Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Il tema di questa, come vi avranno già ripetuto tutti milioni di volte, è la riscoperta della meraviglia.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.이 모임의 테마는 벌써 여러분이 수백만번 들었듯이 놀라움의 재발견입니다.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.O tema desta, como já ouviram sete milhões de vezes é sobre a redescoberta da maravilha.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Tämän teemana on, kuten jo varsin hyvin tiedätte, ihmettelyn uudelleen keksiminen.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Tema acesteia, cum aţi auzit deja de şapte milioane de ori, e redescoperirea umirii.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Temaet på denne, som I nu har hørt syv millioner gange, er genopdagelsen af underværker.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Téma tejto konkrétnej, ako ste počuli dnes už asi sedem miliónov - krát je znovuobjavenie údivov.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Tematem tej jest, jak już słyszeliście siedem milionów razy, odkrycie nowego cudu.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Téma této, jak jste všichni již slyšeli milionkrát, je znovunalezení zázraku.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Το θέμα αυτού εδώ, όπως έχετε ακούσει εφτά εκατομμύρια φορές, είναι η επανα-ανακάλυψη του θαύματος.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Темата на тази, както сте чули седем милиона пъти, е преоткриването на чудеста.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Тема цієї, як ви чули сім мільйонів разів - дослідження дива наново.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.Тема этой как вы все уже слышали семь миллионов раз, называется возрождение чуда.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.הנושא של זה, כפי ששמעתם חברים שבע מיליון פעמים, הוא הגילוי מחדש של הפליאה.
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.وعنوان هذا المؤتمر كما سمعتم هذا مرارا هذا الاسبوع هو " إعادة اكتشاف الابداع "
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.もう何百万回も聞かされた 驚きの再発見です 私にとって
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.C'est juste un exemple de la raison pour laquelle il faut soutenir ce type de recherche curieuse.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.Das ist nur ein Beispiel, warum wir Forschung aus Neugier unterstützen müssen.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.Det er bare et eksempel på hvorfor vi skal støtte nysgerrigheds-drevet forskning.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.Es sólo un ejemplo de por qué tenemos que apoyar la investigación por curiosidad.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.Este doar un exemplu de ce avem nevoie să încurajăm cercetarea bazată pe curiozitate.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.È un esempio del perché serve sostenere la ricerca basata sulla curiosità.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.Het is gewoon een voorbeeld van waarom we onderzoek op basis van nieuwsgierigheid moeten ondersteunen.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.이건 호기심에서 시작된 연구를 왜 지원해야 하는지를 보여주는 예입니다.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.To jeden z przykładów uzasadniających wsparcie dla badań opartych na ciekawości.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.Вот почему важно поддерживать любопытство во время исследований.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.Просто пример за това защо трябва да подкрепяме основаното върху любопитство изследване.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.זוהי רק דוגמא לסיבות לתמיכה במחקר סקרני.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.إنه فقط مثال على لماذا نحتاج أن ندعم البحوث المبنية على الفضول.
Bu sadece neden araştırma tabanlı merakın desteğine ihtiyacımız olduğunun bir örneği.絆創膏をはがしているところです
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Also hatte er diese unglaubliche Neugier.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Así que tenía una curiosidad increíble .
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Był niezwykle ciekawy świata.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Byl to úžasně zvídavý člověk.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Ele tinha uma curiosidade incrível.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Era avid de informaţii.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Era incredibilmente curioso.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Han havde en utrolig nysgerrighed.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Hän oli äärettömän utelias.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Hihetetlenül kíváncsi természete volt.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Hij had altijd een ongelofelijke nieuwsgierigheid.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Il avait une curiosité incroyable.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.그리고 호기심이 정말 많으셨습니다.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Ông hiếu kỳ một các khó tin.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Είχε, λοιπόν, μια απίστευτη περιέργεια.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Он всегда был бесконечно любопытен.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.Та той имаше това невероятно любопитство.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.אז היתה לו סקרנות שלא תאמן. כילד ראיתי אותו
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.لذلك كان لديه ذلك الفضول الكبير ، و أنا كطفل رأيته
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.ラジオやら 電話やらを持って やってきました
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.Also, meine Arbeit führte mich in viele Länder, weil ich sie nutzte, um meine Neugier zu stillen.
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.De fapt, munca m-a dus prin multe țări deoarece m-am folosit de ea ca să îmi satisfac curiozitatea
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.Il mio lavoro mi ha portato in molti Paesi perché usavo il lavoro per soddisfare la mia curiosità.
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.제 일을 통해서 많은 나라를 갈 수 있었는데 사실, 많은 나라를 가보고 싶은 호기심을 만족시키기 위한 수단으로 일을 했습니다.
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.Mijn werk bracht me naar vele landen want ik gebruikte mijn werk om mijn nieuwsgierigheid te stillen.
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.Moja praca zawiodła mnie do wielu krajów. Wykorzystywałam ją, by zaspokoić swoją ciekawość.
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.Tulajdonképpen a munkám sok országba eljuttatott, a munkám által elégítettem ki a kíváncsiságomat.
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.Và thực ra, công việc của tôi đã đưa tôi đến nhiều nước bởi vì tôi làm việc để thỏa mãn tính hiếu kì.
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.Y de hecho, mi trabajo me llevó a muchos países porque usé mi trabajo para llenar mi curiosidad.
Doğrusu, işin beni bir çok ülkeye götürdü, çünkü işimi merakımı gidermek için kullandım.Всъщност работата ми ме заведе до много различни страни, защото винаги работих в унисон с любопитството ми.