Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.فلا يوجد آلية معروفة حتي الآن توضح كيفية نقل البلازما الباردة إلي الخارج.
Nihai hedef, "Akdeniz Ortak Ülkelerini dereceli olarak Avrupa Sivil Koruma Mekanizması'na yaklaştırmaktır".وأما الهدف النهائي فيتمثل في "الاقتراب تدريجياً بالبلدان المتوسطية الشريكة من آلية الحماية المدنية الأوروبية.
Bu matris ayrıca şu anki üç kuark ailesinin ikisini içeren GIM mekanizmasının bir uzantısıdır.هذه المصفوفة هي امتدادا لآلية GIM، التي تضم اثنين فقط من العائلات الثلاث الحالية من الكواركات.
Pekiştirmeli öğrenme akıllı bir keşif mekanizmasına ihtiyaç duyar.التعليم المعزز يتطلب ذكي استكشاف الآليات.
Bu buluş, GIM mekanizmasının standart modelin bir parçası olmasını sağlamıştır.هذا الاكتشاف سمح لآلية جيم لتصبح جزءا من النموذج القياسي.
Bu mekanizmaları değerlendirmek için kullanılan bir kaynak da Savunma Biçimleri Testi'dir (DSQ-40).إحدى المصادر المستخدمة لتقييم الدفاعات النفسية هو "استفتاء الاسلوب الدفاعي النفسي (DSQ-40).
Bu mekanizma sayesinde sigarayı bırakmak isteyen kişilere yardımcı olabilir.يمكن أن يساعد الموز الأشخاص الذين يحاولون الإقلاع عن التدخين.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.ما تزال الآلية الدقيقة لحدوث آلام الصداع خلال الصداع النصفي غير معروفة.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.أما القاضية فأعربت عن أن ذلك يرتبط بما أسمته "ألية الدعاية الحكومية".
Bu olgu Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılır.(وقت الانهيار يُعرف باسم آلية كلفن–هيلمهولتز.)
Bu mekanizma da tam olarak anlaşılamamıştır.لكن آلية حدوث ذلك غير مفهومة.
Bu araç tam otomatik dolum mekanizmasıyla donatılmıştır.ويتم تحريك هذه القطع آليا على الآلة.
Mekanizma kolu geriye çekilir.سيتم دعم أجهزة ARM.
Bu mekanizmalar birlikte veya tek başına seyredebilir.هذه الألقاب يمكن أن تستخدم وحدها أو مقترنة بالأسماء.
Hastalık ve hastalığın mekanizması ilk kez 1941'de the Blitz of London'da açıklandı.A doença e seus mecanismos foram elucidados pela primeira vez na Blitzkrieg de Londres em 1941.
Ancak, tek bir substratı olan bazı enzimler bu mekanizma kategorisi içine girmezler.Porém, algumas enzimas que apenas têm um substrato não se agrupam nesta categoria de mecanismos.
Bu mekanizmaya federal halk inisiyatifi denildi.Este mecanismo é chamado de iniciativa popular federal .
Bununla birlikte, çok dokunmalı parmak girişi hala iPad Pro için birincil giriş mekanizmasıdır.Contudo, as entradas por toques de dedo continua a ser o principal mecanismo de interacção com o iPad Pro.
1920'ler boyunva ezim reaksiyonlarının mekanizması üzerine çalıştı.Durante a década de 1920 pesquisou os mecanismos das reações das enzimas.
Bu özelliği nedeniyle epigenetik koda aittir ve en iyi karakterize edilmiş epigenetik mekanizmadır.Como tal, é interpretada pelo código epigenético e é também o mecanismo epigenético mais bem caracterizado.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Não se conhece ainda o mecanismo que possa explicar o transporte de plasma frio em direção oposta ao planeta.
Amin ve alkoller nükleofildir; mekanizma nükleofilik katılma-ayrılmadır.As aminas e álcoois são nucleófilos; o mecanismo é adição-eliminação nucleofílica.
İşlemcinin diğer mekanizmaları yazmaçlar ve hafıza arasında verileri taşır.Outros mecanismos movem os dados entre esses registradores e a memória.
Çoğu canlıda inhibitörler geri besleme mekanizmasının parçası olarak etkirler.Em muitos organismos, os inibidores podem agir como parte do mecanismo de retroalimentação.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Os mecanismos usados pelos patógenos para evadir o sistema imune adquirido são ainda mais complexos.
Bu grubunun temel etki mekanizması dopaminerjik D2 reseptör blokajıdır..O receptor mais importante dessas vias é o receptor dopaminérgico D2.
Bu bir geri besleme mekanizmasıdır.Na verdade, esse é um mecanismo de sobrevivência.
Bu olgu Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılır.Este calor adicional é gerado através do mecanismo de Kelvin-Helmholtz, por contração.
Kalan tüm işlemler garbage collection mekanizması tarafından yapılmaktadır.Todo o fardamento é confeccionado pela Alfaiataria Ribatejo.
