Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.Thiên-sứ bèn nói rằng : Hỡi_Ma - ri , đừng sợ , vì ngươi đã được ơn trước mặt Ðức_Chúa_Trời .
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.Thiên-sứ bèn nói rằng: Hỡi Ma-ri, đừng sợ, vì ngươi đã được ơn trước mặt Ðức Chúa Trời.
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.Und der Engel sprach zu ihr: Fürchte dich nicht, Maria! du hast Gnade bei Gott gefunden.
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin."Wees niet bang, Maria", zei de engel, "want God heeft besloten u heel bijzonder te zegenen.
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.Και ειπεν ο αγγελος προς αυτην Μη φοβου, Μαριαμ διοτι ευρες χαριν παρα τω Θεω.
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.И ангелът - рече: Не бой се, Марио, защото си придобила Божието благоволение.
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.И сказал Ей Ангел: не бойся, Мария,ибо Ты обрела благодать у Бога;
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.І рече ангел їй: Не лякай ся, Мариє: знайшла бо єси ласку в Бога.
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.ויאמר לה המלאך אל תיראי מרים כי מצאת חן לפני האלהים׃
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.فقال لها الملاك لا تخافي يا مريم لانك قد وجدت نعمة عند الله.
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.天 使 對 他 說 、 馬 利 亞 、 不 要 怕 . 你 在 神 面 前 已 經 蒙 恩 了
Ama melek ona, ‹‹Korkma Meryem›› dedi, ‹‹Sen Tanrının lütfuna eriştin.天使 對他說 、 馬利亞 、 不 要 怕 . 你 在 神 面前 已 經 蒙恩了
Arkadan bir melek mi geçti?Mati mi je pripovedovala to pravljico za lahko noč.
Arkadan bir melek mi geçti?Prošel tady snad anděl?
Arkadan bir melek mi geçti?Μήπως πέρασε κάποιος άγγελος?
Arkadan bir melek mi geçti?Да е минавал един ангел по пътя?
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Als ik zou willen, moet ik kunnen vertrekken, om in de hemel de engelen te kleden."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Chtěla bych odejít, kdybych si přála jít do nebe a oblékat anděly."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Ha tehetném, a Mennybe mennék, és felöltöztetném az angyalokat."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Jeg ville gerne gå bort, hvis jeg ønskede at drage til himmels og klæde englede på."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."jos voisin päättää, menisin taivaaseen ja pukisin enkelit."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."내가 원하면 언제든 밖으로 나와 천국에 가서 천사들의 옷을 지어주기 위해서"였습니다.
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Nếu được ước mơ, tôi ước sẽ ra đi, đến được thiên đường và phục trang cho các thiên thần."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."quiero poder salir si me apetece" para ir "al cielo y vestir a los ángeles".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."voglio poter uscire se ne ho voglia" per andare "in paradiso a vestire gli angeli".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Vreau să plec, dacă voi dori pentru a merge în Rai să îmbrac îngerii."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Želim vas zapustiti, in če bi imela eno željo, bi odšla v nebesa in oblačila angele."
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."θα ήθελα να φύγω, εάν είχα τη δυνατότητα, να πάω στον παράδεισο και να ντύσω τους αγγέλους".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."Бих искала да мога, ако поискам, да си тръгна да ида на небето,и да обличам ангелите".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."вознестись в рай и шить там одежду для ангелов".
"Arzu ettiğimde, cennete gidip melekleri giydirmek isterdim"."كنت سأرحل لو كنت سأذهب إلى الجنة "وأصنع أزياءً للملائكة
Aynı çekingen ifade meleklerin ellerinde de görülüyor. .(Ч)Саме так. І те ж саме ми бачимо й у янголів.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ano mezi služebníky jeho není dokonalosti, a při andělích svých zanechal nedostatku.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Dacă n'are încredere Dumnezeu nici în slujitorii Săi, dacă găseşte El greşeli chiar la îngerii Săi,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ecco, dei suoi servi egli non si fida e ai suoi angeli imputa difetti
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Eis que Deus não confia nos seus servos, e até a seus anjos atribui loucura;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,End ikke sine Tjenere tror han, hos sine Engle finder han Fejl,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Glej, hlapcem svojim ne upa in angele svoje lahko okrivi zmote:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Hľa, neverí ani svojim sluhom a pri svojich anjeloch zistil nedostatok.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ímé az õ szolgáiban sem bízhatik és az õ angyalaiban is talál hibát:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Katso, palvelijoihinsakaan hän ei luota, enkeleissäänkin hän havaitsee vikoja;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Kìa , Ðức_Chúa_Trời không tin_cậy các tôi_tớ Ngài , Ngài thường trách sự điên_dại của thiên_sứ Ngài .
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Kìa, Ðức Chúa Trời không tin cậy các tôi tớ Ngài, Ngài thường trách sự điên dại của thiên sứ Ngài.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,하나님은 그 종이라도 오히려 믿지 아니하시며 그 사자라도 미련하다 하시나니
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Oto w sługach jego niemasz doskonałości, a w Aniołach swoich znalazł niedostatek;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Se, ej ens på sina tjänare kan han förlita sig, jämväl sina änglar måste han tillvita fel;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Se, på sine tjenere stoler han ikke, og hos sine engler finner han feil*, / {* d.e. ufullkommenhet.}
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Si Dieu n`a pas confiance en ses serviteurs, S`il trouve de la folie chez ses anges,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Si Dios no se fía ni de sus siervos y aun en sus ángeles halla errores
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Siehe, unter seinen Knechten ist keiner ohne Tadel, und seine Boten zeiht er der Torheit:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ιδου, αυτος δεν εμπιστευεται εις τους δουλους αυτου, και εν τοις αγγελοις αυτου βλεπει ελαττωμα
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Вот, Он и слугам Своим не доверяет и в Ангелах Своих усматривает недостатки:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ето, Той не се доверява на слугите Си, И на ангелите Си намира недостатък, -
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,הן בעבדיו לא יאמין ובמלאכיו ישים תהלה׃
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,هوذا عبيده لا يأتمنهم والى ملائكته ينسب حماقة.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,主 不 信 靠 他 的 臣 僕 、 並 且 指 他 的 使 者 為 愚 昧
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,主 不 信 靠 他 的 臣僕 、 並且 指 他 的 使者 為 愚昧
Bele melek gibi bir yüz görünce... Biliyin mi?Et quand j'ai vu un visage comme un ange ... 0:04:50.440 , 0:04:52.440 Vous savez?
Bele melek gibi bir yüz görünce...Y cuando vi el rostro de un ángel...
Bele melek gibi bir yüz görünce...Και όταν είδα ένα αγγελικό πρόσωπο...