Bu mektuplar The Boston Globe gazetesinde yayımlandı.Parte de sus escritos se publicaron en el Boston Globe de Massachusetts.
Stannis’in Kışyarı’na gitmesinden haftalar sonra, Jon “Piç” lakaplı Ramsay Bolton’dan bir mektup alır.Algún tiempo después, una carta de Ramsay Bolton llega para Jon.
Binbir Gece Mektupları, 2003, CAN Yayınları, öyküler.2002 Narrando espacios, tiempos, historias.
Fakat mektup hiçbir zaman gelmez.Pero el escritor nunca llegó.
Yazılan mektupların alıcısı.Requisa de escritores portátiles.
İmam-ı Rabbani, mektuplarını yazdıktan sonra mektupları toplanarak Mektubat olarak derlendi.Lo mismo hicieron autores posteriores, copiándole a él.
Brezilya Mektuplar Akademisi (Portekizce: Academia Brasileira de Letras) üyesiydi.Fue miembro honorario de la Academia Brasileña de Letras.
Mektûbât-ı Erbaîn : Mektupları.Plinio el Joven, Cartas.
Bu mektupta, padişahlıktan vazgeçtiği takdirde kendisine bir milyon akçe ödeneceği belirtiliyordu.En esta ocasión exigió un préstamo forzoso, entregándosele un millón de pesos.
Birkaç mektuptan sonra, Maria'nın mektupları kesilir.Poco después es invitado a dejar la Obra de Maria.
Ondan bir mektup bekliyordum.Aspettavo una lettera da lui.
İşte Tom'un bana gönderdiği mektup.Ecco la lettera che mi ha mandato Tom.
Odaya girdiğimde Tom bir mektup okuyordu.Quando entrai nella stanza, Tom stava leggendo una lettera.
Tom hiç mektup alıp almadığını görmek için posta kutusunu kontrol etti.Tom controllò la cassetta della posta per vedere se aveva ricevuto qualche lettera.
Mektup, kraliçe'nin kendi eliyle yazılmış.La lettera era scritta di suo pugno dalla regina.
Öldüğü sırada hâlâ Vincent'ın mektuplarını İngilizce'ye çevirmekle meşguldü.Quando morì, nel 1925, era ancora occupata a tradurre le lettere di Vincent in inglese.
Bu mektup daha sonra UEFA, FIFA ve IOC başkanlarına gönderildi.La lettera è stata successivamente inviata ai dirigenti di UEFA, FIFA e IOC.
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.Ha scritto lettere quasi ogni giorno a singoli e giornali.
Van Gogh-Bonger mektupları 1914'te üç cilt hâlinde yayımladı.La cognata Van Gogh-Bonger pubblicò le lettere in tre volumi nel 1914.
Allende'nin cevabı ise aylar sonra geldi, fakat bu sefer gelen mektupta Carl M. Allen imzası vardı.La risposta arrivò vari mesi dopo, questa volta a firma di un certo "Carl M. Allen".
Albrect'e ise tehdit mektupları yollandı.Furono inviate anche delle lettere di minaccia ad Albrecht.
Papa Date Masamune'ye bir mektup yazmıştır, mektubun bir kopyası hâlâ Vatikan'da görülebilmektedir.Il papa scrisse poi una lettera per Date Masamune, della quale una copia è a tutt'oggi conservata in Vaticano.
Ganji açlık grevindeyken dünyanın özgür insanlarına iki mektup yazdı.Mentre era in sciopero della fame, Ganji ha scritto due lettere alle persone libere di tutto il mondo.
Griswold'un kanıt olarak sunduğu mektupların sonradan sahte olduğu ortaya çıkarılmıştır.Le lettere che Griswold presentò come prove della rappresentazione di Poe si rivelarono in seguito false.
Önemli tavsiye mektuplarıyla birlikte 5 Haziran 1799’da A Coruña’dan Pizarro gemisiyle denize açılırlar.Il 5 giugno 1799 salparono da La Coruña a bordo della nave "Pizarro".
Mauve'un Vincent'a karşı soğuk davranmaya başladığı ve mektuplarına cevap yazmadığı görülür.Mauve apparve subito diventare molto freddo nei confronti di Vincent e non rispose a diverse sue lettere.
Macbeth, karısına yolladığı bir mektupta, Cadıların kehanetlerinden bahseder.Macbeth scrive alla moglie riguardo alle profezie delle tre streghe.
Jessup bu mektuptan sonra yazışmamaya karar verdi.Jessup avrebbe deciso allora d'interrompere la corrispondenza.
(Mektupları postaladım tabii!)("Le abbiamo fottutamente spese tutte, non è vero?").
