Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Ja enkeleistä hän sanoo: "Hän tekee enkelinsä tuuliksi ja palvelijansa tulen liekiksi";
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.또 천사들에 관하여는 그는 그의 천사들을 바람으로 그의 사역자들을 불꽃으로 삼으시느니라 하셨으되
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Mentre degli angeli dice: e i suoi ministri come fiamma di fuoco
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Nói về thiên sứ thì Ngài phán rằng: Ðức Chúa Trời làm cho thiên sứ Ngài như gió, Và tôi tớ Ngài như ngọn lửa.
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Och medan han om änglarna säger: »Han gör sina änglar till vindar och sina tjänare till eldslågor»,
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Og om Englene hedder det: "Han gør sine Engle til Vinde og sine Tjenere til Ildslue";
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Og om englene sier han: Han som gjør sine engler til vinder og sine tjenere til ildslue,
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Ora, quanto aos anjos, diz: Quem de seus anjos faz ventos, e de seus ministros labaredas de fogo.
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Şi despre îngeri zice: ,,Din vînturi face îngeri ai Lui; şi dintr'o flacără de foc, slujitori ai Lui``;
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Von den Engeln spricht er zwar: "Er macht seine Engel zu Winden und seine Diener zu Feuerflammen",
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Y de los ángeles dice: Él hace a sus ángeles vientos, y a sus servidores llama de fuego
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Και περι μεν των αγγελων λεγει Ο ποιων τους αγγελους αυτου πνευματα, και τους λειτουργους αυτου πυρος φλογα
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.І до ангелів же глаголе: Що творить духи ангелами своїми, а поломе огня слугами своїми.
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.Об Ангелах сказано: Ты творишь Ангелами Своими духов и служителями Своими пламенеющий огонь.
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.הן על המלאכים הוא אמר עשה מלאכיו רוחות משרתיו אש להט׃
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.وعن الملائكة يقول الصانع ملائكته رياحا وخدامه لهيب نار.
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.論 到 使 者 、 又 說 、 『 神 以 風 為 使 者 、 以 火 焰 為 僕 役 。
Melekler için, ‹‹Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar›› diyor.論到 使者 、 又說 、 『 神 以 風為 使者 、 以 火焰 為僕役 。
Meleklerin bir kısmı Hz. Meryem'e bakıyor, bir kısmı diğer yönlere bakıyorlar.Відчувається певна неформальність.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.(77:25) Хлеб ангельский ел человек; послал Он им пищудо сытости.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Änglabröd fingo människor äta; han sände dem mat till fyllest.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Angyalok kenyerét ette az ember, bõséggel vetett nékik eleséget,
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Au mîncat cu toţii pînea celor mari, şi le -a trimes mîncare să se sature.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Cada um comeu o pão dos poderosos; ele lhes mandou comida em abundância.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Chleb mocarzów jadł człowiek, a zesłał im pokarmów do sytości.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Chléb mocných jedl člověk, seslal jim pokrmů do sytosti.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Englebrød* åt enhver; han sendte dem næring til mette. / {* d.e. brød fra englenes bolig, himmelbrød.}
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Ia memberi mereka makanan berlimpah; mereka makan roti malaikat
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Ihmiset söivät enkelien leipää; hän lähetti heille evästä yllin kyllin.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Ils mangèrent tous le pain des grands, Il leur envoya de la nourriture à satiété.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.사람이 권세 있는 자의 떡을 먹음이여 하나님이 식물을 충족히 주셨도다
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Kruh močnih je jedel človek; brašna jim je pošiljal dositega.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.l'uomo mangiò il pane degli angeli, diede loro cibo in abbondanza
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Mennesker spiste Englebrød, han sendte dem Mad at mætte sig med.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Người ta ăn bánh của kẻ mạnh dạn; Ngài gởi cho họ đồ ăn danh dự.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Người_ta ăn bánh của kẻ mạnh_dạn ; Ngài gởi cho họ đồ_ăn danh_dự .
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Pan de fuertes comió el hombre; les envió comida hasta saciarles
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Sie aßen Engelbrot; er sandte ihnen Speise die Fülle.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Zo aten zij het brood van de engelen. Hij gaf hun zoveel te eten dat iedereen genoeg had.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.αρτον αγγελων εφαγεν ο ανθρωπος τροφην εστειλεν εις αυτους μεχρι χορτασμου.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Всеки ядеше ангелски хляб+; Прати им храна до насита.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.לחם אבירים אכל איש צידה שלח להם לשבע׃
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.اكل الانسان خبز الملائكة. ارسل عليهم زادا للشبع.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.各 人 〔 或 作 人 〕 喫 大 能 者 的 食 物 . 他 賜 下 糧 食 、 使 他 們 飽 足
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.各 人 〔 或 作人 〕 喫 大 能者 的 食物 . 他 賜下 糧食 、 使 他 們飽足
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Andělé se také klaní, ale ne lidskému tělu, nýbrž lidské duši.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Änglarna faller på knä, men inte framför en mänsklig kropp, utan framför en mänsklig själ.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Aniołowie nie kłaniają się przed ciałem człowieka, lecz przed ludzką duszą.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Die Engel verbeugen sich nicht vor dem menschlichen Körper, sondern vor der Seele des Menschen.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Gli angeli si prostrano non di fronte al corpo umano ma di fronte all'anima umana.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Ingerii se inchina, nu in fata corpului uman, cat in fata sufletului uman.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.천사는 인간의 몸 앞이 아닌 인간의 영혼 앞에서 절한 것입니다.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Les anges se prosternent, non devant le corps humain, mais devant l'âme humaine.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Los ángeles se postraron, no ante el cuerpo humano, sino ante el alma humana.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar. Neden?De engelen zwichten, niet voor het menselijk lichaam, maar voor de menselijke ziel.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Những thiên thần phủ phục, không phải trước cơ thể con người, mà là trước tâm hồn con người
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Os anjos prostram-se, não perante o corpo humano, mas perante a alma humana.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Para malaikat itu bersujud, bukan kepada tubuh manusianya, tetapi kepada jiwa manusianya.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Οι άγγελοι προσκυνούν, όχι το ανθρώπινο σώμα, αλλά την ανθρώπινη ψυχή.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Ангели поклонились, не перед людським тілом, але перед душею людини.