Kişisel mektuplarda belirtilen olay, duygu ve dilekleri anlayabilirim.Я розумію опис подій, відчуттів, намірів в листах особистого характеру.
“Son Mektup” için söylenebilecek daha çok söz var.Для визначення найдовшого слова знаходиться слово з кінцевим числом букв.
Graysmith kodla yazılmış mektupları çözme girişiminde bulundu.Грейсміт намагався розшифрувати листи, написані вбивцею.
Bu mektup Golaud'dan kardeşi Pelleas'a gönderilmiştir.Цей лист адресований його молодшому брату Пеллеасу.
Kazancakis bunu El Greko'ya Mektuplar'da söyler.)Автор спогадів про Аллу Горську в книзі «Алла Горська.
261 numaralı mektuptan desen.С. 261.
Alan Schneider'a mektup, 17 Ağustos 1961.Günter Litfin)24 серпня 1961 року.
(1909-10) Şehir Mektupları, 4 c.(39 %) — міське населення, 19,0 тис.
Mektup roman, bir roman tarzıdır.Це велика книга, як роман».
Daha sonra mektuplaşırlar.Пізніше списаний.
O bir mektup yazdı.Він написав листа.
Bir mektup yazdı.Він написав листа.
Amcam asla mektup yazmaz.Мій дядько ніколи не пише листи.
Bugün ondan bir mektup aldım.Сьогодні я отримав від неї листа.
İngilizce yazılmış bir mektup aldım.Я отримав лист, написаний англійською.
Fransızca bir mektup yazdım.Я написав листа французькою.
Fransızca bir mektup yazdım.Я написав листа французькою мовою.
Fransızca bir mektup yazdım.Я написала листа французькою мовою.
Fransızca bir mektup yazdım.Я написала листа французькою.
Lütfen bana yarın bir mektup yazmamı hatırlat.Нагадай мені, будь ласка, написати завтра листа.
İngilizce dilinde bir mektup yazdım.Я написав лист англійською.
Bana yazdığın tüm mektupları yaktım.Я спалив всі листи, які ти мені написав.
Papa Date Masamune'ye bir mektup yazmıştır, mektubun bir kopyası hâlâ Vatikan'da görülebilmektedir.Papež napsal dopis Masamune Dateovi, jehož kopie je stále k vidění ve Vatikánu.
Ülkenin her yerinden editöre mektuplar yağmaya başladı."Dopisy proudily k redaktorům z celé země“.
11. yaş gününde bir baykuş Harry'e yeşil renkte yazılmış bir mektup getirir.Pár dní, před Harryho jedenáctými narozeninami, mu přijde podivný dopis v zelené obálce.
Şarkı, eski Amerikan başkanı George W. Bush'a yazılan açık bir mektup niteliğindedir.Tato píseň je otevřeným dopisem Americkému prezidentovi Georgovi W.
261 numaralı mektuptan desen.Příloha k číslu 261.
Cüneyd-i Bağdadi'nin bazı mektupları günümüze kadar gelmiştir.Některé Anselmovy dopisy Idě se dochovaly do současnosti.
Ancak bu mektuplara hiç cevap alamadılar.Na tyto dopisy nikdy nedostal odpověď.
Mektuplaşmaya söz vermişlerdir.Děkuji ti za tvůj dopis.
Burada kaldığı süre boyunca oğluna birçok mektup yazdı.Během období, kdy zde pobývala, poslala několik dopisů své rodině.
Bu mektup daha sonra UEFA, FIFA ve IOC başkanlarına gönderildi.Tento dopis byl posléze zaslán čelním představitelům UEFA, FIFA a MOV (Mezinárodního olympijského výboru).
Kitapta Handan'ın dilinden yazılmış mektuplar da vardır.Ə (ə) je písmeno (grafém) latinské abecedy.
Derlemede 354 mektup vardır.Toto vydání obsahuje 352 dopisů.
Mektuplar – Anılar.Vzpomínky – texty – dokumenty.
Perşembe Mektupları.Nedělní listy .
O da mektupları Maksim Gorki'ye gösterdi.Našli jsme dopisy pro paní Jacobi.
