Burada da kabilelelerin içindesiniz. Umarım kabilelerinizin menzillerini genişletiyorsunuzdur.Mam nadzieję, że rozszerzacie zasięg swoich plemion.
Burada da kabilelelerin içindesiniz. Umarım kabilelerinizin menzillerini genişletiyorsunuzdur.Spero stiate estendendo i confini delle vostre tribu'.
Burada da kabilelelerin içindesiniz. Umarım kabilelerinizin menzillerini genişletiyorsunuzdur.Y con suerte están extendiendo su alcance de las tribus a las que pertenecen.
Burada da kabilelelerin içindesiniz. Umarım kabilelerinizin menzillerini genişletiyorsunuzdur.Да се надяваме, че разширявате обхвата на племената, който имате.
Çoğu topçu birliği görüş menzilini kullanmaz; takım arkadaşlarının düşmanı görmesi gerektiğine inanır.Mnoho dělostřelců se dohledem nezabývá, protože věří, že odhalování nepřítele je prací spoluhráčů.
En düşük radyo menzili, sırasıyla 615 metre ve 625 metre olmak üzere, SU-5 ve SU-8'e verilmiştir.615 et 625 mètres respectivement.
En düşük radyo menzili, sırasıyla 615 metre ve 625 metre olmak üzere, SU-5 ve SU-8'e verilmiştir.Die Funkgeräte mit der geringsten Reichweite besitzen die SU-5 und SU8 - jeweils 615 und 625 Meter.
En düşük radyo menzili, sırasıyla 615 metre ve 625 metre olmak üzere, SU-5 ve SU-8'e verilmiştir.llevan la SU-5 y la SU-8 (615 y 625 metros, respectivamente).
En düşük radyo menzili, sırasıyla 615 metre ve 625 metre olmak üzere, SU-5 ve SU-8'e verilmiştir.Najmniejszy zasięg radiowy mają SU-5 i SU-8 - odpowiednio 615 i 625 metrów.
En düşük radyo menzili, sırasıyla 615 metre ve 625 metre olmak üzere, SU-5 ve SU-8'e verilmiştir.Nejkratší dosah rádia mají SU-5 (615 metrů) a SU-8 (625 metrů).
İki yüzyıl önce... ...balinaların standart iletişim menzili... ...10,000 kilometreye düşmüş olmalı.200년 전에 고래들의 가능한 통신 거리는 대략 1만 킬로미터 였습니다.
İki yüzyıl önce... ...balinaların standart iletişim menzili... ...10,000 kilometreye düşmüş olmalı.Duecento anni fa... ...una tipica distanza alla quale certe balene comunicavano... ...era forse di 1 0.000 km.
İki yüzyıl önce... ...balinaların standart iletişim menzili... ...10,000 kilometreye düşmüş olmalı.Il y a 200 ans... la portée du chant des baleines... était sans doute de 1 0 000 km.
İki yüzyıl önce... ...balinaların standart iletişim menzili... ...10,000 kilometreye düşmüş olmalı.Itu mungkin 10.000 kilometer.
İki yüzyıl önce... ...balinaların standart iletişim menzili... ...10,000 kilometreye düşmüş olmalı.Vor 200 Jahren... ...konnten sich die Wale normalerweise... ...über ca. 1 0.000 km verständigen.
İki yüzyıl önce... ...balinaların standart iletişim menzili... ...10,000 kilometreye düşmüş olmalı.Преди 200 години обичайното разстояние, на което някои китове можели да комуникират, е било, може би 10000 км.
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Aici, din gama absurdității: "La naiba, Hopkins, n-ai primit memo-ul de ieri?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Aquí, en el grupo del disparate: "Maldita sea, Hopkins, ¿no llegó el memo de ayer?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Aqui, na área do absurdo: "Bolas, Hopkins. Você não recebeu o memorando de ontem?
