İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.Saiu Jesus dali, e foi para a sua terra, e os seus discípulos o seguiam.
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.Salió de allí y fue a su tierra, y sus discípulos le siguieron
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.Und er ging aus von da und kam in seine Vaterstadt; und seine Jünger folgten ihm nach.
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.Και εξηλθεν εκειθεν και ηλθεν εις την πατριδα αυτου και ακολουθουσιν αυτον οι μαθηται αυτου.
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.И той излезе оттам и дойде в Своята родина; и учениците Му вървяха подир Него.
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.І вийшовши звідтіля, прибув у свою країну; і йшли слідом за Ним ученики Його.
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.Оттуда вышел Он и пришел в Свое отечество; за Ним следовали ученики Его.
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.ויצא משם ויבא אל ארצו וילכו אחריו תלמידיו׃
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.وخرج من هناك وجاء الى وطنه وتبعه تلاميذه.
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.耶 穌 離 開 那 裡 、 來 到 自 己 的 家 鄉 . 門 徒 也 跟 從 他
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.耶穌離開 那裡 、 來到 自己 的 家鄉 . 門徒 也 跟 從他
İşte benim doğduğum şehir, memleketim burası.Dit is mijn geboorteplaats.
İşte benim doğduğum şehir, memleketim burası.Ez a város ahol születtem, a szülővárosom.
İşte benim doğduğum şehir, memleketim burası.제가 태어난 마을이구요.
İşte benim doğduğum şehir, memleketim burası.Questa è la città dove sono nato, la mia città natale.
İşte benim doğduğum şehir, memleketim burası.To jest miasto, w którym przyszedłem na świat, moje miasto rodzinne.
İşte benim doğduğum şehir, memleketim burası.Toto je moje rodné mesto.
İşte benim doğduğum şehir, memleketim burası.Voici la ville où j'ai grandi. Ma ville natale.
İzlediğiniz için teşekkürler ve memleketimde denildiği gibi:Bedankt voor het kijken en zoals we zeggen in mijn stad:
İzlediğiniz için teşekkürler ve memleketimde denildiği gibi:Gracias por vernos y, como decimos en mi pueblo natal, no olvides ser increible.
İzlediğiniz için teşekkürler ve memleketimde denildiği gibi:Grazie per aver guardato lo show, e, come diciamo nella mia città natale:
İzlediğiniz için teşekkürler ve memleketimde denildiği gibi: Müthiş olmayı unutmayın.시청해 주셔서 감사합니다. 저의 고향에서는 이렇게 말하곤 하죠, 멋지게 사는 것을 잊지 마세요!
İzlediğiniz için teşekkürler ve memleketimde denildiği gibi:Tak fordi du så med, og som vi siger i min hjemby, glem ikke at være sej
İzlediğiniz için teşekkürler ve memleketimde denildiği gibi:תודה שצפיתם וכפי שאומרים אצלנו: אל תשכחו להיות אדירים.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Az emberek a saját hazájukban támogatják a munkájukat, például ilyenek.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Ce sont les gens au pays, des gens qui soutiennent leur travail, des gens comme ça.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Es la gente del país, la gente que sostiene su trabajo, gente como esa.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Es sind die Menschen zu Hause, Menschen, die ihre Arbeit unterstützen, Menschen wie diese.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Gre za ljudi doma, tiste, ki podpirajo delo agencij, ljudi, kot so tile.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Het zijn de mensen thuis, mensen die hun werk ondersteunen, mensen zoals deze.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Ihmiset täällä kotona, jotka tukevat heidän työtään, näiden kaltaiset toimijat.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Jsou to lidé doma, kteří podporují jejich práci, lidé jako tito.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.모국에서 열심히 지원해주는 사람들 말이지요. 예를 들면 이런 사람들이요.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Mà chính là những người ở quê nhà, những người hỗ trợ cho công việc của họ, những người như thế này.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Namun orang-orang di negara asal mereka, orang-orang yang mendukung tugas mereka, orang-orang seperti ini.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.São pessoas desses países, pessoas que apoiam o seu trabalho, pessoas como estas.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Sono persone nel loro paese, persone che appoggiano il loro lavoro, persone come queste.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Sunt oamenii de acasă, cei care le sprijină munca, oameni ca aceștia.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Sú to ľudia doma, ľudia, ktorí podporujú ich prácu, ľudia ako títo.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.To ludzie w domu, ludzie, którzy wspierają ich pracę, ludzie jak ci.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Βρίσκονται πίσω στην πατρίδα, άνθρωποι που υποστηρίζουν τη δουλειά τους, άνθρωποι σαν αυτούς.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Това са хората у дома, хората, които подкрепят тяхната работа, хора като тези.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Це люди вдома, люди, які підтримують їх, такі, як вони.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Это люди дома, люди, которые содействуют, такие как эти люди.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.אלה האנשים בחזרה בבית, אנשים אשר תומכים בעבודה שלהם, אנשים כמו אלה.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.كشعوب بلادهم أشخاص يريدون تدعيم أعمالها كهؤلاء.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.寄付団体を支える こういった方たちなんですね しかしHIV感染拡大を
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.而系佢地嘅同胞 系支持佢地工作嘅人 類似呢啲
Kölemden doğan kölemsin.</i> Yabancı bir memlekete gidiyorum.Me voy a tierras lejanas.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Ako chlapec začínal v detskom orchestri vo svojom rodnom meste, v Barquisimete.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Ban đầu ông ta là thành viên trong dàn nhạc thiếu nhi ở quê nhà ông ấy, Barquisimeto.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Er wurde als Junge Mitglied des Kinder-Orchesters in seinem Heimatort, Barquisimeto.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Gustavo a început ca membru al orchestrei de copii din orașul său natal, Barquisimeto.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Gustavo ha cominciato da piccolo nell'orchestra infantile nella sua città natale, Barquisimeto.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Hij begon als jong lid van het kinderorkest in zijn thuisstad, Barquisimeto.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Il débuta comme membre d'un orchestre d'enfants dans sa ville natale, Barquisimeto.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.그는 그의 고향인 바퀴시메토의 어린이 오케스트라의 소년 멤버로 시작하였습니다.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Szülővárosának, Barquisimetónak a gyermekzenekarában kezdte.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Zaczął jako chłopiec, członek dziecięcej orkiestry w rodzinnej miejscowości, Barquisimeto.
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi memleketi Barquisimeto'da.Ο Γκουστάβο ξεκίνησε από παιδί ως μέλος της παιδικής ορχήστρας στην πόλη που γεννήθηκε, στο Μπαρκισιμέτο.