Ana içeriğe geç
Sözlük

memleket ile cümle

memleket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.Og de seilte frem til gergesenernes bygd, som er rett imot Galilea.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.Og de sejlede ind til Gadarenernes Land, som ligger lige over for Galilæa.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.Så foro de över till gerasenernas land, som ligger mitt emot Galileen.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.Und sie schifften fort in die Gegend der Gadarener, welche ist Galiläa gegenüber.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.Yesus dan pengikut-pengikut-Nya terus berlayar sampai ke daerah Gerasa di seberang Danau Galilea
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.Zij voeren verder en legden aan in het gebied van de Gerasénen, aan de overkant van het meer van Galilea.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.Και κατεπλευσαν εις την χωραν των Γαδαρηνων, ητις ειναι αντιπεραν της Γαλιλαιας.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.И приплыли в страну Гадаринскую, лежащую против Галилеи.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.И пристигнаха в Герасинската страна, която е срещу Галилея.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.І переплюш в землю Гадаринську, що по тім боцї Галилеї.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.ויעברו ויבאו אל ארץ הגדריים אשר ממול הגליל׃
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.وساروا الى كورة الجدريين التي هي مقابل الجليل.
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.他 們 到 了 格 拉 森 〔 有 古 卷 入 加 大 拉 〕 人 的 地 方 、 就 是 加 利 利 的 對 面
Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar.他 們到 了 格拉森 〔 有 古 卷入 加大 拉 〕 人 的 地方 、 就是 加利利 的 對面
Diğer gün memleketim Kerala'daydım, bir arkadaşının ülke çiftliğinde.A minap Keralában voltam, a szülő-államomban, egy barátom vidéki farmján, kb.
Diğer gün memleketim Kerala'daydım, bir arkadaşının ülke çiftliğinde.De curând am fost în Kerala, provincia de unde provin, la o fermă la ţară a unui prieten, aprox.
Diğer gün memleketim Kerala'daydım, bir arkadaşının ülke çiftliğinde.어느날, 제가 고향인 케랄라에 있을 때 입니다. 제 친구의 농장에서는
Diğer gün memleketim Kerala'daydım, bir arkadaşının ülke çiftliğinde.יום אחד הייתי בקראלה, מדינת המוצא שלי, בכפר בשדה של חבר,
Diğer gün memleketim Kerala'daydım, bir arkadaşının ülke çiftliğinde.في أحد الأيام كنت في كيرلا، الولاية التي هي مسقط رأسي، في مزرعة ريفية يملكها أحد أصدقائي،
Diğer gün memleketim Kerala'daydım, bir arkadaşının ülke çiftliğinde.都会から20キロ離れた 友人の畑に行きましてね
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Chị sống với cha mẹ của tôi trong một thành phố rất nhỏ, quê tôi ở Kazakhstan.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Dia tinggal bersama orang tua saya di sebuah kota kecil, dari daerah asal saya di Kazakhstan.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Hon bor med mina föräldrar I en mycket liten stad, där jag kommer från i Kazakhstan.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.그녀는 부모님들과 함께 제 고향 카자흐스탄의 작은 마을에서 살고 있습니다.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Mieszka z rodzicami w małej wiosce w moim rodzimym Kazachstanie.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Ő a szüleimmel él, egy apró városban Kazahsztánban, ahonnan származom.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Sie lebt mit meinen Eltern in einer sehr kleinen Stadt in meiner Heimat Kasachstan.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Ze woont met mijn ouders in een heel klein stadje, in Kazakhstan, waar ik vandaan kom.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Žije s mými rodiči v malém městečku v Kazachstánu, odkud pocházím.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Ζει με του γονείς μου σε μια πολύ μικρή πόλη, στο Καζακστάν, απ' όπου κατάγομαι.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.Она живёт с родителями в моём родном, очень маленьком городе в Казахстане.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.فهي تعيش مع والديّ في مدينة صغيرة في بلدي كازاخستان.
Ebeveynlerimle birlikte memleketim Kazakistan'ın küçük bir kentinde yaşıyor.小さな町で 両親と 暮らしていて 世界を知る機会など ほとんど なかったからです
Eşimin memleketinde제 남편의 고향인
Eşimin memleketinde Sulawesi adasının dağlık arazilerindeA férjem szülőhazájában a Celebesz sziget felvidékén
Eşimin memleketindeבמולדתו של בעלי,
Eşimin memleketinde.. في موطن زوجي
Eşimin memleketindeインドネシア東部にある スラウェシ島の
Gılgamışın memleketi Uruk'a bakalım:Gilgameschs Heimat Uruk, in der Thought Bubble.
Gılgamışın memleketi Uruk'a bakalım:Gilgamesh's hjemby Uruk i Thought Bubble:
Gılgamışın memleketi Uruk'a bakalım:Gilgamešin kotikaupunkia Urukia, Ajatuskuplassa:
Gılgamışın memleketi Uruk'a bakalım:요가매쉬의 고향인 '우릭'에 대해 알아보도록 하죠.
Gılgamışın memleketi Uruk'a bakalım:La città natale di Gilagamesh è Uruk, nella Thought Bubble:
Gılgamışın memleketi Uruk'a bakalım:Uruk, de woonplaats van Gilgamesh.
Gılgamışın memleketi Uruk'a bakalım:Урук - родной город Гильгамеша, и в этом нам поможет Thoughtbubble.
Gılgamışın memleketi Uruk'a bakalım:עיר מוצאו של גלגמש, אורוק, בבועת המחשבה:
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.A prišli na druhú stranu mora do kraja Gadarénov.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Au ajuns pe celălalt ţărm al mării, în ţinutul Gadarenilor.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Chegaram então ao outro lado do mar, � terra dos gerasenos.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Ðức Chúa Jêsus cùng môn đồ qua đến bờ biển bên kia, trong miền Giê-ra-sê.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Ðức_Chúa_Jêsus cùng môn_đồ qua đến bờ biển bên kia , trong miền Giê-ra-sê .
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.És menének a tenger túlsó partjára, a Gadarenusok földére.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Fueron a la otra orilla del mar a la región de los gadarenos
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Ils arrivèrent à l`autre bord de la mer, dans le pays des Gadaréniens.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.In pridejo na drugo stran morja, v pokrajino Gerazenov.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Intanto giunsero all'altra riva del mare, nella regione dei Gerasèni
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Ja he tulivat toiselle puolelle järveä gerasalaisten alueelle.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Kemudian Yesus dan pengikut-pengikut-Nya sampai di seberang Danau Galilea, di daerah Gerasa
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.예수께서 바다 건너편 거라사인의 지방에 이르러
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Og de kom over på hin side av sjøen, til gerasenernes bygd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod