.När jag gick uppför trapporna i domstolshuset såg jag vaktmästaren, en äldre svart man.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.Quando estava a subir as escadas do tribunal estava lá um homem negro, mais velho, que era o porteiro.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.Wchodząc po schodach do budynku, zauważyłem czarnoskórego mężczyznę - woźnego.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.ובעודי עולה במדרגות לעבר בית המשפט, היה שם אדם מבוגר, שחור, שהיה השרת בבית המשפט הזה.