Beyaz ırkta ve sarı (doğu Asyalı) ırklarda olduğu gibi, siyahilerde de melezler görülür.Добродетельные и греховные деяния подобны белым и чёрным облакам, которые одинаково закрывают небо.
Selçuklu ve Osmanlı dönemiyle beraber daha melez bir kültür ortaya çıkmıştır.Чаще появляется ещё одна новая культура — овёс.
Melez bir Sihirbazdır.الموس هو ساحر.
Biyolojik tür tanımı (BTT), melezleşme yaklaşımının klasik bir örneğidir.مفهوم النوع الأحيائي هو مثال مثال كلاسيكي على توجه التزاوج البيني.
Kloves’un sonraki Harry Potter filmi olan Harry Potter ve Melez Prens adlı filmde geri döneceği açıklanmıştır.وصرح (كلوفز)بأنه سيعود بالفيلم المسمي هاري بوتر والأمير الهجين الذي يكون فيلم هاري بوتر التالي .
Yediler kehanetindeki yedi melezden biridir.Frank é um dos sete semideuses mencionados no Profecia dos Sete.
Annabeth Chase Athena'nın kızı 7 yaşındayken Thalia ve Luke ile birlikte Melez Kampına katılıyor.Annabeth Chase: Semideusa filha de Atena, foi encontrada e adotada por Luke e Thalia quando tinha sete anos.
Kuzey Amerika!da bu melezlere Koydog denir.Na América do Norte o carro chamar-se-à Escape.
Bu melezlik, sokak danslarının tipik bir özelliğidir.É um prato típico das Festas Juninas.
Melez canlılar genelde kısır oldukları için, bu, hayvanlar aleminde yaygın olarak görülmez.Difere de estábulo pois ali normalmente não pernoitam os animais.
Melezleştirmeye uygun bir kuştur. ^Seja o pássaro que se destaca.
Melez türleşme de tür kompleksinin evriminin bir parçası olabilir.A secreção pode ser um dos componentes do esmegma.
Araştırmalar sonucunda Volturi, Renesmee'nin melez olduğuna inanmıştır.Socialmente desajeitado, Dennis acredita ter vindo de Marte.
Beş cephe ve diğer melez yapılı mimari örnekleri de bulunmaktadır.Existem ainda cinco armazéns portuários e instalações frigoríficas.
Bu sayede ilk melez varlık ortaya çıktı.Assim apareceu a primeira Fonte da Arrábida.
19. yüzyılda Brezilya nüfusunun çoğu siyahlardan ve melezlerden oluşuyordu.A maior parte da população brasileira no século XIX era composta por negros e mestiços.
Yılan-insan melezine şekil değiştirme yeteneğine sahiptir.Is een vampier die de mogelijkheid heeft in een soort van vleermuis te veranderen.
Stanley Tucci - Dionysus şarap tanrısı ve Melez Kampı'nın yöneticisi.Dionysus - De god van de wijn en de directeur van Kamp Halfbloed.
Bahçelerde görülen birçok çeşidi melezdir.Maar het begieten zal in de meeste tuinen langzaam afgebouwd kunnen worden.
Benim karım siyahi ve üç melez çocuğum var, dolayısıyla bu sözcüğü kullanma hakkını kendimde görüyorum.Ik heb 9 vrouwen en 3 kinderen, die genade vroegen, op een hoop moeten zetten, en zo dood laten schieten.
Bu sayede ilk melez varlık ortaya çıktı.Zo ontstond de eerste distilleerderij.
Ayrıca birkaç tane melezleştirilmiş timsah balığı türü bulunmaktadır.Een ander voorbeeld gaat over een net vol vissen.
Kar Tanrıçası Khione melezleri rahat bırakmaz.Wegens de wet van Fick zal de diffusie van de ionen niet even snel plaatsgrijpen.
Bu melez canlı kedigiller familyasının en dev üyesidir.Zębolita olbrzymia to największy przedstawiciel swojej rodziny.
Araştırmalar sonucunda Volturi, Renesmee'nin melez olduğuna inanmıştır.Volturi nie mają pewności co wyrośnie z Renesmee.
Babası melez ve annesi yerli Wayuu halkının bir üyesidir.Jej ojciec jest Metysem, a matka Indianką Wayuu.
Bulanıklara ve Melezlere dikkat etmelidir.Nadają się na rabaty i żywopłoty.
Bahçelerde görülen birçok çeşidi melezdir.Na pniu osadzone są liczne kormidia.
Ama, Ashildr'ı bir meleze çevirdiği için endişelidir.Jest przerażona, kiedy chłopak mówi jej o Aslanie.
Melez yöntemde ise bu iki yöntem de kullanılır.Metoda Shettles'a wykorzystywać ma właśnie te dwa czynniki.
