Ana içeriğe geç
Sözlük

memnu ile cümle

memnu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
(Çok Şişman, Çok Zayıf, Hiç memnun olmayacak mıyız?) adlı panele tartışmacı olarak katıldı.「よせんおち」や「むいちもん」など縁起の悪そうな選手名で統一されている。
Bundan büyük memnuniyet duydum."でもそれが結果的にすごく良かった」。
Memnun değilseniz beni görevden alın.' dedim.御不興であれば、ご容赦なくお手討ちください」と返した。
Her ikisi de durumdan memnundur, fakat beklenmedik bir şekilde rahatsızlanacaktır.二枚目で人も良いが、なにかと不憫な目に遭う。
Sizi neler hangileri memnun etmektedir?きみはどっちが好き?
"O olursa pek âlâ memnunuz" der.それがうまく行ったとすれば恐れ入るよ」と言った。
Fakat bundan hiç de memnun değildir.そして、私はそれを全く恥じていません。
Ben halinden memnun değildir.しかし自分は嬉しくはない。
Her durumda sahibini memnun etmeye dikkat eder.寧ろ喜んで飼い主達に見てもらう。
Rick bu durumdan pek memnun değildir.リーはこれに失望した。
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.金沢地方法務局小松支局が管轄する。
Rollins, Jordan'ın tek başına yaptığı bu işe memnun olmadı.ルーシーダットンはこれらのことを自分一人で簡単に行うことができる。
Lich King ise bulduğu bu son müttefikten oldukça memnundu.らんらんキング ランキングが大好きな王様。
Burada 3 yıl çalışsa da pek memnun olmadığı bu işi bıraktı.私がこの4年間それを喜んでいたのは彼女もそれを喜んでいてくれたからだった。
Ancak yeni durumundan memnun kalacak kadar yaşamaz, iki yıl sonra ölür.ただし戸塚はこの無理が祟って病気になり、2年後に他界している。
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.皇妃の野望のために暗躍する。
Kendisi, bu şekilde anılmaktan memnun olmakla birlikte neden uygun görüldüğünü bilmediğini açıklamıştır.自分はなぜ認められないのかという不満に苛まれていた。
Hepsi bu yeni durumdan memnun olmadıklarını ifade ederler.さて、彼らはそれについて不満を持ったと考えられるね。
Ebeveynim, bu seneki notlarımdan memnun kaldılar.両親は私の今年の成績に満足した。
Memnun oldunuz mu olmadınız mı?あなたは満足していますか、それとも不満足ですか。
Robert, kendisine pay edilen güçten memnun değildi ve babası ve kardeşleri ile şiddetli bir çekişmeye girişti.罗贝尔不满足于分配给他的权力,和父亲以及兄弟们发生了激烈的争吵。
Köleliğe muhalefet, bütün eyaletlerin özgür siyahları memnuniyetle karşıladığı anlamına gelmiyordu.反对奴隶制并不意味着所有州郡都欢迎自由黑人。
Kendimle bile ortak yanlarım az; bir köşede sessiz sedasız durup nefes aldığım için memnun olmalıyım."我应在一角落里非常安静地站着,庆幸我还在呼吸。
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.很樂意助人。
Halk bu ikilinin iktidarından memnundu.對槙子的能力很讚賞。
Ancak hayatlarından memnundurlar.頗得意於此生。
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.太子世民得知此事后甚为高兴。
Onlar da memnun oldular, bilâhare eseri ilim âlemine sundum.教授善知識者,示教利喜於吾。
Ben de çok memnun oldum.也十分受到歡迎。
(Bunu memnuniyetle karşılasam da kabul etmem mümkün değil.)(他沒有要來,我反而比較高興。
O senden memnun olacaktır.你应该很高兴吧。
Her ikisi de durumdan memnundur, fakat beklenmedik bir şekilde rahatsızlanacaktır.很會照顧人,但是令人意外的很會撒嬌。
Sizi neler hangileri memnun etmektedir?人們為何感興趣?
