"Meraki", tutkuyla, severek"Μεράκι," με πάθος, με αγάπη
"Meraki", tutkuyla, severek"Мераки" - с воодушевлением, с любовью.
"Meraki", tutkuyla, severek"мераки", със страст, с любов.
"Meraki", tutkuyla, severek"מראקי", במסירות, באהבה
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Amikor csodálkozom, egyben ámulok is.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Doświadczając zadziwienia, doświadczamy bojaźni.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.E experimentar a maravilha é experimentar a admiração.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.E provare la meraviglia è provare il timore.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Expérimenter la recherche, c'est expérimenter l'étonnement (jeu de mots)
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Și a experimenta minunarea înseamnă a experimenta venerația.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Und wenn man sich Fragen stellt, erfährt man Ehrfurcht.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Và đó là trải nghiệm tuyệt vời.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Verbazing ervaren is ontzag ervaren.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.또 놀라운 일(wonder)을 경험하는 것은 경외심을 들게 하죠.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Y experimentar asombro es sentir admiración.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Και να νιώθεις έκπληξη ισοδυναμεί με το να νιώθεις δέος.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.А испытать удивление - это значит испытать благоговение.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Відчути подив - це як відчути благоговіння.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.Да се учудиш означава да почувстваш възхищение.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.ולחוות תהייה זה לחוות יראת-כבוד.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.وبتجربة التساءل تجرب الخشية.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.そういうわけで今私は 言葉の意味をかけて
Ona bakmanın ötesinde bir merakı yok. İlkel aletleriyle bunu anlayamaz. Şunu da diyemez.Non ha curiosità tranne che sarà lui a guardarla,e .... con i suoi strumenti primitivi,ma potrà dire
Ona bakmanın ötesinde bir merakı yok. İlkel aletleriyle bunu anlayamaz. Şunu da diyemez.No tiene curiosidad exceptuando que la miraría con sus artilugios primitivos, pero no puede decir:
Ona bakmanın ötesinde bir merakı yok. İlkel aletleriyle bunu anlayamaz. Şunu da diyemez.Seine Neugier beschränkt sich darauf, das Flugzeug mit seinem primitiven Hintergrund anzusehen.
Ona bakmanın ötesinde bir merakı yok. İlkel aletleriyle bunu anlayamaz.Той няма интерес, освен да го гледа със своите примитивни инструменти, но не може да каже:
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.A ich ciekawość zmieniła sposób w jaki ludzie myślą o świecie, zatem zmieniła świat.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.A ich zvedavosť zmenila zmýšľanie ľudí o svete, a teda zmenili aj svet.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.Chính sự tò mò của họ đã thay đổi cách con người suy nghĩ về thế giới và từ đó thay đổi thế giới này.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.Curiozitatea lor a schimbat modul în care oamenii vedeau lumea şi astfel a schimbat lumea.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.Deras nyfikenhet har ändrat vår syn på världen, och på så sätt förändrat världen.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.E a sua curiosidade mudou a forma como as pessoas viam o mundo, e assim mudaram o mundo.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.És az ő kíváncsiságuk megváltoztatta az emberek gondolkodását a világról, és ez megváltoztatta a világot.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.Hun nieuwsgierigheid veranderde hoe mensen over de wereld dachten, waardoor de wereld veranderde.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.그들의 호기심은 사람들이 세계를 생각하는 방법을 바꾸었고, 마침내 세계를 바꾸었습니다.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.Leur curiosité a changé notre vision du monde, et a ainsi changé le monde.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.Su curiosidad cambió la manera cómo la gente pensaba sobre el mundo, y así cambió el mundo.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.Και η περιέργειά τους άλλαξε τον τρόπο που οι άνθρωποι σκέφτονταν τον κόσμο, και αυτό άλλαξε τον κόσμο.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.Их любознательность изменила представление людей о мире, изменив таким образом сам мир.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.והסקרנות שלהם שינתה את הדרך שבה אנשים חשבו על העולם, וכך זה שינה את העולם.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.وفضولهم هذا غير طريقة تفكير الناس عن العالم. وبالتالي هذا ما غير العالم.
Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti.世界を変えることになりましたが 皆さんだって 世界を変えることができるんです
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:A kluczowe pytanie, jakie sobie zadał w związku z tym spadaniem brzmiało:
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:Is dit gewoon iets dat we moeten aannemen over het universum?
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:'모든 것은 아래로 떨어진다'라는 문제에 대한 그의 뛰어난 통찰력 중 하나는
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:Og en af hans store indsigter om at "ting falder ned" er
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:Und einer der großen Einsichten bezüglich dieses "Sachen fallen herunter" Problems ist:
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:Une des plus grandes idées qu'il a eues à propos de ces choses qui tombent est:
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:Và một trong những sự hiểu biết sâu sắc nhất về toàn bộ cái vấn đề "mọi thứ rơi xuống" này là:
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:Y una de los grandes incógnitas sobre este problema de la gravedad es
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:И едно от неговите големи прозрения за проблема с "падащите неща" е:
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:І одне з його великих проникнень про цю проблему "падаючі речі":
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:אחת התובנות שלו גדול על בעיה זו "דברים נופלים" והוא:
Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:ومن بلده إينسيتيس كبيرة حول هذه الأمور التي تقع أسفل المشكلة
Peki bilim ve keşfin, merakımızı giderme dışında başka bir kullanım alanı yok mu?C'è qualche altra utilità nell'esplorazione e nella scienza, oltre ad un senso di meraviglia?
Peki bilim ve keşfin, merakımızı giderme dışında başka bir kullanım alanı yok mu?Còn một tác dụng nào khác nữa của khám phá khoa học, ngoài việc tìm ra những kỳ quan này?
Peki bilim ve keşfin, merakımızı giderme dışında başka bir kullanım alanı yok mu?Czy prócz zachwytu są powody by zajmować się nauką?
Peki bilim ve keşfin, merakımızı giderme dışında başka bir kullanım alanı yok mu?Există vreo altă întrebuinţare pentru explorare şi ştiinţă, alta decât să ne minunăm, să fim uimiţi?
Peki bilim ve keşfin, merakımızı giderme dışında başka bir kullanım alanı yok mu?Existuje aj iné využitie výskumu a vedy, okrem pocitu úžasu nad objavom?
Peki bilim ve keşfin, merakımızı giderme dışında başka bir kullanım alanı yok mu?Finns det någon annan användning av utforskning och vetenskap, förutom att stilla våran nyfikenhet?