Ana içeriğe geç
Sözlük

meraki ile cümle

meraki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gençlik dönemindeki av merakını tüm hayatı boyunca sürdürmüştür.Rodnim se Čajničem ponosio cijeloga života.
Yaşadığı yer, betonlaşmış şehir mimarisinden uzak, ona huzur veren ve merakını uyandıran bir yerdi.Dobro se je počutil le zunaj glavnega mesta, na lovu, kjer se je upal sprostiti.
Kızının bu merakı Will'i yıllar öncesine 1992 yılındaki anılarına götürür.Don Jose mokė savo sūnų dailės nuo septynerių metų.
Gençlik dönemindeki av merakını tüm hayatı boyunca sürdürmüştür.Raske lapsepõlv jättis jälje kogu tema elule.
Araştırma merakı nereden geliyor?Kuidas näeb erakorraline uurimistöö välja?
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu. Bu şeyler gerçekten ilgimi çekiyordu.Aceste lucruri chiar mă interesau.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu. Bu şeyler gerçekten ilgimi çekiyordu.Az ilyenek tényleg nagyon érdekeltek.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu. Bu şeyler gerçekten ilgimi çekiyordu.Dit soort dingen vond ik erg interessant.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu. Bu şeyler gerçekten ilgimi çekiyordu.Тези неща наистина ме интересуваха.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu.Essas coisas interessavam-me muito.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu.앙골라와 아프가니스탄에서 미국과 구소련이 치른 대리전도 흥미로웠습니다.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu.la guerra de poder entre la Unión Soviética y EE.UU. en Angola o Afganistán.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu.les guerres par procuration entre l'Union Soviétique et les Etats-Unis en Angola ou en Afghanistan.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu.המלחמה העקיפה בין ברה"מ לארה"ב באנגולה או אפגניסטאן.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu.الحرب التفاوضية بين الاتحاد السوڤياتي و الولايات المتحدة. في أنغولا و أفعانستان.
Angola veya Afganistan'daki üstünlük savaşı, merakımı cezbediyordu.夢中になりました こういったことに強い関心があったので
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç."Ciekawy - pobłogosław mnie, nigdy nie było jego, jak z ciekawości" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Een 'nieuwsgierig - zegen me, er nooit was hij net voor de nieuwsgierigheid een' meddlin '.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Egy "furcsa - áldja meg, soha nem volt, mint a kíváncsiság egy" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Ein "neugierig - segne mich, gab es nie sein wie für Neugier eine" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.En "nysgerrige - velsigne mig, der aldrig var hans som for nysgerrighed en 'meddlin'.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Ett "nyfiken - välsigna mig, det aldrig var hans vilja för nyfikenhet ett" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.- meddlin ','호기심 나를 축복, 호기심에 대한 그의 마음의 여유가 없었던 '.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Một 'tò mò - ban phước cho tôi, không bao giờ cho sự tò mò như mình meddlin'.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç."Radoveden - me blagoslovi, nikoli ni bil njegov, kot za radovednost" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Sebuah 'penasaran - memberkati aku, tidak pernah ada seperti miliknya untuk rasa ingin tahu sebuah' meddlin '.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Uma "curiosa - me abençoar, nunca houve outro como ele por curiosidade um" meddlin '.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Un "curieux - me bénir, il n'ya jamais eu son pareil pour la curiosité une" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Un "curios - Binecuvântează-mă, na existat niciodată cum ar fi curiozitatea lui pentru o" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Un "curioso - me los bendiga, nunca fue su curiosidad como para un" meddlin.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Un 'curioso - mi benedica, non c'è mai stata la sua curiosità come per un' meddlin '.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç."Utelias - siunaa minua, ei koskaan ollut hänen kuin varten uteliaisuudesta" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç."Zvedavý - požehnaj mi, že nikdy nebolo jeho, ako na kuriozitu" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç."Zvědavý - požehnej mi, že nikdy nebylo jeho, jako na kuriozitu" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Μια "περίεργη - ευλογεί μου, ποτέ δεν ήταν σαν του για την περιέργεια μια" meddlin ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.Един любопитен - ме благослови, никога не беше си като за "meddlin" любопитство.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.'Любопытно - благослови меня, никогда не была его, как из любопытства "meddlin.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.'Цікаво - благослови мене, ніколи не була його, як з цікавості "meddlin.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç."סקרן - לברך אותי, מעולם לא היתה סקרנות כמו שלו" ומתערבות ".
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.و'الغريب -- يبارك لي ، لم يكن هناك قط مثل أجره عن الفضول تكون' meddlin.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.彼はいつも"私はプランタンだか見てカミンしている。
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Deixa de ter a curiosidade natural, infantil e a nossa capacidade inata para imaginar.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Dlhšie nemá našu prirodzenú, detskú zvedavosť a našu vrodenú schopnosť predstavivosti.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Il n'a plus notre curiosité naturelle, enfantine et notre capacité innée à imaginer.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.우리의 자연스러운, 아이들같은 호기심이나 천부적인 상상력도 없는 상태 말입니다.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Nie ma już w nim naszej naturalnej, dziecięcej ciekawości, naszej wrodzonej wyobraźni.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Nó không còn có sự tò mò trẻ con tự nhiên và khả năng tưởng tượng tạo hóa ban tặng.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Nu mai are curiozitatea naturală a copilului și capacitatea înnăscută de a-și imagina.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Takový, který postrádá naši přirozenou, dětskou zvědavost a naší vrozenou schopnost si představovat.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Többé már nincs meg a természetes, gyerekes kíváncsisága, és a vele született képzelőereje.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Ya no tiene más nuestra curiosidad natural, infantil y nuestra habilidad innata para imaginar.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Δεν έχει πια φυσική, παιδική περιέργεια και την έμφυτη ικανότητά μας να φανταζόμαστε.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Он более не имеет той естественной, детской любознательности, той врожденной способности воображать.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Той няма вече нашето естествено, подобно на деца любопитство и вродената ни способност да си представяме.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.У нього більш нема природної, дитячої допитливості і притаманної нам властивості уявляти.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.לא קיימת בה יותר הסקרנות הטבעית, התמה והיכולת שטבועה בדמנו לדמיין.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.ولاتعد تحمل فضولا طفولي وقدرتة فطرية على التخيل
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.生まれつき持っている想像力がなくなった状態 もしも 私たちが希望を保ち
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Dla mnie niebo to zaspokojona ciekawość.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.En naar mijn idee is de hemel bevredigde nieuwsgierigheid.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod