Ana içeriğe geç
Sözlük

meraki ile cümle

meraki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babası Sami Aşkın, oğlunun klasik müzik merakına her zaman destek verdi.His father, Sami Aşkın, gave his time to his child's support for music.
Pellow'un müziğe ilk merakı 7 yaşlarında oldu.Pellow's first exposure to music occurred around the age of 7.
Bilimsel merakının kasırgasını hiçbir şey tatmin edemez, arzularının fırtınalarını dindiremez.Nothing can satisfy the hurricane of her scientific curiosity, nor calm the storms of her desires.
Ancak merakı kazanır ve kutuları açar.However, his curiosity wins and he opens the boxes.
Bliss virüsü hiçbir zaman çok yaygınlaşmadı ve daha çok araştırma merakı aracı olarak kaldı.Bliss hat sich nie ausbreiten können und blieb damit eine Kuriosität aus der Forschung.
Şiire olan merakıyla da tanındı.Er war auch derjenige, der sie mit Poesie vertraut machte.
Behçeti İsmail Hakkı el-Üsküdarî, Merâkid-i Mu´tebere-i Üsküdar.Rika Ishikawa (Morning Musume) Ai Kago (Morning Musume) Aya Matsūra (en solo) Chu!
Gençlik dönemindeki av merakını tüm hayatı boyunca sürdürmüştür.Il continue à s'affirmer par la violence physique tout au long de sa jeunesse.
Bilgisayar programlamaya olan merakı dolayısıyla 18 yaşındayken bir programlama şirketi kurmuştur.À l'âge de 16 ans, il fonde une société de logiciels informatiques.
Birçok kişinin, insan etinin tadının nasıl olduğuna dair bir merakı vardırMuchas personas tienen curiosidad de saber cuál es el sabor de la carne humana.
Bu gizemli durum kendilerine yönelik merakı iyice kamçılar.Entonces son ellos los que oyen los extraños golpes.
Ancak bu arada uyanan deneysel bilim merakı, çok geçmeden bir tutkuya dönüşür.Lo que había comenzado como mera curiosidad, pronto se convirtió en una apasionada investigación.
Uzay kamplarına ve astronatlara karşı büyük merakı vardır.¿Un Campo de Fuerza para Astronautas?
Her ikisinin de Uzak Doğu kültürüne merakı vardı.Entrambi erano interessati a civiltà orientali.
Uzay kamplarına ve astronatlara karşı büyük merakı vardır.Ha ora una nuova passione per lo spazio e gli astronauti.
Korkarım ki merakınızı gideremeyeceğim.Боюсь, я не смогу удовлетворить ваше любопытство.
Fred'in bowling e merakı vardır, evinin salonunun çevresinde bilardo, poker ve golf oynar.Интересы Фреда включают в себя: боулинг, бильярд, покер, лежать у дома и игру в гольф.
Leonardo'nun oranlara duyduğu ilgi ve merakın bir kanıtıdır.Особое внимание уделяется открытиям и изобретениям Леонардо.
İşitilemeyecek kadar hafif ve gizli(kalmış) şeyler beni çeker, merakımı yandırır.Она горит, горит и не сгорает, как не сгорает ненависть моя!».
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Спустя годы отмечал: «Я не стыжусь совершенно тех лет, которые я проработал там.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.С детства занимался коллекционированием минералов.
Basketbola merakı vardı.Увлекался баскетболом.
Kızının bu merakı Will'i yıllar öncesine 1992 yılındaki anılarına götürür.قص ادوارد نفس الحكاية إلى ولده ويل طوال السنوات.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.وقال الطبري: «قَالُوا: أَجَبْنَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ إِلَى مَا رَأَى وَأَرَادَ.
İs'adu'r-Raki ale'l-Meraki: El yazması bir kitaptır.عمر: ومنه "البو خطاب".
Yüzyıllardır, bilimsel hipotezler Ay'ın kökeni merakını ilerletmiştir.على مر القرون، تم تقديم العديد من الفرضيات العلمية بخصوص أصل قمر الأرض.
Gençlik dönemindeki av merakını tüm hayatı boyunca sürdürmüştür.Cara era surda durante toda a sua vida, até a adolescência.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Anos mais tarde, ela comentou: "Nunca me disseram porque .
Uzay kamplarına ve astronatlara karşı büyük merakı vardır.As relações espaciais interessam tanto aos geógrafos quanto aos astrônomos.
