Ama kim beni insanlar önünde inkâr ederse, kendisi de Tanrının melekleri önünde inkâr edilecek.ואשר יכחש בי לפני האדם הוא יכחש לפני מלאכי אלהים׃
Ama kim beni insanlar önünde inkâr ederse, kendisi de Tanrının melekleri önünde inkâr edilecek.ومن انكرني قدام الناس ينكر قدام ملائكة الله.
Ama kim beni insanlar önünde inkâr ederse, kendisi de Tanrının melekleri önünde inkâr edilecek.在 人 面 前 不 認 我 的 、 人 子 在 神 的 使 者 面 前 也 必 不 認 他
Ama kim beni insanlar önünde inkâr ederse, kendisi de Tanrının melekleri önünde inkâr edilecek.在 人 面前 不 認 我 的 、 人子 在 神 的 使者 面前 也 必不認他
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Als ik zou willen, moet ik kunnen vertrekken, om in de hemel de engelen te kleden."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Chtěla bych odejít, kdybych si přála jít do nebe a oblékat anděly."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Ha tehetném, a Mennybe mennék, és felöltöztetném az angyalokat."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Jeg ville gerne gå bort, hvis jeg ønskede at drage til himmels og klæde englede på."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."jos voisin päättää, menisin taivaaseen ja pukisin enkelit."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."내가 원하면 언제든 밖으로 나와 천국에 가서 천사들의 옷을 지어주기 위해서"였습니다.
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Nếu được ước mơ, tôi ước sẽ ra đi, đến được thiên đường và phục trang cho các thiên thần."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."quiero poder salir si me apetece" para ir "al cielo y vestir a los ángeles".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."voglio poter uscire se ne ho voglia" per andare "in paradiso a vestire gli angeli".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Vreau să plec, dacă voi dori pentru a merge în Rai să îmbrac îngerii."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Želim vas zapustiti, in če bi imela eno željo, bi odšla v nebesa in oblačila angele."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."θα ήθελα να φύγω, εάν είχα τη δυνατότητα, να πάω στον παράδεισο και να ντύσω τους αγγέλους".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Бих искала да мога, ако поискам, да си тръгна да ида на небето,и да обличам ангелите".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."вознестись в рай и шить там одежду для ангелов".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."كنت سأرحل لو كنت سأذهب إلى الجنة "وأصنع أزياءً للملائكة
Aynı çekingen ifade meleklerin ellerinde de görülüyor. .(Ч)Саме так. І те ж саме ми бачимо й у янголів.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ano mezi služebníky jeho není dokonalosti, a při andělích svých zanechal nedostatku.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Dacă n'are încredere Dumnezeu nici în slujitorii Săi, dacă găseşte El greşeli chiar la îngerii Săi,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ecco, dei suoi servi egli non si fida e ai suoi angeli imputa difetti
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Eis que Deus não confia nos seus servos, e até a seus anjos atribui loucura;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,End ikke sine Tjenere tror han, hos sine Engle finder han Fejl,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Glej, hlapcem svojim ne upa in angele svoje lahko okrivi zmote:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Hľa, neverí ani svojim sluhom a pri svojich anjeloch zistil nedostatok.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ímé az õ szolgáiban sem bízhatik és az õ angyalaiban is talál hibát:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Katso, palvelijoihinsakaan hän ei luota, enkeleissäänkin hän havaitsee vikoja;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Kìa , Ðức_Chúa_Trời không tin_cậy các tôi_tớ Ngài , Ngài thường trách sự điên_dại của thiên_sứ Ngài .
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Kìa, Ðức Chúa Trời không tin cậy các tôi tớ Ngài, Ngài thường trách sự điên dại của thiên sứ Ngài.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,하나님은 그 종이라도 오히려 믿지 아니하시며 그 사자라도 미련하다 하시나니
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Oto w sługach jego niemasz doskonałości, a w Aniołach swoich znalazł niedostatek;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Se, ej ens på sina tjänare kan han förlita sig, jämväl sina änglar måste han tillvita fel;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Se, på sine tjenere stoler han ikke, og hos sine engler finner han feil*, / {* d.e. ufullkommenhet.}
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Si Dieu n`a pas confiance en ses serviteurs, S`il trouve de la folie chez ses anges,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Si Dios no se fía ni de sus siervos y aun en sus ángeles halla errores
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Siehe, unter seinen Knechten ist keiner ohne Tadel, und seine Boten zeiht er der Torheit:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ιδου, αυτος δεν εμπιστευεται εις τους δουλους αυτου, και εν τοις αγγελοις αυτου βλεπει ελαττωμα
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Вот, Он и слугам Своим не доверяет и в Ангелах Своих усматривает недостатки:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ето, Той не се доверява на слугите Си, И на ангелите Си намира недостатък, -
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,הן בעבדיו לא יאמין ובמלאכיו ישים תהלה׃
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,هوذا عبيده لا يأتمنهم والى ملائكته ينسب حماقة.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,主 不 信 靠 他 的 臣 僕 、 並 且 指 他 的 使 者 為 愚 昧
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,主 不 信 靠 他 的 臣僕 、 並且 指 他 的 使者 為 愚昧
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.제 정신 질환은 그 반면에, 깨어있는 악몽이며, 그 안의 제 악마들은 너무나도 무서워서 천사들은 이미 흩어졌답니다.
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.Má psychóza je naopak noční můra, v níž jsou ďáblové pravdu strašní a všichni mí andělé už uletěli.
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.Однако мои приступы — кошмары наяву, в которых демоны так ужасны, что все ангелы давно покинули меня.
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.מאידך, הפסיכוזה שלי היא סיוט יומיומי, שבו השדים שלי כה מפחידים עד שכל מלאכי כבר נסו על נפשם.
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.ان فصامي من جهة أخرى هو كابوس يقظ فيه شياطيني مخيفة جداً بحيث هربت منه جميع ملائكتي
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.悪魔があまりに恐ろしいので 天使まで逃げてしまいました だから薬を飲むかって? ええ すぐにでも
Benim tatlı meleklerim, gelin."Angioletti miei, tornate qui."
Benim tatlı meleklerim, gelin."Engeltjes, kom dan terug."
Benim tatlı meleklerim, gelin."Îngerii mei dulci, veniţi înapoi."
Benim tatlı meleklerim, gelin."내 사랑하는 천사들아, 돌아와."
Benim tatlı meleklerim, gelin."Meine süßen Engel, kommt zurück."
Benim tatlı meleklerim, gelin."Mis dulces ángeles, regresen".
Benim tatlı meleklerim, gelin."Moje słodkie aniołki, wracajcie."
Benim tatlı meleklerim, gelin."Мои сладкие ангелочки, домой".
Benim tatlı meleklerim, gelin."Сладки ангелчета, върнете се."