Manapa-Tarhunta serisindeki bir başka mektupta da Atpa adı anılmaktadır.Další doklad o malbách se nachází v tzv.
Wolsey'in Papa'ya gönderdiği mektuplardan bir kısmını ele geçirip Kral'a göndermişlerdir.Wolseyho dopisy papeži se dostanou do rukou králi.
Daha sonra mektuplaşırlar.Později konzumují listy celé.
Bir mektuptan anlaşılana göre Augustus, Claudius'un konuşmasının netliği karşısında hayrete düşmüştü.Augustus v jednom dopise Livii vyjádřil údiv nad překvapivě dobrou úrovní Claudiovy rétoriky.
Fakat baba sevgisi üstün gelir ve bu içerikli bir mektup yazar.Lister je zkroušený a píše Kochanské omluvný dopis.
Bence biliyorlar fakat onlara bir mektup yazmak istiyorum ve sonsuza kadar sürmeyeceğini söylemek istiyorum.To já, když napíšu, že napíšu, tak napíšu a nepíšu, že napíšu, když nenapíšu.
Mektup arkadaşı Laura'dır.Ženskou podobou je Laura.
Sandburg bu mektuplardaki davete icabet ederek Peterken'i ziyaret etti.Bimbo viděl, jak Petr ukradl ten dopis.
Art arda protesto mektupları yolladı.Sadat si při této příležitosti vyměnili dopisy.
Brezilya Mektuplar Akademisi (Portekizce: Academia Brasileira de Letras) üyesiydi.Od roku 1961 byl členem Brazilské literární akademie (Academia Brasileira de Letras).
Hayranlarının mektuplarına boğulan Carroll, bazen dilediğinden bile daha fazla ilgi görmüş olmalı.Dodgsona zaplavily dopisy obdivovatelů a někdy se mu dostávalo nevítané pozornosti.
Eve dönmek istedi, babasına sürekli mektuplar gönderdi ve birkaç hafta sonra eve döndü.Poté se vrátil ke své matce, našel si práci a několikrát týdně chodil do kostela.
Han‟ın gerçekleştireceği İran seferine dair mektupta bu kadar ayrıntıya yer vermesi ilginçtir.O svém pobytu v Íránu napsal působivou knihu Íránský poutník.
Vasarı'ye göre Lucrezia kocası Andrea'ya Fransa'ya mektuplar yazarak Floransa'ya dönmesini istemiştir.Blanka Kastilská totiž v dopise vyzývala svého syna k urychlenému návratu do Francie.
Bu esnada Lenin ile mektuplaşmaları sürdü.S Vivian si tak mohl jen dopisovat.
Okuldayken Leah'dan bir mektup alır.Mezitím domů přijde dopis ze školy.
Aziz Nesin – Tahsin Saraç Mektuplaşmaları, Mektuplar, 1995.Buddhistická svatá písma. : Práh, 1995.
Arles'da Sarı Ev mektup 491.Je zde evidováno 491 adres.
Bu mektup Ferdindand’ın eline geçer ve kıskançlık gibi kindar duygular uyanmaya başlar.Tento dopis se dostane k Ferdinandovi a vyvolá to v něm naprosté zoufalství.
Açık mektup, yazıldığı kişi veya kuruma gönderilmeyip basın yoluyla açıklanan mektup.Falešná listina - písemnost, která nebyla vydána vydavatelem, kterého uvádí, ani v čase, který uvádí.
Twilight Sparkle, ilk sezonda her gün Prenses Celestia'ya mektup yazar.Twilight a Spike se vydávají za ní na příkaz princezny Celestie.
Bu mektup daha sonra UEFA, FIFA ve IOC başkanlarına gönderildi.Ulterior scrisoarea a fost trimisă conducătorilor UEFA, FIFA și CIO.
Mektup değişiminde Frankfurter Allgemeine Zeitung, " yaşam ve sanat arasındaki sınırı yok ediyor" diyor.Privind schimbul de scrisori, Frankfurter Allgemeine Zeitung spune " elimină granița dintre viață și artă".