Bundan sonraki birkaç on yıl için piezoelektrik özellik bir laboratuvar merakı oldu.Nas décadas seguintes, a piezoeletricidade permaneceu como sendo uma curiosidade de laboratório.
Bunu öğrenmesi, biyokimya üzerine çalışma merakını arttırdı.Consequentemente seu crescente interesse o fez estudar zoologia.
Basketbola merakı vardı.Curiosidades da bola.
Behçeti İsmail Hakkı el-Üsküdarî, Merâkid-i Mu´tebere-i Üsküdar.De groene iora (Aegithina viridissima) is een zangvogel uit de familie Aegithinidae (iora's).
Fred'in bowling e merakı vardır, evinin salonunun çevresinde bilardo, poker ve golf oynar.Freds interesses zijn bowlen, pool, poker, luieren in huis en golf.
O çağlarda görsel sanatlara olan merakı en büyük hevesiydi.W tym czasie jego największym zainteresowaniem cieszyła się sztuka wizualna.
Oyunculuk merakı, henüz lisedeyken Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde oyunculuk kurslarına katılmaya yönlendirdi.Hwad nytt? vilket vittnar om att han redan under sin gymnasietid vann uppmärksamhet som skald.
Kendisi bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu belirtmektedir.Він здогадується, що знаходиться у центрі інтересів двох кланів.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.Od mládí sbíral minerály a fosilie.
2007’nin başlarında Amerikan şirketi Meraki mesh router ı piyasaya sürdü.La începutul anului 2007 compania americană MERAKI a lansat un mini mesh router fără fir.
Araştırma merakı nereden geliyor?Care este rolul Revelației?
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Csak annyit mondott: nem. Évekig nem hallottam.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Vuosia myöhemmin hän sanoi: ”Emme edes pystyneet pitämään huolta itsestämme.
Araştırma merakı nereden geliyor?Mitä on toimintatutkimus?
Avcılığa merakına, özellikle yaban eşeği avlamayı sevmesine atıftır.Rotu liikkuu mielellään etenkin metsästäessään.
Fred'in bowling e merakı vardır, evinin salonunun çevresinde bilardo, poker ve golf oynar.Retu on hyvin temperamenttinen ja harrastaa keilaamista, biljardia, pokeria, golfia ja kotonaan löhöilemistä.
Astronomi merakı üniversite öğrenimi sırasında ortaya çıktı.Κυνήγησε το ενδιαφέρον της για την Αστρονομία κατά τη διάρκεια των πανεπιστημιακών σπουδών.
Aynı röportajda tiyatroya olan merakını ise ailesinden geldiğini belirtdi.Επιπλέον συμμετείχε στο show Your Face Sounds Familiar.
Gençlik dönemindeki av merakını tüm hayatı boyunca sürdürmüştür.Το ενδιαφέρον του για την παλαιοβοτανική θα διατηρούνταν για όλη του τη ζωή.
Yaşadığı yer, betonlaşmış şehir mimarisinden uzak, ona huzur veren ve merakını uyandıran bir yerdi.Hypoteser lå uden for hans område, han ville kun give det pålidelige og sikre.
Bu dönemde müziğe olan merakı arttı.当時の流行の音楽が鏤められている。
Basketbola merakı vardı.對籃球有興趣。
Behçeti İsmail Hakkı el-Üsküdarî, Merâkid-i Mu´tebere-i Üsküdar.일본 효고현(兵庫縣)히메지(姬路市) 출생이며 원적지는 경상남도 마산이다.
Buna merakını sürdürdü, "Avcı olarak beklediğiniz kişi ya beklediğiniz gibi değilse?질문지의 내용은 "네가 들은 이야기나 읽은 책에 나오는 인물 중에서 너는 누구와 비슷한 사람이 되고 싶은가?"
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.כעבור שנים אמר על כך: "לא היו אלה מעשים 'יפים'.
Ortaokulda da Pauling'in kimyaya olan merakı devam etti.בבית הספר התיכון המשיך פאולינג לערוך ניסויים בכימיה.
Şiire olan merakı, onu şarkı yazmaya da itti.מחזה מרגש זה הוביל אותה לכתיבת השיר.
Araştırma merakı nereden geliyor?מי מפחד מעבודת מחקר?!
Araştırma merakı nereden geliyor?Какво представлява изследването?
Şiire olan merakı, onu şarkı yazmaya da itti.Въпреки всичко поетът твърди, че се гордее с песента.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.Ima fobije iz djetinjstva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod