Hande Yener de bu durumdan memnunsa, ortada sorun yok demektir.Se tanti giovani alla deriva si rivolgono a lui , non è certo negativo.
Lana ve Rusev, bundan memnun kalmadı.Fortunatamente, Wyatt e Rufus non sono soli.
Yargıç beş yıl mahkûmiyet kararı verir ve Michael'in bu karara memnun olduğu görülür.In tribunale, si dichiarerà colpevole e sarà condannato a 5 anni di reclusione.
O benim şirketimden memnundu.Она была рада моей компании.
Onu memnun etmek zordu.Его было сложно удовлетворить.
Tabi ki, memnuniyetle.Конечно, с удовольствием.
Elbette, memnuniyet duyarım.Конечно, с удовольствием.
Memnun kalmadılar mı?Разве они не были довольны?
Ben restoranın servisinden memnun değilim.Я не доволен обслуживанием в ресторане.
Şimdi memnun musun?Теперь ты доволен?
Şimdiki patronumu memnun etmek zordur.Моему нынешнему начальнику трудно угодить.
Yeni evimden tamamen memnunum.Я вполне доволен своим новым домом.
Mary bu gece gelmezse, Tom'un memnun olacağına bahse girerim.Бьюсь об заклад, что Фома будет доволен, если Маша не припрётся сегодня ночью.
Başarınızdan memnunum.Я рад вашему успеху.
Onlar beni gördüklerine memnun oldular.Они были рады меня видеть.
İşimden memnun değilim.Я недоволен своей работой.
O, haberi duyduğuna memnun oldu.Он был рад услышать эти новости.
Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.На его лице появилось выражение удовлетворенности.
Yeni arabadan memnundu.Он был доволен новым автомобилем.
Tom onu memnun etmeyi zor buldu.Фоме было сложно ему угодить.
Lezzetli yemekten memnun kaldık.Мы остались довольны вкусной едой.
O şu anki maaşından memnun değil.Он не доволен своей текущей зарплатой.
Tom memnun olmuş görünüyor.Том выглядит довольным.
Bence memnun kalacaksın.Я думаю, ты останешься довольным.
Bence memnun kalacaksınız.Я думаю, вы останетесь довольны.
Memnuniyetsizliğinin ne olduğunu açıklayabilir misin?Ты можешь объяснить своё недовольство?
Tom burada olduğuna memnun.Том рад, что ты здесь.
Seni görmekten memnunum, Tom.Рад тебя видеть, Том.
Hiç kimse memnun görünmüyordu.Все выглядели расстроенными.
O şirketin hizmetinden memnun değilim.Меня не устраивает сервис этой компании.
Kız arkadaşı olmayan tek kişi ben olmadığıma memnunum.Я рад, что я не единственный, у кого нет девушки.
Memnuniyetle lahana turşusu yerim.Я бы с удовольствием поел квашеной капусты.
Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.Я был бы весьма признателен Вам, если бы Вы довели эту Декларацию до сведения Сионистской федерации.
Allah her şeyin doğrusunu bilir ki; çok sevindik ve memnun olduk.И знаем мы твердо, что тот, кого вы изберете, будет угодным и Богу, и нам.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Горжусь тем, откуда я.
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.Двор остался доволен таким развитием событий.
Theon Greyjoy (Alfie Allen) evine geri döner fakat karşılanmasından memnun değildir.Теон Грейджой (Альфи Аллен) возвращается на родину, но вопреки ожиданиям его никто не встречает.
Silifke'ye geldiğimden çok memnunum.«Я чувствую себя дома только когда я в Грейсленде.
Ben halinden memnun değildir.Разве ты не доволен?
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.Я была рада помочь!
Aşk-ı Memnu (2002).Жажда любви» (2002 год).
Fakat sonuçtan memnun kalınmadı.Остался недоволен его результатом.
Firâkî'nin bu davranışı Şehzâde Bayezid'i memnun etmiş ve birçok bağışta ve ihsânda bulunmuştur.Он подверг её заключению, и с его позволения многие совершали над ней насилие.
Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir.Поучение в радости.
Antrenörüm ve takım arkadaşlarım benden çok memnunlar.С удовольствием передаю свои знания и опыт тренерам.
İlk sonuçda, Milpau seçildi, ama Emily memnun değildi.Конечно, начинать всегда трудно, но Елена согласилась.
İlk boşanma kilise çevrelerinde memnuniyetsizlikle karşılanmıştı.Оба мужа находились в недопустимой степени родства с ней с точки зрения церкви.
Ancak durum halen memnun edici değildi.Однако пока она удовлетворена не была.
Figaro bu yeni odadan memnundur, fakat Susanna çok daha az memnun görülür.Фигаро нравится комната, но Сюзанна… Что с ней?
Moskova'da bulunduğu müddette Häyhänen'den duyduğu memnuniyetsizliği üstlerine bildirdi.Неудивительно поэтому, что в числе вызванных в Москву для увещания оказался и он.
Kraliçe bu fevkalade çiçeklerin kendisini çok memnun ettiğini bildirdi.Принцесса осталась очень довольна всеми волшебными превращениями.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Подчиняется Костинскому территориальному управлению.
Bir Kırım Hanzadesi olarak Osmanlı'nın topraklarında gözetim altında tutulmaktan o da memnun değil...Он также не забывал о остававшимся под османским контролем своём родном Мецово.
Hüsrev, Herakleios'u Albanya'da rahatça dinlenmesinden memnun değildi.Вайсвайлер не чувствовал себя комфортно в Нью-Йорке.
Henry bu sonuçtan çok memnundur.Генри недоволен этим решением.
Bu işten fazlasıyla memnun olan Padişah, askere sorar: "Dile benden ne dilersen?"Удивлённый граф ответил ей: «Просите у меня, что вам будет угодно».
Ama Williams sonuçtan memnun kalmadı.Не удивительно, что EIC был недоволен исходом дела.
Matt Groening, bunlardan pek memnun kalmadı ve zamanla kullanılmamaya başlandı.Мэтту Грейнингу это сильно не понравилось и в конечном итоге они были убраны.
Ancak onu en çok memnun eden şey ise müziktir.Его единственным увлечением была музыка.
"Hepsi memnun".Все мы очень счастливы.»