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Đây, tác phẩm trong phạm vi vô nghĩa: "Khốn kiếp, Hopkins, anh không nhận được bản ghi nhớ hôm qua ư?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Hier, aus dem Bereich des Unsinns: "Verdammt, Hopkins, haben Sie das Memo von gestern nicht bekommen?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Hier, in de afdeling nonsens: "Verdomme, Hopkins, heb je de memo van gisteren niet gekregen?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Ici, dans le champ de l'absurde : "Bon sang, Hopkins, tu n'as pas eu la note d'hier ?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Inny punkt w skali absurdu: "Do diabła, Hopkins, nie dostałeś wczorajszej notki?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?이건 넌센스 범위에 들어갑니다: "젠장, 홉킨스, 어제 내 메모 못 봤어?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Qui, nell'ambito del controsenso: "Accidenti, Hopkins, non hai ricevuto il memo di ieri?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Tady jeden nonsensový: "Krucinál, Hopkinsi, nedostal jste včerejší zprávu?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Εδώ έχουμε την κλίμακα των καρτούν χωρίς νόημα: " Που να πάρει, Χοπνκινς, δεν έλαβες τη χθεσινή υπενθύμιση;"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?Вот пример бессмыслицы: "Чёрт, Хопкинс, вы не получили вчерашнюю памятку?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?По шкалі безглуздя маємо таке: "Чорт забирай, Гопкінсе, хіба ти вчора не отримав службової записки?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?כאן, בתחום הנונ-סנס: "לעזאזל הופקינס, לא קיבלת את התזכיר של אתמול?"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?وهنا، في المجال الغير المنطقي: "اللعنة، هوبكينز، ألم تصلك الملاحظة أمس؟"
İşte, mantıksızlık menzilinde bir örnek: " Lanet olsun Hopkins, dünün notlarını almadın mı?「ホプキンズ君 困るな 連絡事項はきちんと読んでくれないと」 これはちょっと難しいですね うまくつながりません
John Hopkins Hastanesi'nden kısa bir uçuş menzili haricinde hiç bir yere gidemeyeceğimi gösterdi.제가 더 이상 존스 홉킨스 병원으로부터 더 이상 어디든 가지 못하리라는 것을 보여줬습니다.
John Hopkins Hastanesi'nden kısa bir uçuş menzili haricinde hiç bir yere gidemeyeceğimi gösterdi.הראה שאני לא הולכת לשום מקום שרחוק יותר ממרחק טיסה לביה"ח ג'ונס הופקינס.
John Hopkins Hastanesi'nden kısa bir uçuş menzili haricinde hiç bir yere gidemeyeceğimi gösterdi.الى قرب الاجل .. وانه لا امكانية من الذهاب الى اي مكان .. ابعد من مستشفى جامعة جونز هوبكينز
John Hopkins Hastanesi'nden kısa bir uçuş menzili haricinde hiç bir yere gidemeyeceğimi gösterdi.遠いところに行けないと分かりました あちこちで公演しましたが
Kabilelerinin ulaşabileceği menzili genişletirler.당신의 부족에 접근할 수 있도록
Kabilelerinin ulaşabileceği menzili genişletirler.הם מגדילים את טווח ההשפעה של השבטים
Kabilelerinin ulaşabileceği menzili genişletirler.أنهم يوسّعون تواصلهم القبلي
Kabilelerinin ulaşabileceği menzili genişletirler.自分と結び付けるだけでなく
Kademe V'ten VIII'e kadar olan çoğu tank, 40-50 metrelik görüş menziline ya da daha kötüsüne sahiptir.Mnoho tanků 5. až 8. úrovně má navíc oproti dělostřelectvu dohled menší o 40 až 50 metrů, někdy i horší.
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcı여자 목소리: 이것은 레이저 빔 펄스를 사용해서
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.A digitalização a laser de longo alcance envia um sinal que é um raio de luz laser.
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.Lange-afstand-laserscanning door het verzenden van een puls laserlicht.
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.Le balayage laser à longue portée envoie des impulsions laser.
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.Pemindaian laser jarak jauh mengirimkan impuls berupa sinar laser.♫
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.Při laserovém skenování dlouhého dosahu je vysílán impuls, což je laserový paprsek.
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır."Quét la-de diện rộng bằng cách gửi đi những tia la-de.
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.Scanarea cu laser la distanță funcţionează prin trimiterea unui puls care este de fapt o rază de lumină laser.
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.Scannerizzazione laser di ampio raggio che emette un impulso in forma di raggio laser luminoso.
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcıLes mostraré cómo funciona.
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcıקול נשי: סריקת לייזר בטווח ארוך
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcıصوت أنثوي: يمسح لايزر ذو نطاق طويل
Kadın sesi: Uzun menzilli lazer tarayıcıレーザービームのパルスを送出して
KMS'lerin geri kalanı için ise "Optikler" veya "Dürbünlü Teleskop" ile görüş menzilini iyileştirmelisiniz.Für die restlichen SFL solltet ihr die Sichtweite mit entspiegelter Optik oder Scherenfernrohr verbessern.
KMS'lerin geri kalanı için ise "Optikler" veya "Dürbünlü Teleskop" ile görüş menzilini iyileştirmelisiniz.나머지 자주포는 "광학 장비" 혹은 "쌍안경"으로 관측 범위를 향상시킬 수 있습니다
KMS'lerin geri kalanı için ise "Optikler" veya "Dürbünlü Teleskop" ile görüş menzilini iyileştirmelisiniz.Para el resto de AAP, hay que mejorar el rango de visión con "Ópticas" y "Telescopio binocular".
KMS'lerin geri kalanı için ise "Optikler" veya "Dürbünlü Teleskop" ile görüş menzilini iyileştirmelisiniz.U ostatních samohybných děl byste měli zlepšit jejich dohled pomocí optiky a binokulárního dalekohledu.
Mei denen kızın uzun menzilli simyası inanılmazdı.Alchemia na odległość tej Mei była naprawdę niesamowita.