Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Práve pre toto všetci ľudia, ktorí veria v túto myšlienku sú vítaní pridať sa do tímu.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Voici pourquoi tous ceux qui croient dans ce type de courage sont les bienvenus dans cette équipe.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Вот поэтому все люди, которые верят в это будущее приветствуются в нашей команде.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Затова всички хора, които вярват в този тип дух, са добре дошли в нашия екип.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.זו הסיבה שכל האנשים שמאמינים בסוג כזה של רוח מוזמנים להיות בצוות לנו.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.ولهذا يجب على الناس ان تؤمن بهذه الفكرة وان ينضموا للفريق
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.すべての人たちを チームに歓迎します SolaraImpulse.comに行って 登録し
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.A természet szépsége ajándék, mely megbecsülést és hálát termel.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.De schoonheid van de natuur voedt onze waardering en dankbaarheid.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.Frumuseţea naturii e un dar care cultivă aprecierea şi recunoştinţa.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.La beauté de la nature est un cadeau qui développe l'appréciation et la gratitude.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.La belleza de la naturaleza es un regalo que cultiva la apreciación y la gratitud.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.יפי הטבע הוא מתנה שמטפחת הערכה והכרת-תודה.
Eğer başka bir işlem yapmamı isterseniz size memnuniyetle yanıt vereceğim.Si usted desea hacerme otra consulta yo le contestaré con mucho agrado.
Eğer memnuniyetle başka bir zarf var biliyorumSie wissen, gibt es einen anderen Umschlag der begrüßt, dass
Eğer memnuniyetle başka bir zarf var biliyorumتعلمون هناك آخر مغلف والتي رحبت
Eğer memnuniyetle başka bir zarf var biliyorumあなたのものは何でも
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! äiti ovat tyytyväisiä kun kerron hänelle mitä th "skippin'-köysi on tehnyt sinulle."
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! anya szívesen, ha elmondom neki, mit én "skippin'-kötél tenni neked."
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! Ibu akan senang kalau saya katakan padanya apa ke 'skippin'-tali dilakukan untuk engkau. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""¡Eh! la madre se complace cuando le digo lo que th 'skippin' la cuerda que ha hecho por ti. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! madre sarà contento quando le dico che cosa th 'skippin'-corda fatto per te. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! mãe ficará satisfeito quando eu lhe contar o que th 'skippin' corda é feito para ti. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! mama bo zadovoljen, ko sem ji povedal, kaj je th "skippin' vrvi naredil za tebe."
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! Mama va fi bucuros atunci când îi spun ce-lea "skippin' coarda-a facut pentru tine."
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! mamma kommer bli glad när jag berättar för henne vad e "skippin'-rep gjort för dig."
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! matka będzie zadowolony, gdy mówię jej, co th "skippin'-liny zrobić dla ciebie."
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! matka bude mať radosť, keď som jej povedať, čo th 'skippin' lano urobil pre teba. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! matka bude mít radost, když jsem jí říct, co th 'skippin' lano udělal pro tebe. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! mère sera heureuse quand je lui dis ce que e 'skippin'-corde fait pour toi. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! mẹ sẽ hài lòng khi tôi nói với cô ấy những gì skippin' dây thứ làm cho ngươi. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! moeder zal blij zijn als ik vertel haar wat th 'skippin'-touw gedaan heeft voor jou. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! mor vil blive glad, når jeg fortæller hende, hvad th 'skippin'-tov er gjort for dig. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! Mutter freut sich, wenn ich ihr sage, was th 'skippin'-Seil für dich getan werden. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Eh! Η μητέρα θα χαρεί όταν της είπα τι λέξη "skippin'-σχοινί έχει κάνει για σένα."
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""야! 나는 일 'skippin' - 밧줄이 너를 위해 한 짓을 그녀에게 엄마가 기뻐할 것입니다. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Ех! майка ще се радваме, когато я кажа, какво ти "skippin' въже направи за тебе."
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Ех! мати буде рада, коли я кажу їй, що я 'skippin'-мотузки зробив для тебе. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""Эх! мать будет рада, когда я говорю ей, что я 'skippin'-веревки сделал для тебя. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""אה! האם יהיה מרוצה כאשר אני אומר לה מה ה-skippin' חבל נעשה לך. "
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. ""إيه! سيكون من دواعي سرورنا الأم عندما أقول لها ما فعلته ال 'skippin' حبل بالنسبة اليك".
"Eh! th 'skippin' ip senin için ne ona, ne zaman anne memnuniyet duyacağız. "彼女の先の尖った棒の女王と彼女の採掘の過程で、メアリーは発見した
Fakat nasıl bütün huzur, refah, şimdi eğer giderdim memnuniyet korkunç bir sonu gelmeli?하지만 어떻게 것들은 평온, 모든 번영, 모든면 지금 가겠어요 만족은 무서운 끝날 때가해야하는가?
Fakat nasıl bütün huzur, refah, şimdi eğer giderdim memnuniyet korkunç bir sonu gelmeli?Toda kako bi se stvari gredo, če zdaj vsi mir, blaginjo vseh, vse zadovoljstvo bi prišel do konca grozno?
Fakat nasıl bütün huzur, refah, şimdi eğer giderdim memnuniyet korkunç bir sonu gelmeli?אבל איך דברים היו הולכים אם עכשיו הכל שקט, הכל שגשוג, כל שביעות רצון צריך להסתיים נורא?
Fakat nasıl bütün huzur, refah, şimdi eğer giderdim memnuniyet korkunç bir sonu gelmeli?ولكن كيف تسير الأمور الآن لو كل الطمأنينة والرخاء جميع ، كل وينبغي التوصل إلى قناعة نهاية الرهيبة؟
Fakat nasıl bütün huzur, refah, şimdi eğer giderdim memnuniyet korkunç bir sonu gelmeli?満足は恐ろしい最後に来るか? このような考えで自分自身を失わないように、グレゴールは自分自身を設定することが好ましい
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.85 felvétel után sikerült olyan videót készítenünk, mellyel elégedettek lehettünk.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.만족스러운 결과물을 필름에 담기 위하여 85번을 촬영했습니다.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Chúng tôi cần đến 85 lần quay mới có thể tạo nên một video hoàn chỉnh đạt mức thỏa mãn của chúng tôi.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Det tog os 85 forsøg at få det filmet før vi var tilfredse.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Er waren 85 opnames nodig om het op film te krijgen tot onze tevredenheid.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Il nous a fallu 85 prises pour avoir un film qui nous convienne.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Ne-a luat 85 de incercari pentru a o filma spre satisfactia noastra.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Nos llevó 85 tomas plasmar en la película algo satisfactorio.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Poi abbiamo dovuto fare 85 ciak per filmare tutte le interazioni di seguito in modo soddisfacente.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Precisámos de 85 "takes" para obtermos o resultado que queríamos.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Trvalo nám 85 pokusů, než jsme to nafilmovali podle našich představ.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Wir brauchten 85 Takes, um sie so auf Film zu bannen, dass wir zufrieden damit waren.
Filmde memnuniyetimizi karşılaması içn 85 kez tekrar yaptık.Zabrało nam 85 podejść by to nagrać tak aby być zadowolonym z tego co nakręciliśmy.