Ana içeriğe geç
Sözlük

memnu ile cümle

memnu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu tutumuna rağmen, Bart bazen küçük düşmeye razı olabilir, eğer bu annesini memnun edecekse.Când era plecat, uneori Matt îl ruga să aibă grijă de fermă.
Ancak yaşadığı hayattan çok da memnun değildi.Ea a devenit treptat nemulțumită de viața pe care o are.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Acum este succedată de Unitatea Teritorială Administrativă Găgăuzia.
Genellikle müşteri memnuniyetinden dolaylı (endirekt) olarak ölçülür.De obicei, un risturn se acordă: în funcție de importanța clientului.
Şimdiki patronumu memnun etmek zordur.Șeful meu actual este greu de mulțumit.
Hiç kimse, öneriyi memnuniyetle karşılamadı.Nimeni nu a salutat propunerea.
Gelmekten memnuniyet duyarım.Aș fi încântat să vin.
Hayatından memnun olduğunu ifade etti.El a declarat că este mulțumit de viața lui.
Onlar mevcut durumdan memnun.Ei sunt mulțumiți de situația actuală.
Tom memnuniyetle kabul etti.Tom a acceptat cu bucurie.
O, şimdiki maaşından memnun değil.El nu este mulțumit de salariul actual.
Memnuniyetsizliğini ifade etti.El și-a exprimat nemulțumirea.
Onu memnuniyetle yaparım.O fac cu plăcere.
Tom evinin boyandığı tarzdan memnun değildi.Tom nu a fost mulțumit de modul în care casa sa a fost vopsită.
Tom memnuniyet içinde.Tom este mulţumit.
Robert şimdiki görevinden memnun.Robert este mulțumit de funcţia lui curentă.
Robert şimdiki görevinden memnun.Robert este mulțumit de poziţia lui actuală.
Memnuniyetle, canım.Cu plăcere, draga mea.
Tom artık memnuniyet içinde değil.Tom nu mai este satisfăcut.
Kesinlikle, memnuniyetle.Desigur, cu plăcere.
"Bana bir fincan kahve getirir misin?" "Memnuniyetle, canım.""Poți să-mi aduci o ceașcă de cafea?" "Cu plăcere, draga mea."
"Bana bir fincan kahve getirir misin?" "Memnuniyetle, canım.""Poți să îmi aduci o ceașcă de cafea?" "Cu plăcere, draga mea."
Ben memnuniyet talep ediyorum.Solicit mulțumire.
Kimse memnuniyet içinde değil.Nimeni nu e mulţumit.
Verebileceğiniz her türlü yardıma çok memnun olurum.Aș aprecia orice ajutor pe care mi l-aţi putea da.
Verebileceğiniz her türlü yardıma çok memnun olurum.Aș aprecia orice ajutor pe care mi l-aţi putea oferi.
Bu herkes için memnuniyet verici olmalı.Acest lucru ar trebui să fie satisfăcător pentru toată lumea.
Bu herkes için memnuniyet verici olmalı.Acest aspect ar trebui să fie satisfăcător pentru toată lumea.
Memnun olmadığımı belirtmek için yazıyorum.Vă scriu pentru a menționa că nu sunt mulțumit.
Strange World, kaydından memnun kalınmadığı için EP'ye eklenmedi.Igaz, a Strange World című dal nem került fel rá, nem voltak elégedettek a felvétel minőségével.
Papa bu habere çok memnun oldu.A pápa pillanatnyilag elégedett volt.
Ben de çok memnun oldum.Én magam is nagyon meg vagyok vele elégedve.
Mi ğojas. ≈ Memnun oldum.Ļoti patīkami. - Örvendek a találkozásnak.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.A házasság a kezdetektől fogva boldogtalannak bizonyult.
Memnun değilseniz beni görevden alın.' dedim.Nem az a kunszt, ha megszökünk a feladat elől."
Sizi neler hangileri memnun etmektedir?Mit szeretnek és minek örülnek?
Kendisi de memnuniyetle karşıladı.Ő örömmel el is vállalja.
Test sonuçları İsrail ordusu tarafından oldukça memnuniyet verici bulunmuştur.A hadművelet teljes siker volt az izraeliek számára.
Müşterinin otelden memnun kalması resepsiyon memurunun elindedir.Csomagszállítás: a vendég kívánságára a szálloda munkatársa által.
Yapmam için beni zorlamadılar; ama yaptığım için memnundular."Nem akartak tönkretenni, azért tették, hogy megmentsenek.”
Kendimle bile ortak yanlarım az; bir köşede sessiz sedasız durup nefes aldığım için memnun olmalıyım."Gyakorlatilag semmi, egy sarokba kellene állnom nagyon csendesen, ahol nyugodtan tudok lélegezni”.
Bu tartışmada Euthypro "tanrıları memnun eden şeyin kutsal olduğunu" söyler.Euthüphron szerint jámbor minden, ami az isteneknek kedves.
Ancak, Styles bu saldırıdan memnun görünmüyordu.Spears viszont nem nagyon örült ennek az ötletnek.
Yatırımcılar bu durumdan memnun değillerdir.A nép nem örül ennek.
Aşk-ı Memnu, 2008 yılının en popüler ve en çok izlenen drama dizilerinden biri olmuştur.A Hívatlanok 2008 egyik legijesztőbb filmje.
Ancak yeni durumundan memnun kalacak kadar yaşamaz, iki yıl sonra ölür.E feladatnak, betegeskedése miatt nem tudván megfelelni, leköszönt és két évvel később meghalt.
Güneyde daha fazla memnunniyetsizlik ortaya çıktı.Dél-Jemenben eközben egyre fokozódott az elégedetlenség.
Ama Arsena bu müstakabel evlilikten pek memnun değildir; çünkü Otokar'ı sevmektedir.A fiú azonban nem hajlandó kötélnek állni, ugyanis Szép Ilonkát szereti.
Ken, tanıştığımıza memnun oldum!Örülök, hogy megismertelek Ken.
İşinden hiç memnun değildir.Hän ei kuitenkaan viihtynyt työssään.
Hiçbir sürümün memnuniyet verici olduğunu zannetmiyorum.Soilla laji ei kuitenkaan viihdy.
Her ikisi de durumdan memnundur, fakat beklenmedik bir şekilde rahatsızlanacaktır.Molempia aiheita käsitellään julkisuudessa, mutta niihin sairastuminen on äärimmäisen epätodennäköistä.
Henry bu sonuçtan çok memnundur.Guy on onnellinen, että kaikki on päättynyt.
Sürekli babasını memnun etmek için uğraşır.Hän tappelee jatkuvasti isänsä kanssa.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Luvan myönsi Etelä-Suomen aluehallintovirasto.
Ancak durum halen memnun edici değildi.Laadultaan se ei ollut vielä tyydyttävä.
Ayrıca İstanbul'da kalan kapıkulları da bundan memnun olmadılar.Kaikki eivät kuitenkaan olleet samaa mieltä edes Puerto Ricossa.
Yavrular sizi memnun edecektir.Painajat julkaisivatkin niitä mielellään.
Bu da geri dönen kralı çok memnun etmedi.Hänen kansansa ei kuitenkaan ole kovin iloisia hänen paluustaan.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Avioliitto oli tuomittu epäonnistumaan alusta alkaen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod