Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.ולמעשה, העבודה שלי לקחה אותי להרבה ארצות כי השתמשתי בעבודה שלי על מנת למלא את הסקרנות שלי.
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.وفعلاً أخذني عملي لعدة بلدان لأنني استخدمته لأشبع فضولي
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.私は自分の好奇心を満たすことに 仕事を利用していたからです 様々な国で仕事をしましたが ある時は旧ソビエト連邦に行って
Etkileyici biri. Onun bu konudaki merakını tetikleyen soru ise şudur:Jeden z jeho velkých vhledů do problému padajících těles je:
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Chúng ta phải có sự kiên trì học hỏi về thế giới xung quanh chúng ta.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Debiéramos tener esta curiosidad insaciable por el mundo que nos rodea.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Dovremmo avere questa inesauribile curiosità per il mondo che ci circonda.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.주변 세상에 대한 끊임없는 궁금증을 가져야 해요.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Měli bychom pociťovat neuhasitelnou žízeň po vědění o světě kolem nás.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Nous devrions avoir cette curiosité insatiable pour le monde qui nous entoure.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Powinniśmy mieć nieugaszoną ciekawość świata.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Todos devemos ter esta curiosidade insaciável acerca do mundo à nossa volta.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Vi bør have denne uslukkelige nysgerrighed for verden omkring os.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.We moeten een onstilbare nieuwsgierigheid hebben naar de wereld om ons heen.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Wir sollten diesen unstillbaren Wissensdurst auf die Welt haben.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Πρέπει να έχουμε ακόρεστη περιέργεια για τον κόσμο γύρω μας.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.В нас должно быть неутолимое любопытство к окружающему нас миру.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.Не, всеки ден трябва да се стремим да научаваме нещо ново. Трябва да сме любопитни за света около нас.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.צריך שתהיה לנו סקרנות שלא נגמרת לעולם הסובב אותנו.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.وينبغي أن يكون لدينا فضول لا يرتوي للعالم من حولنا.
Etrafımızdakiler için dindirilemeyen bir merakımız olmalı.『ジェパディ!』の挑戦者は そういう人たちです
Görünüşte sessiz fakat aslında bütün hırs ve merakıyla görerek öğrenenlerle dolu bir dünya.겉으로 보기에는 아주 조용하지만 실제로는 평범한 사람과 같은 열정과 호기심이 넘쳐나는 이 사회에서요.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "El nu a văzut unul.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "Han har aldrig sett en.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "Hij heeft nooit een gezien.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "그는 하나를 본 적이 없어요.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. ""Kręcąc głową na ptaka," tha "ciekawość będą th" śmierci ciebie kiedyś jeśli tha "nie wygląda ostry".
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. ""Lắc đầu chim", "tò mò tha thứ 'cái chết của ngươi đôi khi nếu tha không nhìn sắc nét ".
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "Nikdy neviděl.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "Nikdy nevidel.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. ""Ravistelee päätään lintua," THA "uteliaisuus on th" kuolema sinua joskus jos tha "ei näytä terävä."
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. ""Ryster på hovedet på fuglen," tha 'nysgerrighed vil være th' død af dig engang hvis tha 'ser ikke skarp. "
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. ""Scuotendo la testa a l'uccello," tha 'curiosità sarà th' la morte di te a volte se tha 'non sembra forte ".
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "Soha nem láttam.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. ""Zmajal z glavo na ptice," tha "bo radovednost je th" smrt tebe včasih, če tha "ne izgleda oster."
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. ""Качая головой птицы," тха "любопытство будет й смерти от тебя когда-то, если тха "не выглядит резким".
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. ""Клатейки глава на птица," Tha "любопитство ще бъде смъртта на тебе ти" някъде ако THA не изглежда остър. "
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. ""Хитаючи головою птиці," тха "цікавість буде й смерті від тебе колись, якщо тха "не виглядає різким".
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "הוא מעולם לא ראה אחד.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "أبدا شاهده احد.
"Kuş başını sallayarak," tha sana ölüm merakı inci olacak ' bazen tha 'keskin görünmüyor. "え!"鳥で、頭を振り、"THA汝の死"好奇心は目になります"
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki", avec passion, avec amour.
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki," com paixão, com amor.
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki" con pasión y con amor.
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki", con passione, con amore.
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki", cu pasiune, cu drag
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki", dengan gairah, dengan cinta
"Meraki", tutkuyla, severek'Meraki', 사랑과 열정을 다해서
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki", med passion, med kærlighed.
"Meraki", tutkuyla, severek'Meraki', met passie, met liefde.
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki" - mit Leidenschaft, mit Liebe
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki" - passionerat, engagerat.
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki" - s nadšením, s láskou
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki", s strastjo, z ljubeznijo
"Meraki", tutkuyla, severek"Meráki" - szenvedéllyel, szeretettel.
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki", täydestä sydämestä
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki" - vášnivě, s láskou
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki", với niềm đam mê, với tình yêu
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki" - z pasją i uczuciem.
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki", з пристрастю, з любов"ю.