Ana içeriğe geç
Sözlük

memleket ile cümle

memleket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Він починав учасником дитячого оркестру у його рідному місті Баркісимето.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Он начинал участником детского оркестра в своем родном городе, Баркисимето.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Той започна като момче като член на детския оркестър в родния му град Баркуизимето.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.כילד, הוא התחיל כחבר בתזמורת הילדים של עיר הולדתו, ברקיסימטו.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.الذي بدأ كعضو في أوركسترا الأطفال في بلدته, بركيسميتو.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.少年団員としてスタートしました 彼はそこでバイオリニストおよび指揮者として育ちました
Memlekete dönsem mi, yoksa burada mı kalsam?Czy wrócić do Afryki? czy zostać?
Memlekete dönsem mi, yoksa burada mı kalsam?¿Debería regresar? ¿Debería quedarme?
Memlekete dönsem mi, yoksa burada mı kalsam?고국으로 돌아가야하나, 눌러살까?
Memlekete dönsem mi, yoksa burada mı kalsam?Tôi nên về hay ở lại?
Memlekete dönsem mi, yoksa burada mı kalsam?Wo soll ich hin, soll ich zurück gehen, soll ich bleiben?
Memlekete dönsem mi, yoksa burada mı kalsam?האם לחזור, האם להישאר.
Memlekete dönsem mi, yoksa burada mı kalsam?أيجب ان أعود ؟ أيجب ان أبقى؟
Memlekete dönsem mi, yoksa burada mı kalsam?悩んでいるならば 祖国に戻ってください
Memlekete son kez elveda demek¿Despedirse de la patria para siempre?
Memlekete son kez elveda demekDire adieu à jamais au pays ?
Memlekete son kez elveda demekSich für immer vom Land verabschieden?
Memlekete son kez elveda demekΑντίο πατρίδα για πάντα;
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.Mă voi întoarce la ţară, în Yamagata.
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.Preselil se bom na podeželje v Jamagato.
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.Retourner à la campagne... à Yamagata.
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.Terug naar het platteland... naar Yamagata.
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.Torneremo in campagna... a Yamagata.
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.Voltar para o interior...em Yamagata.
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.Volver al pueblo... a Yamagata.
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.Θα επιστρέψω στην εξοχή... στη Yamagata.
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.Вернусь в провинцию... в Ямагату.
Memlekete, Yamagata'ya döneceğim.سأعود إلى الريف..إلى ياماغاتا
Memleketi bırakmaya istek yok, ama mecbur,Aucune envie de quitter la partie, mais je le dois,
Memleketi bırakmaya istek yok, ama mecbur,Ich will mein Land nicht verlassen, aber ich muss,
Memleketi bırakmaya istek yok, ama mecbur,No deseo dejar mi patria, pero debo,
Memleketi bırakmaya istek yok, ama mecbur,Δε θέλω να εγκαταλείψω την πατρίδα, αλλά πρέπει,
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Deve manter seu progresso nativa, mas surcease: No calor, sem ar, deve depor tu vives;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Doit conserver ses progrès natif, mais répit: Aucune chaleur, aucun souffle, doit témoigner tu vivras;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Houdt zijn geboorteland vooruitgang, maar surcease: Geen warmte, geen adem, zal getuigen gij leeft;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;그의 기본 진행하지만, 찾을 수 없었다 유지한다 : 아니요 따뜻함, 아니 호흡, 그대가 livest 증언하여야한다;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Mantendrá su progreso nativo, pero tregua: No hay calor, hay espíritu, dará testimonio vives;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Meg kell őriznie a hazai fejlődést, de véget ér: nincs meleg, nincs légzés, Igazolja élsz;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Musí vést rodné pokrok, ale ustat: žádné teplo, žádný dech, musí potvrdit ty živ;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Musí viesť rodné pokrok, ale prestať: žiadne teplo, žiadny dych, musí potvrdiť tie živý;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Pitää kotikaupunkinsa edistystä, mutta surcease: Ei lämpöä, ei hengitys, tulee todistaa sinä elät;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Prowadzi rodzinnej postęp, ale surcease: Brak ciepła, brak oddechu, zaświadczy żyjesz;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Skal holde sin fødeby fremskridt, men surcease: Ingen varme, ingen vejrtrækning, skal vidne du lever;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Skall hålla sitt hemland framsteg, men surcease: Ingen värme, ingen andning, ska vittna om du lever;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Soll seine Heimat Fortschritte, aber surcease halten: Keine Wärme, kein Odem, so bezeugen du lebst;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Tiene il suo progresso natale, ma tregua: No calore, senza respiro, si attestano tu vivi;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Trebuie să păstreze progresul său natal, dar stoparea: nr caldura, nici o suflare, va mărturisi mii livest;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Vodi rodno napredek, vendar surcease: No toplino, ne diha, se pričajo ti živiš;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Τηρεί μητρική πρόοδο του, αλλά παύση: Δεν ζεστασιά, χωρίς ανάσα, θα καταθέσουν ζης?
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Води родния си напредък, но прекратявам: Няма топлина, без въздух, свидетелстват си жив;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Должны сохранить родной прогресса, но прекращаться: Нет тепла, нет дыхания, будет свидетельствовать ты жив;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;ישמור התקדמות מולדתו, אבל הפוגה: אין חום, אין נשימה, יעיד אתה וחי;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;يجب الحفاظ على التقدم وطنه ، ولكن surcease : لا الدفء ، لا التنفس ، وأنت تشهد livest ؛
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;汝の唇と頬のバラは、淡い灰にフェードしなければならない。汝の目"窓の秋、
Memleketim Bregenz'de kask kuralı yoktu.그리고 제 고향 브레겐츠에는 헬멧을 써야 한다는 법이 없었습니다.
Memleketim Bregenz'de kask kuralı yoktu.А по законам моего родного города Брегенц не нужно было никакого шлема.
Memleketim Bregenz'de kask kuralı yoktu.ולא היה חוק קסדות בעיר הולדתי ברגנץ.
Memleketim Bregenz'de kask kuralı yoktu.ولم يكن في مدينتي "بريجينز" قانون يجبر على لبس خوذة الدراجة
Memleketim Bregenz'de kask kuralı yoktu.山へ運転して入って行き
Memleketime geri döneceğim.Je pense retourner au pays.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod