Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.어머니가 제게 써보내주신 것과 같은 그런 편지를 모르는 사람에게 썼던거죠. 그리고는 도시 여기저기에 그냥 넣었죠.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Pisałam takie same listy do obych jak matka do mnie i tuzinami roznosiłam po mieście.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.כתבתי מכתבים כמו אלה שאימי כתבה לי, לזרים גמורים, ותקעתי אותם בכל העיר,
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.قمت بكتابة رسائل مماثلة لتلك التي كانت أمي تكتبها لي لأنشخاص غرباء، ثم قمت بدسها جميعها في أنحاء المدينة
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.宛先は特にありません 街中に置いていきました 何十通もですよ カフェに図書館
- Annesinden mektup.-O scrisoare de la mama lui.
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Darwin scrisse alcune lettere molto interessanti all'amico
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Dia menulis beberapa surat yang sangat menarik pada temannya yaitu J.D.
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.El a scris câteva scrisori interesante unui prieten al său,
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Ele escreveu cartas muito interessantes a um dos seus amigos,
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Él le escribió unas cartas muy interesantes a uno de sus amigos,
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Er schrieb einige sehr interessante Briefe an einen seiner Freunde,
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Hän kirjoitti hyvin mielenkiintoisia kirjeitä ystävälleen
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Hij schreef heel interessante brieven naar een van zijn vrienden
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Írt néhány nagyon érdekes levelet egyik barátjához,
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.그는 친구들 중 하나에게 굉장히 흥미로운 편지를 썼는데요,
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Ông đã viết một vài bức thư thú vị cho một trong số những người bạn
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Svému příteli napsal velmi zajímavé dopisy.
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Έγραψε μερικά πολύ ενδιαφέροντα γράμματα σε έναν από τους φίλους του που ήταν ο Τζ.
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Он написал несколько очень интересных писем одному из своих друзей,
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.Той написал някои много интересни писма до един от неговите приятели, който бил Д.Д.
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.הוא כתב כמה מכתבים מעניינים מאד לידידו
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.لقد كتب ايضاً رسالة لاحد اصدقائه
Arkadaşlarından birisine çok ilginç bazı mektuplar göndermiştir.当時英国王立協会の会長として英国最大の科学的権威者であった
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .A scris doua scrisori in care isi lauda abilitatea de a-si bate prietenii in jocurile cu zaruri.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Ele escreveu cartas nes quais se gabava da sua habilidade para vencer os seus amigos em jogos de dados.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Escribía cartas presumiendo sobre su habilidad para ganar a sus amigos a los dados.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Il a écrit des lettres dans lesquelles il se vantait de sa capacité à battre ses amis aux jeux de dés.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Ông ta viết nhiều lá thư khoe khoang về khả năng thắng các bạn mình trong trò chơi đánh súc sắc
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Pisał listy w których przechwalał się swoimi możliwościami wygrywania w kości z przyjaciółmi.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Scrisse lettere in cui si vantava della propria abilità nel battere gli amici ai dadi.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Ve svých dopisech se vychloubal schopností porazit své přátele v hrách s kostkami.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Vo svojich listoch sa vychvaľoval schopnosťou poraziť jeho priateľov v hrách s kockami.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Έγραφε γράμματα στα οποία περηφανευόταν για την ικανότητά του να νικάει τους φίλους του στα ζάρια.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Он писал письма, в которых хвастался своей способностью побеждать своих друзей при игре в кости.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .הוא כתב מכתבים בהם התפאר על יכולתו לנצח את חבריו במשחקי קוביה.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .قام بكتابة رسائل وفيها تباهى بقدرته على هزيمة أصدقائه في الألعاب اللتي تلعب بالنرد
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .自慢した手紙を書きました。 彼の勝利の秘訣は、感や運に頼らず、
Aslında onu, tanıştığı herkesten iyi tanırım çünkü bütün mektuplarını okuma imkanım oldu" diye cevap verdi."네, 물론이죠 하지만 실상 제가 토마스 제퍼슨을 다른 사람들보다 더 잘 아는 이유는 그의 모든 편지를 다 읽어봤기 때문입니다."
Aslında onu, tanıştığı herkesten iyi tanırım çünkü bütün mektuplarını okuma imkanım oldu" diye cevap verdi.והוא אמר, "טוב, כמובן, אבל למעשה, אני מכיר אותו טוב יותר מכל אחד שפגש אותו, כי זכיתי לקרוא את את מכתביו."
Aslında onu, tanıştığı herkesten iyi tanırım çünkü bütün mektuplarını okuma imkanım oldu" diye cevap verdi.فقال، "حسنا، بالتأكيد، و لكن في الواقع، أنا أعرفه أكثر ممن قابلوه شخصيا، لأنني قرأت كل رسائله."
Aslında onu, tanıştığı herkesten iyi tanırım çünkü bütün mektuplarını okuma imkanım oldu" diye cevap verdi.しかし実際 彼に会ったことのある誰よりも ジェファーソンの事はわかっています 私は彼の手紙を全部読んでいますから」 つまり デュマは50年にわたるジェファーソンとの関係にとても満足していました
Avrupa Komisyonu’na toplu ya da tekil olarak şikayettebulunmak için, basit bir mektupyazmak yeterlidir.Amikor akár egyéni, akár kollektív panasztfogalmazunk meg az Európai
Avrupa Komisyonu’na toplu ya da tekil olarak şikayettebulunmak için, basit bir mektupyazmak yeterlidir.Dla skierowania zarówno indywidualnej, jak i zbiorowej skargido Komisji
Avrupa Komisyonu’na toplu ya da tekil olarak şikayettebulunmak için, basit bir mektupyazmak yeterlidir.Europese Unie een goed onderbouwde klacht indienen waarvan het gemeenschappelijke belang is bewezen.
Avrupa Komisyonu’na toplu ya da tekil olarak şikayettebulunmak için, basit bir mektupyazmak yeterlidir.Unión, así como establecer el interés comunitario de la denuncia.
Avrupa Komisyonu’na toplu ya da tekil olarak şikayettebulunmak için, basit bir mektupyazmak yeterlidir.Ευρωpiαϊκή Εpiιτρpiή αρκεί µια αpiλή εpiιστλή,η piία piρέpiει να piεριέει
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Aku dapat surat dari pengacaramu yang berkata:
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Dostal jsem od Vás dopisy, ve kterých stálo:
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Dostawałem listy od Twoich prawników z treścią:
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Folyamatosan kapom a leveleket az ügyvédeiktől, hogy
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Folyamatosan kapom a leveleket az ügyvédeiktõl, hogy
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Ho ricevuto lettere dai vostri avvocati che dicevano:
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Ich habe ein Brief von euren Anwäten bekommen, in dem steht:
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Ich habe einen Brief von euren Anwälten bekommen, in dem steht:
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Ik krijg brieven van jullie advocaten die zeggen:
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Ik krijg... brieven van jullie advocaten die zeggen:
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum: "İsveç yasaları sizi koruyamaz.J'ai reçu des lettres de ton avocat disant : " La Justice suisse ne peut pas vous protéger.
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Jag får brev hem från era advokater.
Avukatlarınızdan şu şekilde mektuplar alıyorum:Jag får brev hem från era advokater.