Bu, iPodda iPod click wheel mekanizmasına benzer.Suporte a dispositivos de áudio como o iPod.
Dosya izin mekanizmaları, sandbox'a yardımcı olmaktadır.Processos migrados rodam em sandbox.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.A centenária máquina continua funcionando.
Hastalığın oluşum mekanizması kliniğinin de açıklanmasına yol açar.O tratamento depende da causa que provoca este sinal clínico.
Yüksek Mahkeme, temyiz kararlarında son karar verici mekanizmadır.Neste caso, a decisão tomada por este oficial é a decisão final.
Birey savunma mekanizmaları ile tehdit altındaki benliğini korumaya çalışır.Possuem o comportamento de bater os dentes como mecanismo de defesa quando se sentem ameaçados.
Mekanizma, hoş olmayan kokuları yok eder.Conta-se que o cadáver não exalava mau cheiro.
Bu kaygı ne kadar güçlü olursa kişinin geliştireceği savunma mekanizması da o kadar güçlü olur.Quanto mais angustiados estivermos, mais fortes os mecanismos de defesa ficam ativados.
Bu mekanizma diğer parçaların girebileceği ve hareket edebileceği temeli oluşturur.Forma um centro do qual outras raízes podem brotar.
Proloterapi için kullanılan ajanların kesin etki mekanizması henüz bilinmemektedir.O mecanismo de ação da orfenadrina ainda não está bem elucidado.
Kan damarlarının hasara uğraması pıhtılaşma mekanizmasını harekete geçirir.É significativo o desenvolvimento de máquinas de recuperação intraoperatória de sangue.
Savunma mekanizmaları kesin çözüm üretmezler.Os sistemas de transporte não apresentam uma definição exata.
Bunlara ek olarak, antioksidanlar bu savunma mekanizmalarında önemli rol oynar.Verder spelen ook antioxidanten een sleutelrol bij deze beschermingsmechanismen.
Bu enfeksiyon mekanizmasını ilk olarak Ignaz Semmelweis tanımlamıştır.Het verloop van de ziekte werd door Ignaz Semmelweis stap voor stap beschreven.
Bu bir geri besleme mekanizmasıdır.Dit is een vorm van hergebruik.
Bu işlemin tersini yapacak bazı mekanizmalar (sabit adres eşleme dahil) hala vardır.Er zijn nog een aantal (goede) bouwers over van dit instrument.
Köpeklerin görme mekanizmaları koku alma mekanizmaları kadar gelişmemiştir.De wandbeenderen lijken bij het holotype niet vergroeid te zijn.
Bu araç tam otomatik dolum mekanizmasıyla donatılmıştır.Deze motor werd altijd gekoppeld aan een automaat.
Yenilenen saat mekanizmasıyla her saat başı o saat sayısı kadar çan ile çalar.Het uurwerk liet de speeltrommel met de klokken immers het hele etmaal acht keer per uur klinken in die tijd.
Bir diğer tespit mekanizması da polarimetridir.Ook individuele fotonen hebben een polarisatierichting.
Bu olgu Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılır.Deze warmte wordt opgewekt door het Kelvin-Helmholtzmechanisme.
Bu özel enzimler, bakteri ve arkelerde bulunurlar ve virüslere karşı bir savunma mekanizmasına aittirler.Dit is voor insecten een schadelijke stof en daardoor een afweermechanisme tegen vraat.
Pkinit (RFC4556) gibi diğer parola mekanizmaları parola yerine açık anahtar kullanımına izin verir.Inne mechanizmy logowania, jak np. pkinit (RFC 4556 ↓) pozwalają na użycie kluczy publicznych zamiast hasła.
Bu grubunun temel etki mekanizması dopaminerjik D2 reseptör blokajıdır..Ich główny mechanizm działania to blokowanie receptora D2.
Üçüncü türleşme mekanizması, parapatrik türleşme şeklidir.Trzeci mechanizm to specjacja parapatryczna.
İşlemcinin diğer mekanizmaları yazmaçlar ve hafıza arasında verileri taşır.Inne układy przesyłają dane pomiędzy tymi rejestrami a pamięcią.
Bunlara ek olarak, antioksidanlar bu savunma mekanizmalarında önemli rol oynar.Przyjmują również, iż objawy lękowe pełnią istotną rolę we funkcjonowaniu mechanizmów obronnych.
Sözlü iletişimdeki baskı mekanizmaları beş otorite tekniğini dışarıda bırakır.Grafit naniesiony jest na folię PET techniką drukarską.
Glükagonun eylem mekanizması içinde β-alıcılar yer almaz.Mechanizm działania glukagonu nie obejmuje receptorów β.
Bu mekanizma genellikle karşımıza sunucu olarak çıkmaktadır.Zazwyczaj właśnie takie rzeczy wychodzą z moich ust.
Mekanizması ve çalım tekniği obua ile aynıdır.Napęd i nadbudówka pozostały analogiczne do „Baku”.