Bu mektuplardan birinde “hapiru”dan söz edilmektedir.Se non lo fanno, viene assegnata una delle lettere di "HORSE".
1846'da Lord Lincoln, Robert Peel'e yazdığı bir mektupta "D'israeli" diye yazmış.Lord Lincoln, scrivendo a Sir Robert Peel nel 1846, si riferisce a lui come "D'Israeli."
2003 yılında, Papa II. John Paul Sendler'e savaş çabalarını öven kişisel bir mektup gönderdi.Nel 2003, papa Giovanni Paolo II le inviò una lettera personale lodandola per i suoi sforzi durante la guerra.
Bir gün Türkiye'den annesinden bir mektup gelir.Un giorno riceve una lettera proveniente dall'India.
Dupin karakteri Poe'nun daha sonraki Marie Rogêt'nin Sırrı ve Çalınan Mektup öykülerinde de yer alır.Compare anche nei racconti Il mistero di Marie Roget e La lettera rubata.
Jenny’den kendisini ziyaret etmesini isteyen ve hayatını bankta anlatmasına neden olan bir mektup alır.Qui riceve una lettera di Jenny, che lo invita ad andarla a trovare.
Life of Van Gogh. ^ Van Gogh'dan Theo'ya mektup.Vincent van Gogh, Lettere a Theo.
Fakat aniden gelen bir mektup hayatlarını altüst etmektedir.Da qui in poi una serie di eventi inspiegabili sconvolge la sua vita.
Annesiyle beraber Hollywood'a taşındı, böylece okulunu mektupla bitirdi.Si trasferisce con la madre a Hollywood, dove completa gli studi liceali per corrispondenza.
Bu mektup "Balfour Deklarasyonu, 1917" olarak bilinir.In più, la risoluzione di Sanremo adottò la Dichiarazione Balfour del 1917.
Onun yaptığı iyiliğe verebildiği tek karşılıksa, her ay yanıt beklemeden yazdığı mektuplardır.Durante la detenzione il suo pensiero va sempre a lei, cui scrive ogni settimana, senza avere risposta.
Bunlara ilaveten Kafka'nın Bauer'in arkadaşı Grete Bloch'a yazdığı mektupların yaklaşık yarısını da aldı.Include anche alcune lettere di Kafka a Grete Bloch.
Yazılan mektupların alıcısı.Fu scrittore delle lettere apostoliche.
Oradan Marie Antoinette ile mektuplaşmaya devam etti.Inizia con Maria Antonietta una corrispondenza segreta.
Böylece gazete alabiliyor ve çok sıkı kontrol edilen mektuplar yazabiliyordu.In questo modo si potevano fare giornali di buona qualità e con notizie già verificate.
Maryannu sözcüğü Amarna Mektupları'nda geçmektedir.Racconta a Nadia la sua versione dei fatti.
Ancak, mektup Romeo'ya zamanında ulaşmaz.Il messaggio non raggiunge l'imperatore in tempo.
Yalnızca Ağustos ayının bir gününde yaklaşık 500 mektup gönderilmişti.Ad agosto erano già stati spediti oltre 5 000 computer.
Bunu Violetta'ya bir mektup bırakarak açıklar.Lascerà una lettera di spiegazioni a Reid.
Ancak bu mektuplara hiç cevap alamadılar.A quella lettera non è mai stata data una risposta.
Van Gogh'un tüm eserleri ve mektupları.Testi e musiche di Vangelis.
Gazete tekzip yerine bir mektup yayınladı.Il giornale pubblicò un articolo.
1996. Sana Mektuplar.Le lettere, 1996.
Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında diye yazdı.Dostoevskij, nelle lettere al fratello Michael, lo definì un romanzo, una storia.
Buna rağmen özellikle yaşlı insanlar Örneğin mektuplardaki adreslerde hala eski isimleri kullanırlar.Restano però tuttora scritti nei cartelli delle vie i nomi delle antiche località.
Yaklaşık 10 tane mektup yazmıştır.Contiene 30 lettere:
Ancak bu cevabî mektup niteliğindedir.Ad un simbolo corrisponde una lettera.
1; Atticus'a Mektuplar, iv.II, pp. 97. ^ Cicerone, Epistulae ad Atticum, IV.
1980 yılında ilk çocuk romanı Mektup Arkadaşları yayınlandı.Nel 2014 pubblica il suo primo romanzo, Noi due.
Mektuplarından, Bîrûnî'nin Aristo'yu bildiği anlaşılır.Questi fa capire di conoscere Boris.
Howard sonunda Sevgi, Zaman ve Ölüm gibi soyut kavramlara mektup yazmaya başlar.Sally intercetta delle lettere che Howard ha diretto ai concetti astratti di "Amore", "Tempo" e "Morte".