Moskova'da bulunduğu müddette Häyhänen'den duyduğu memnuniyetsizliği üstlerine bildirdi.在莫斯科经常出现一些不利于他的流言。
Hayatın dört meyvesi: Hakikat, memnuniyet, tefekkür ve Naam.四美: 良辰、美景、賞心、樂事。
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.受阿格拉总教区管轄。
Zira suret yazmak şeriatımızda memnudur (yasaklanmıştır)”.그는 그 일 절을 우리의 책에 나오는 대로 인용하는 대신 다음과 같이 인용하였다.
Ben de çok memnun oldum.나 역시 솔직한 게 좋다.
Resmin üzerindeki Japonca yazılar da kadın ve yaratıkların karşılıklı cinsel memnuniyetini ifade eder.그림 위쪽에 쓰인 글은 여성과 문어가 서로 만나면서 느낀 성적인 쾌락을 표현하는 내용이다.
Yavrular sizi memnun edecektir.주로 어린이들이 즐긴다.
Fakat sonuçtan memnun kalınmadı.그러나, 결과는 만족스럽지 못하였다.
Allah her şeyin doğrusunu bilir ki; çok sevindik ve memnun olduk.성삼위일체이신 하나님은 한 분이시며 우리를 하나 되게 하신다.
İlk eleştiriler memnuniyet vericidir.맨 처음 고정 게스트는 가수 이기찬.
Antrenörüm ve takım arkadaşlarım benden çok memnunlar.나의 팀동료들과 감독은 나를 못마땅하게 보았다.
Polonya'nın geri dönüşü Avrupa Yayın Birliği'nde memnuniyetle karşılanmıştır.폴란드의 자유회복의 비원은 유럽에서 커다란 공감을 얻었다.
Bu antlaşma her iki tarafı da memnun etmemişti.이 약속은 둘 다 지키지 않았다.
Onların oyunculuğundan hiç memnun kalmaz.그의 야구 연주는 기쁘지 않았다.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.이러한 결혼들은 시작도 좋지 못했다.
Kralın yönetiminden duyulan memnuniyetsizlikler 1629 yılında artık bastırılamaz hale gelir.단종은 계속 왕으로 대우 받지 못하다가 숙종 때인 1698년에야 복권되어 왕으로 추숭되었다.
Fakat bundan hiç de memnun değildir.하지만 그녀는 그게 그리 싫지가 않다.
"Hepsi memnun".다들 복 많게 생기셨군요."
Kendisi, bu şekilde anılmaktan memnun olmakla birlikte neden uygun görüldüğünü bilmediğini açıklamıştır.그녀를 위로하기 보다는 도저히 왜 우는지 모르겠다는 얼굴로 그녀를 바라본다.
(Bunu memnuniyetle karşılasam da kabul etmem mümkün değil.)(기회는 있었으나 활용하지 않은 것이라고도 할 수 있다.)
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.여러분의 도움이 되어 영광입니다."
(Çok Şişman, Çok Zayıf, Hiç memnun olmayacak mıyız?) adlı panele tartışmacı olarak katıldı.별명이 없는 집단(별명을 만들어도 정착되지 않음)의 키도 크고 덩치도 큰 사람이다.
Lich King ise bulduğu bu son müttefikten oldukça memnundu.아서왕에게 있어서 그가 얼마나 큰 존재였는지는 아서왕의 말년에 더욱 잘 드러난다.
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.ראש העיר מרוצה מהתפתחות האירועים.
(Bunu memnuniyetle karşılasam da kabul etmem mümkün değil.)(3) אני כל כך עצוב שאינני יכול לעמוד בכך.
Ebeveynlerinden memnun değildir ve normal bir yaşam istemektedir.היא אינה מרוצה מכוחותיה, ורוצה לחזור לחיים רגילים.
Ben de çok memnun oldum.גם הוא מאושר.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
memnu ile cümle - Sayfa 46 - memnu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App