Yediler kehanetindeki yedi melezden biridir.Każdy dzień symbolizowany jest przez siedem okien.
Buna ek olarak, çok sayıda Çin asıllı Singapurlu da Avustronezya melezi kökenine sahiptir.Det är också en av få spanska kyrkor som har en genuin spira.
Tüm ticari melez Süper kapasitörler asimetrik.Supersymmetri Är universum supersymmetriskt?
Melezleştirmeye uygun bir kuştur. ^Tänk om jag vore en flyttfågel...
Büyük Britanya gibi bazı ülkelerde de yaygın olarak bulunan iki türün melezleri de bulunur.I ytterligare några länder, exempelvis Storbritannien, används båda noteringarna.
Melez Kampı eskisi gibi güvenli haline döner.Numera har det ungerska landslaget haft svårt att prestera som förut.
Canlılığı ve sahibine olan bağlılığı bu melezlemede yer almasını sağlamıştır.Trötthet och blodförlust får honom att förbli liggande.
Harry Snape'in peşine düşer ve Snape ona Melez Prens'in kendisi olduğunu söyler.Det är oklart varför Snape valde att kalla sig för Halvblodsprinsen.
Sonuç olarak, melez enflasyonlar ebedi değildir.Lymfocyterna dör så småningom eftersom de inte är odödliga.
Fakat safkan, melez ya da muggle doğumlu olmayı önemsemezler.Slytherin ansåg nämligen inte att halvblod och mugglarfödda var trovärdiga.
Bu melez canlı kedigiller familyasının en dev üyesidir.Barkråttor är de största medlemmarna i familjen råttdjur.
Yılan-insan melezine şekil değiştirme yeteneğine sahiptir.Parasiten har förmågan att förändra beteendet hos råttor och möss.
Bu yüzden Athena melezleri örümceklerden çok korkar.А ще Ірма боїться великих павуків.
Bu melez, her iki ebeveyninden de özellikler gösterir.У гібридів можна виявити ознаки обох батьків.
Bu sayede ilk melez varlık ortaya çıktı.Можливо, саме так і утворилися перші багатоклітинні тварини.
Babası melez ve annesi yerli Wayuu halkının bir üyesidir.Її батько — метис, матір — член корінного народу вайу.
Bu melez canlı kedigiller familyasının en dev üyesidir.Čepičatka jehličnatá je nejrozšířenějším zástupcem tohoto rodu.
Örneğin, moleküler biyoloji alanında standart DNA ekstraksiyon ve melezleştirme reaksiyonlarında kullanılır.Používá se například ve standardní extrakci DNA a v hybridizačních reakcích v molekulární biologii.
Harry Snape'in peşine düşer ve Snape ona Melez Prens'in kendisi olduğunu söyler.Při pronásledování Snapea Harry odhalí, že to Snape je Princem dvojí krve.
Melez bir Sihirbazdır.Nithor - Je čarodějem.
Melez Kampı eskisi gibi güvenli haline döner.Plavba probíhala stejně poklidně jako předešlého dne.
Sıvı halinde iken altın renklidir, fakat Harry Potter ve Melez Prens filminde şeffaf olarak görünmüştür.Hůlku nosil v pravém rukávu, jak je znázorněno ve filmu Harry Potter a Princ dvojí krve.
Bu günlerde Ethereum, Proof-of-Work (iş kanıtı) ve Proof-of-Stake arasında melezdir.În prezent, Ethereum este un hibrid între proof-of-work și proof-of-stake.
Günümüzde kültür çeşitlerinin çoğu yapılan melezmeler sonucu ortaya cıkmıştır.Marea majoritate a perlelor disponibile astăzi sunt de cultură.
Örneğin, moleküler biyoloji alanında standart DNA ekstraksiyon ve melezleştirme reaksiyonlarında kullanılır.Például a molekuláris biológiában a DNS szokásos kinyerése vagy a hibridizációs reakciók során alkalmazzák.
Tüm ticari melez Süper kapasitörler asimetrik.A farokúszó erőteljes, aszimmetrikus.
Son kitapta Melez Kampındaki Kahinin yeni bedeni.A farok az angolna testének legutolsó testtája.
Bu melez, her iki ebeveyninden de özellikler gösterir.A szürke nyár mindkét szülőfa jellemzőit viseli.
Fuji, 1930'lu yılların sonlarında Tohoku Araştırma İstasyonu'nda geliştirilen bir elma melezidir.Fuji on Japanin Fujisakissa, Tohokun tutkimuslaitoksessa 1930-luvulla kehitetty omenalajike.
Tüm ticari melez Süper kapasitörler asimetrik.Kaikki kaupalliset hybridisuperkondensaattorit ovat asymmetrisiä.